Süper Lig devi Beşiktaş'ın yeni teknik direktörü, son olarak İtalya'da Bologna'yı çalıştıran Vincenzo Italiano oldu.
İtalyan teknik adam, dün Başkan Serdal Adalı ve futbol direktörü Önder Özen ile birlikte İstanbul'a geldi. Burada kısa bir açıklama yapan 48 yaşındaki çalıştırıcı, "Çok mutluyum. Bir an önce başlamak için sabırsızlanıyorum. Haydi Beşiktaş." dedi.
SABAH Spor, tecrübeli teknik adam hakkında merak edilenleri, Nettuno Bologna Uno'dan Frank Loreti'ye sordu. İşte Loreti'nin açıklamaları…
Vincenzo Italiano'nun oyun felsefesinin temel prensipleri nelerdir ve bu prensipler Beşiktaş'a nasıl uyarlanabilir?
Italiano'nun temel prensipleri, topu mümkün olan en kısa sürede geri kazanmayı amaçlayan son derece agresif bir prese dayanır (nitekim son iki yılda onun çalıştırdığı Bologna, PPDA verilerinde sürekli olarak Avrupa'nın en üst sıralarında yer aldı) ve belirgin bir dikine oyun anlayışına sahip.
"AMAÇ RAKİBİ ADETA BOĞMAK"
Oyun kurulumunda kontrol sağlandıktan sonra önceliği, hücumdaki kanat oyuncularını izole ederek onları bire bir pozisyonlarda etkili kılmak; çünkü bu oyuncular onun oyun düzeninin merkezindeki ve en kritik taşları. Nihai amaç ise savunma çizgisini ve takımın genel yerleşimini çok önde tutarak rakibi adeta boğmak.
Bologna ve Fiorentina döneminde uyguladığı yüksek pres sistemi, Süper Lig'in temposunda aynı şekilde işe yarar mı?
Bu oyun tarzının Türkiye Ligi ile iyi örtüşebileceğini düşünüyorum. Birçok takımın geriden oyun kurarken yaşadığı teknik yetersizlikleri agresif presle hedef almayı ve rakip yarı sahada kazanılan topları doğrudan gol fırsatlarına dönüştürmeyi mümkün kılacak.
"SÜPER LİG OLDUKÇA KAOTİK"
Öte yandan, Süper Lig oldukça kaotik bir lig. Geçiş oyunlarının ve sürekli yön değiştiren hücumların bolca görüldüğü bir yapıya sahip. Bu nedenle Italiano'nun karşılaşacağı asıl zorluk, takımını hatlar arasında son derece kompakt tutarak savunma hattının arkasında geniş boşluklar verilmesini engellemek olacak.
"KANAT OYUNCULARI OYUNUN MERKEZİ"
Italiano'nun takımlarında en kritik rolü oynayan oyuncu profili nedir?
Hücumdaki kanat oyuncuları, şüphesiz onun hücum organizasyonunun merkezinde yer alıyor. Takımın hücum üretkenliği, büyük ölçüde onların yaratıcılığına ve rakiplerini bire birde geçebilme becerilerine bağlı. Italiano, kanat oyuncularını sık sık hızlı oyun yönü değişiklikleriyle topla buluşturarak onları izole etmeye çalışır; amaç, savunmacıyla bire bir kalmalarını sağlamak, iç koridora kat etmelerine imkan vermek ve şut pozisyonuna girmelerini kolaylaştırmak.
"İKİ STOPER KUSURSUZ OLMALI"
Savunma hattını önde kurduğunu biliyoruz. Peki geçiş oyunlarına nasıl önlem alır?
Bu, onun taktik anlayışının en hassas yönü… Milimetrik bir uyum gerektiriyor. Çünkü en ufak bir hata takımın kontra ataklara açık hale gelmesine yol açabiliyor. İki stoperin "geri kaçış" zamanlamasını kusursuz şekilde okuması gerekir. Kalecinin ileri çıkışlarda adeta ekstra bir süpürücü gibi davranması; savunma önündeki yıkıcı/dengeleyici orta sahanın ise savunma hattının önünde bir set görevi görmesi şart.
"DİKİNE OYNANAN BİR FUTBOL..."
Topa sahip olma mı yoksa dikine hızlı hücum mu onun oyununda daha baskın?
Saf topa sahip olma oyunundan ziyade belirgin şekilde daha dikine oynanan bir futbol. Paslaşma ve top çevirme, savunmaya çekilip alan kapatan takımların bloklarını bozmak için kullanılır; ancak bir boşluk ya da ileriye doğru bir pas kanalı açılır açılmaz, Italiano'nun takımları derinliği anında hedef alır ve doğrudan ileri oynamaya çalışır.
"BİREYSEL KALİTEYİ ÖN PLANA ÇIKARIR"
Transfer politikasında nasıl bir yol izliyor? Oyuncu ismi mi önemli sistemdeki rolü mü?
Bireysel oyuncu özelliklerine büyük önem verir, ancak bunu her zaman takımın kolektif dengesi çerçevesinde değerlendirir. Onun sistemi, özellikle kanatlar gibi sahanın belirli bölgelerinde saf yeteneği ve bireysel kaliteyi ön plana çıkarır; ancak sistemin sağlıklı işlemesi için oyunu birbirine bağlayan, görünmeyen işleri yapan ve takıma yapısal sağlamlık kazandıran oyunculara da mutlak ihtiyaç var. Kısacası, bireysel yetenekleri öne çıkaran bir oyun anlayışına sahip olsa da bu yeteneklerin takım organizasyonuna hizmet etmesi ve kolektif dengeyi bozmaması temel önceliği.
Vincenzo Italiano'nun Beşiktaş'ta başarılı olması için ne gerekiyor? Kendisi adına en büyük risk faktörü nedir?
Başarıya ulaşabilmesi için kilit pozisyonlarda (özellikle kanat oyuncuları ve hızlı savunmacılar) yüksek kaliteli profillere ihtiyaç duyar. İstanbul'daki olası zorluklara gelince asıl meydan okuma, çevresel baskıyı yönetmek olacak.
"TARAFTARLARIN RUH HALİ DEĞİŞKEN"
Bologna'da taraftarlar son derece tutkulu olsa da güçlü bir hoşgörü kültürü hakim. Tribünler genellikle takımı desteklemeye devam eder ve sert tepkiler nadiren görülür. Buna karşılık, İstanbul'da taraftarların ruh hali çok daha değişken ve sonuçlara anlık tepki vermeye yatkın.
"PROAKTİF BİR TEKNİK DİREKTÖR"
Bu nedenle Italiano'nun stresi doğru yönetmesi ve takımı dış baskılardan koruyabilmesi gerekecek. Sonuç olarak, Beşiktaş; son derece proaktif bir teknik direktör, futbolla yaşayan ve çalışan, detaylara takıntı derecesinde önem veren bir çalıştırıcı kazandı.