Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu tarafından düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi 22 Mayıs'ta yapılacak. Açılışını Başkan Erdoğan'ın yapması beklenen zirveye ilişkin Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Enerji Bakanlığı döneminde Berat Albayrak'ın çizdiği yol haritasının eşsiz fırsatlar sunduğunu belirten Müderrisoğlu Türkiye'nin "kalpgâh" konumuna vurgu yaptı.
Hürmüz krizi başta olmak üzere küresel enerji dengelerini etkileyen bölgesel gerilimlerin arttığı kritik bir dönemde, dünyanın doğal kaynak gündemi İstanbul'da şekillenecek. İkinci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026) 22 Mayıs'ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Turkuvaz Medya Grubu tarafından düzenlenen zirvede ana gündem enerji güvenliği olacak.
Zirve öncesi dikkat çeken bir yazı kaleme alan Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu Türkiye'nin enerjinin 'kalpgahı' haline geldiğini vurguladı. İşte Okan Müderrisoğlu'nun yazısı...
"19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Gençlerin gelecek umudu hep canlı kalsın…
Bu büyük buluşma vesilesi ile küresel sistemin enerji tedarikinde yüzleştiği ağır problemleri ve Türkiye'nin "kalpgâh" konumu ile garanti ettiği arz güvenliğini masaya yatırmakta fayda var.
"Enerji sisteminin kalpgâhı" ifadesi ile "Enerji akışının odağındaki" ülkeden söz ediyoruz. Kalpgâh benzetmesi, ülkeler bazında ele alındığında neden özel anlam kazanıyor, kısaca anlatmaya çalışalım. Örneğin,
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'ın asimetrik İHA ve füze saldırılarına karşı hassas petrol, doğal gaz ve enerji tesislerinin etrafını devasa "zırhlı kafeslerle" kaplamaya çalışıyor. Aynı BAE, Hindistan'da 30 milyon varillik stratejik petrol depolama tesisi kurmak üzere anlaşma imzalıyor. Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltmak amacıyla yeni bir "Batı- Doğu Petrol Boru Hattı" projesini hızlandırma kararı alıyor.
Çin, cin gibi hareket ediyor. Hayalet tanker filolarını farklı limanlara yönlendirip, bu ülkelerden alım yapıyor. Türkmen gazını, Rus petrolünü boru hatları ile alabiliyor. Stratejik rezervlerini üst seviyede tutarak iç piyasasına ve iş birliği yaptığı ülkelere teminat verebiliyor.
Yani… Her ülke başının çaresine bakıyor.
Bu kaotik ortamda Türkiye, oldukça özgün bir yerde duruyor. Haritada görüleceği üzere güvenli enerji hatlarının kesişim noktasındaki ülkemiz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın"Enerjinin Yüzyılı Vizyonu" ile yepyeni adımlar atmaya hazırlanıyor.
Enerji Bakanlığı döneminde Berat Albayrak'ın çerçevesini çizdiği, bugün Bakan Bayraktar'ın sahiplendiği yol haritası, Türkiye'ye eşsiz fırsatlar sunuyor. Şöyle ki…
1- Yıllardır konuşulan Türkmen doğal gazının Hazar üzerinden Türkiye'ye, Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşmasını sağlayacak bir boru hattının yapımı artık hayati öncelik haline geldi. Bu hat, Türkiye için yedek bir kaynak oluştururken Avrupa'nın enerji arz güvenliğine de katkı sunacak.
2- Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattının Basra'ya kadar uzatılması da kaçınılmaz gereklilik. Bu proje sadece Türkiye ve Irak için değil, küresel piyasalar açısından da stratejik önemde. Eğer bu hat tamamlanmış olsaydı, şu an Hürmüz'den geçemeyen Irak petrolünün günlük yaklaşık 1.5 milyon varili Türkiye üzerinden küresel piyasalara arz edilebilecekti
3- Katar'dan, Türkiye'ye bağlanacak bir doğal gaz boru hattı ise Avrupa'dan Asya'ya kadar geniş coğrafya için kalıcı güvence vadediyor.
Ve nihayet…
Türkiye'nin önerileri sadece petrol ve doğal gaz hatları ile de sınırlı değil. Türkiye, kıtaları aşan elektrik hatlarının hayata geçirilmesi konusunda örnek bir ülke.