Beşiktaş, Süper Lig'in 29. haftasında Antalyaspor'u 4-2'lik skorla mağlup etti. Siyah-beyazlıların galibiyetini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Fatih Doğan ve Mustafa Çulcu mercek altına aldı.
Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş, Süper Lig'in 29. haftasında Antalyaspor karşısında 4-2'lik skorla kazandı. Siyah-beyazlıların zaferini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Mustafa Çulcu ve Fatih Doğan yorumladı.
Beşiktaş'ın golcüsü Hyeon-gyu Oh'a yapılan Victor Osimhen benzetmesi dikkat çekti. İşte Beşiktaş – Antalyaspor maçına dair yapılan değerlendirmeler…
FATİH DOĞAN: BEŞİKTAŞ 'OH' ÇEKTİ
F.Bahçe mağlubiyeti, hakem sendromunun depreşmesi ve bu sezon Sergen Yalçın liderliğinde derbi kazanamayan bir takım durumuna düşmenin bindirildiği yük, Beşiktaş'ı can sıkıcı bir durumun içine sokmak üzereydi.
Antalya galibiyeti, başta taraftar olmak üzere takıma ve camiaya derin bir 'OH' çektirdi. Maçın yıldızının Hyeon-gyu Oh olması, geceyi daha da anlamlı hale getirdi. Beşiktaş'un haftayı kayıpla kapatan ensesindeki Göztepe'den uzaklaşması, bu fotoğrafı tamamladı.
Taraftar derbi yenilgisine rağmen istekliydi, takım daha dinamik ve derbiyi unutturmak istercesine gayretliydi. Sadece Orkun ve Oh değil, diğer oyuncular da öz güvenli ve gayretliydi. Golü atıp hamile eşini selamlayan Jota Silva, "Beni görün" dercesine iyi oynadı, Oyunda daha fazla kalmayı hak etmişti. Bir de Emirhan'ın, Beşiktaş 2-0 öndeyken yaptığı hata... Öz güven iyidir ama fazlası başına iş açabilir. Emirhan'ı severim. Beşiktaş'taki en iyi sol stoper. Bana göre A Milli Takım'da da olmalı. Ancak rakip kendi alanına kapanmışken stoperin çalım atmaya çalışıp kontra yedirmesi ve gole sebep olması anlaşılır bir hareket değil. Basit ve güvenli oymama çizgisinden çıkmamalı ki önü açık olsun.
Beşiktaş geceyi mutlu kapattı. Ancak bir konu var; dikkat çekmeden geçemeyeceğim. 100. yılın şampiyon hocası Lucescu daha güzel uğurlanmalıydı, Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban ve bir yönetici Romanya'ya gitti. Başkan Adalı hastalanmasa o da gidecekti kabul. Ancak Lucescu'nun, Beşiktaş özelinde çok daha iyi bir anmayı hak ettiğini düşünüyorum.
MURAT ÖZBOSTAN: HYEON GYU OH, OSIMHEN'İN YOLUNDA
Bir maç düşünün; temposu yüksek, hücum zenginliği bol, izleyeni koltuğuna çivileyen bir akış… Beşiktaş'ın son dönemde oynadığı futbol tam olarak bunu vadediyor. Siyah-beyazlılar sahaya çıktığında yalnızca bir skor mücadelesi değil, aynı zamanda futbolun estetik tarafı da izleyiciye sunuluyor.
Özellikle 2026 yılı itibarıyla Beşiktaş'ın hücum performansı dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Ligin en çok şut çeken ve en fazla isabet bulan takımı olarak öne çıkmaları tesadüf değil. Hücumda özgürlük, hızlı paslaşmalar, bire birde cesaret ve sürekli gol arayışı… Bu anlayış, onları yalnızca etkili değil aynı zamanda izlenmesi en keyifli takımlardan biri haline getiriyor.
Beşiktaş, kısa sürede bulduğu gollerle oyunun kontrolünü ele geçirdi. Ancak bu rahatlığın zaman zaman rehavete dönüştüğünü de gördük. Yine de takımın en önemli artılarından biri, gerektiğinde vites yükseltebilmesi. Tempoyu artırdıkları anlarda rakip savunmaların çözülmesi kaçınılmaz oluyor. Orkun'un saha içindeki liderliği ve oyun aklı bir kez daha fark yarattı. Takımın hücum organizasyonlarını yönlendiren, ritmi belirleyen bir rol üstleniyor..
Oh'un performansı da ayrı bir parantezi hak ediyor. Bitmek bilmeyen enerjisi, pres gücü ve gol isteğiyle dikkat çeken oyuncu, adeta kale önünde aç bir forvet profili çiziyor. Attığı gollerden sonra yüzüne yansıyan o hırs, Beşiktaş'ın aradığı karakterin sahadaki karşılığı gibi. Bana Osimhen'i anımsatıyor!
Elbette her şey tozpembe değil. Savunmada verilen açıklar, sezon başından beri devam eden bir problem olarak yine kendini gösterdi. Rakibe tanınan fırsatlar, bu seviyede affedilmesi zor hatalar arasında. Hücumdaki üretkenlik ne kadar üst düzeyse, savunmadaki kırılganlık da o kadar belirgin. Eğer hakem kararlarındaki bombalar olmasa Beşiktaş bambaşka yerde olurdu! Kritik maçlarda aleyhine kartlar, tartışmalı düdükler ve VAR müdahaleleri, Beşiktaş'ın yarış içindeki konumunu doğrudan etkiledi! Bu noktada yönetimin de serzenişleri anlaşılabilir. Ancak madalyonun diğer yüzünde, takımın kendi istikrarını koruma zorunluluğu da var. İkisi bir arada olsaydı Beşiktaş zirvede otururdu zaten!
MUSTAFA ÇULCU: KAYATEPE OYUNU HİSSEDİP YÖNETTİ
Beşiktaş çok iştahlı, coşkulu ön alan baskısı ile başladığı oyunda biz çayımızdan bir yudum alana kadar durumu 2-0 yaptı. Antalyaspor'un sağ tarafını Beşiktaş çok etkili kullandı. Yüksek seviye bir takım olmayan Antalyaspor'un gollerine baktığımızda Beşiktaş'ın savunmasında da özellikle yan toplarda sıkıntıları var. Antalyaspor bu yan toplarla gelmeye çalıştı. Antalyaspor gücü oranında oyunu çirkinleştirmeden açık futbol oynadı. İkinci yarıya Ballet'in nefis vuruşu ile attığı golle başladı.
Beşiktaş içerideki maçları seyircisi ile bütünleşerek, Orkun'un liderliğinde, ritimli pas trafiği ve sürekli golü kovalayan bir başka tempoda oynuyor. Beşiktaş keyif veren futbolla galibiyeti hak etti.
Hakem Adnan Deniz Kayatepe yeni jenerasyonun en iyilerinden. Hızla gelişim gösteren gösterişsiz lakin güven veren bir hakemlik yaptı. Bazı basit temaslara faul çalmasa daha da iyi olacak. Oyunu hissederek, kontrolü elinde tutarak çok iyi performans sergiledi. Tebrikler Deniz Kayatepe, yolun açık olsun. Beşiktaş'ın attığı 2. gol öncesi Erdoğan-Oh mücadelesinde faul yok. Devamında ofsayt yok, gol temiz.