İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile hakem ve gözlemcilerin de aralarında bulunduğu 7 şüpheli, 'mobbing' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlamasıyla gözaltına alındı. Sabah Gazetesi Yazarı Salih Tuna da operasyona ilişkin bugünkü köşesinden dikkat çekici bir yazı kaleme aldı.
İşte Salih Tuna'nın "Adaletin VAR odası" başlıklı yazısı:
Kierkegaard, "Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileriye doğru yaşanır" demiş ya, bizdeki futbol hakemliği o hesap.
İleriye doğru dizayn edilip geriye doğru savcılıkta anlaşılacak herhalde.
Bugüne kadar hep hakemlerin çaldığı düdüğe baktık, değil mi?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HTS kayıtları, bilirkişi raporları, dijital ve mali röntgenlerle olgunlaştırdığı soruşturmaya muttali olunca yanlış yere baktığımızı öğrendik.
Adam atletik testte çimlere yığılmış, dalak şişmiş lakin kâğıt üzerinde Usain Bolt muamelesi görüyor.
İmdi, böylesi bir garabetle terfi ettirilen bir hakemin çaldığı düdüğü sabahlara kadar tartışsak ne yazar, tartışmasak ne yazar!
Her şeyden evvel sahaya koşarak (yani hak ederek) değil, paraşütle inmiş.
Hülasa, "özel tarifeye" uymayanlar mobbing değirmeninde öğütülürken, "özel tarifeye" uyanlar sahaya sürülmüş.
Sahada kimin adaletini dağıtacaklar?
Tabii ki kendilerini paraşütle indirenlerin...
Biz de yıllar yılı "Şu takımı kolladılar... Şu takımı yaktılar..." diye birbirimizin gırtlağına sarıldık.
İşin tuhafı...