Türkiye'de altın mevduatları 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 21,5 artarak 733 milyar TL yükseldi ve toplam bankacılık mevduatları içinde yüzde 15,6 paya ulaştı. İl bazında en yüksek altın birikimi İstanbul, Ankara ve İzmir'de toplanırken, oran bazında Rize, Malatya ve Çankırı öne çıktı. İşte detaylar…
2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye'de altın hesapları dikkat çekici bir yükseliş kaydetti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre altın mevduatları yüzde 21,5 artarak net 733 milyar TL büyüme gösterdi. Böylece altın hesaplarının toplam yurt içi mevduatlar içindeki payı Mart itibarıyla yüzde 15,6 seviyesine çıktı.
Aynı dönemde toplam yurt içi mevduat 26,4 trilyon TL'ye ulaşırken, bunun önemli bir bölümünü Türk lirası ve döviz hesapları oluşturdu. Ancak büyüme hızında altın hesapları açık ara öne çıktı.
ALTIN MEVDUATINDA EN BÜYÜK PAY İSTANBUL'DA
İl bazında bakıldığında altın birikimlerinin en yoğun olduğu şehirler ekonomik büyüklükle paralel şekilde sıralandı.
İstanbul, 1,3 trilyon TL'yi aşan altın mevduatıyla toplam altın hesaplarının yaklaşık yüzde 35,5'ini tek başına oluşturdu. Ankara 475 milyar TL, İzmir ise 245 milyar TL ile İstanbul'u takip etti.
Bu üç büyük şehir, Türkiye'deki toplam altın mevduatının yarısından fazlasını, yani yüzde 52,9'unu elinde bulunduruyor. Antalya, Bursa ve Kocaeli gibi iller de yüksek altın birikimleriyle öne çıkıyor.
ALTIN BİRİKİMİNİN YOĞUN OLDUĞU İLK 10 İL
Altın mevduatı büyüklüğünde öne çıkan diğer şehirler arasında Konya, Adana, Mersin ve Muğla yer alıyor. İlk 10 il birlikte toplam altın mevduatının yaklaşık yüzde 68,6'sını oluşturuyor.
Bu tablo, altın birikimlerinin büyük ölçüde belirli ekonomik merkezlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
ALTININ MEVDUATTAKİ PAYI EN YÜKSEK İL: RİZE
Altın mevduatının toplam bankacılık hacmi içindeki oranına bakıldığında ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Rize, yüzde 42,2 ile Türkiye'de altının mevduat içindeki payının en yüksek olduğu il oldu. Bu ildeki altın hesaplarının toplam mevduata oranı dikkat çekici seviyelere ulaştı.
Rize'yi Malatya ve Çankırı izledi. Bu illerde de altın, toplam mevduatın üçte birinden fazlasını oluşturdu.
ALTININ AĞIRLIĞI DOĞU VE İÇ ANADOLU'DA DAHA YÜKSEK
Kırıkkale, Elazığ, Kütahya, Bingöl, Artvin ve Bayburt gibi iller de mevduatlarında yüksek altın oranına sahip şehirler arasında yer aldı. Bu illerde altın, tasarrufların önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Buna karşılık İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde altının mevduat içindeki payı daha düşük seviyelerde kaldı. İstanbul'da bu oran yüzde 12 civarında ölçülürken, Ankara'da da benzer bir tablo görüldü.
BÜYÜK ŞEHİRLERDE ALTIN PAYI NEDEN DAHA DÜŞÜK?
Ekonomik merkezlerde mevduatın çeşitliliği ve kurumsal hesapların ağırlığı, altının toplam içindeki payını düşürüyor. Özellikle kamu ve ticari mevduatların yoğunluğu, İstanbul ve Ankara gibi şehirlerde altın oranını sınırlayan başlıca etkenler arasında yer alıyor.
ALTIN MEVDUATINDA GÜÇLÜ REEL BÜYÜME
Enflasyondan arındırıldığında altın hesaplarının reel olarak yüzde 10'un üzerinde büyüdüğü görülüyor. Son bir yıllık dönemde ise altın mevduatları yüzde 130'un üzerinde nominal artış gösterdi.
Bu süreçte Türk lirası mevduat ve döviz hesaplarında reel daralma yaşanırken, altın hesapları güçlü bir birikim aracı olmaya devam etti.
ALTININ MEVDUATTAKİ PAYI HIZLA YÜKSELİYOR
Bir yıl önce toplam mevduat içinde yüzde 9 seviyesinde olan altın hesaplarının payı, 2025 sonunda yüzde 13,3'e, Mart 2026 itibarıyla ise yüzde 15,6'ya yükseldi.
Bu artış, Türkiye'de tasarruf tercihlerinde altının giderek daha önemli bir güvenli liman haline geldiğini gösteriyor.
Altın fiyatları, Hürmüz Boğazı'na yönelik planlar ve ABD ile İran arasındaki olası uzlaşma sürecinin etkisiyle dalgalı ancak yatay bir görünüm sergiliyor. Üst üste ikinci haftayı düşüşle kapatan değerli metal, yatırımcıların jeopolitik gelişmelere odaklanmasıyla yön arayışını sürdürüyor.
Ons altın 4.620 dolar seviyesine yakın işlem görürken, ABD Başkanı Donald Trump'ın bazı gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişine yönelik planı ve Tahran ile yürütülen görüşmelere dair olumlu mesajları piyasalar tarafından yakından izleniyor. Bu açıklamalar, daha önce yapılan ve barış teklifine temkinli yaklaşıldığını gösteren değerlendirmelerin ardından geldi.
Bölgede süren gerilim ve askeri hareketlilik enerji fiyatlarını yüksek tutarken, bu durum enflasyon beklentilerini ve faiz görünümünü de etkiliyor. Artan enerji maliyetleri, merkez bankalarının faiz indirimine gitme ihtimalini zayıflatırken, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturuyor. Şubat ayı sonundan bu yana yaşanan gelişmelerin etkisiyle altın yaklaşık yüzde 12 değer kaybetti.
Öte yandan piyasalar, ABD Hazine Bakanlığı'nın borçlanma planları, ABD Merkez Bankası yetkililerinin açıklamaları ve istihdam verilerinin yer aldığı yoğun veri gündemine odaklanmış durumda. Bu veriler, faiz oranlarının geleceği ve ABD bütçe dengesi açısından önemli sinyaller verecek.
Kısa vadeli düşüşlere rağmen, merkez bankaları ve kurumsal yatırımcıların alımları altının uzun vadeli görünümünü destekliyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları yılın ilk çeyreğinde son bir yılın en hızlı altın alımını gerçekleştirdi. Ayrıca Tether Holdings'in de alımlarını sürdürmesi, piyasadaki talep dinamiklerini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Güncel verilere göre altın yüzde 0,2 düşüşle ons başına 4.606 dolar seviyelerinde işlem görürken, gümüş, platin ve paladyum fiyatlarında ise artış gözleniyor. Dolar endeksindeki sınırlı gerileme de fiyatlamalar üzerinde etkili oluyor.
Genel tabloda, jeopolitik riskler ve makroekonomik veriler kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı kurarken, merkez bankalarının güçlü talebi altının uzun vadeli yükseliş potansiyelini korumasına katkı sağlıyor.
GÜNCEL ALTIN FİYATLARI
Peki, altın fiyatları 4 Mayıs Pazartesi gününe nasıl başladı? Gram, çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altını ne kadar oldu? ONS altın kaç dolardan işlem görüyor? İşte 4 Mayıs güncel altın fiyatları…