1999 yılında stüdyoda beyin kanaması geçiren Ebru Gündeş, aradan geçen 27 yılın ardından yıllardır seslendirmediği "Dön Ne Olur" şarkısını yeniden söyledi. İstanbul'da verdiği konserde sevilen parçayı seslendiren ünlü sanatçı, bu sürpriziyle hayranlarına duygu dolu anlar yaşattı.
Türkiye'nin en güçlü seslerinden olan ünlü şarkıcı Ebru Gündeş, başarılı kariyeri ve özel yaşamıyla magazin gündemindeki yerini koruyor.
Yoğun konser programıyla hayranlarıyla buluşmayı sürdüren ünlü sanatçı, İstanbul'da sahne aldığı gecede dinleyicilerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı.
Gündeş, tam 27 yıl aradan sonra ilk kez "Dön Ne Olur" şarkısını seslendirerek konserine damga vurdu. Bu özel an, salondaki müzikseverlere duygu dolu anlar yaşattı.
"10 YAŞ GENÇLEŞMİŞ MİYİM?"
Gündeş, seyircilere "Yarım yüz gerdirme ameliyatı yaptırdım. Nasıl, 10 yaş gençleşmiş miyim?" diye sormuştu.
İltifat, kendisini en önden izleyen Demet Akbağ ve Yılmaz Erdoğan'dan gelmişti: "20 yaş genç duruyorsun."demişti.
ESTETİKLERİNE 10 MİLYON TL HARCAMIŞ!
Son dönemde yüzüne yaptırdığı estetik dokunuşlarla gündemden düşmeyen Ebru Gündeş, bu kez operasyonun maliyetiyle dudak uçuklattı. Gel Konuşalım programında ortaya atılan iddiaya göre; ünlü sanatçının gençleşmek uğruna yaptırdığı yüz gerdirme işlemi için tam 200 bin dolar (yaklaşık 10 milyon TL) harcadığı ileri sürüldü.
BAKIN DİĞER USTA SANATÇILARIN İLK MESLEĞİ NEYMİŞ...
1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses'in hayatı, doğduğu anda bile kolay olmamıştır.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma öğrenememesine rağmen hayata tutunmak için çalışmak zorunda kalan Tatlıses, daha çocuk yaşlarda çeşitli işlerde çalışmaya başlamıştır.
Su satıcılığı yapmış, çığırtkanlık yaparak sinemalarda "Haydi buz gibi su!" diye bağırarak insanlara su satmaya çalışmıştır. Bu dönemde karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar onun hayatına yön vermiştir.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.
Adana'da doğup büyüyen Tayfur, çocukluk yıllarından itibaren ailesine destek olmak adına birçok işte çalışmıştı.
EĞİTİM-ÖĞRETİM HAYATINA ARA VERMEK ZORUNDA KALDI
Maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitim-öğretim hayatına ara vermek zorunda kalan sanatçı, geçimini sağlamak için küçük yaşından itibaren ter dökmeye başlamıştı.
Hayatın ona sunduğu bu zorlayıcı yollardan asla pes etmeden ilerleyen Tayfur, farklı işlerde çalışarak deneyimlerine deneyim eklemişti.