ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Truman Gölü'nde balık popülasyonunu artırmak ve olta balıkçılığını canlandırmak amacıyla devasa bir su altı projesi başlatıldı. Bölgedeki kamu arazilerinden toplanan yüzlerce sedir ağacı, beton bloklarla ağırlaştırılarak gölün tabanına batırıldı.
Özel vinçli dubalar kullanılarak gölün stratejik noktalarına 93 adet sedir ağacı kümesi bırakıldı. 2027 yılına kadar devam etmesi planlanan projeyle göl tabanına toplam 450 adet yapay su altı yaşam alanı kurulması hedefleniyor.
BALIKLAR İÇİN DOĞAL SIĞINAK VE BESLENME ALANI
Su altı ekosistemini hareketlendirmeyi amaçlayan çalışmada sedir ağaçlarının seçilme nedeni uzun süre dayanıklı olmaları.
Göle batırılan ağaçlar; tatlı su balıkları için akıntıdan korunma, gölgelenme ve avcılardan saklanma imkanı sunuyor.
Aksine olta balıkçılığını teşvik etmek amacıyla yeni su altı yapılarının koordinatları erişime açıldı.
Bu tip girişimler ise her zaman başarıyla sonuçlanmıyor. 1970'li yıllarda hem atık lastik sorununu çözmek hem de deniz canlılarına yeni yaşam alanı sunmak amacıyla başlatılan "yapay resif" projesi, tarihin en büyük çevre facialarından birine dönüştü.
LASTİKLERİ SUYA BIRAKMIŞLARDI
Florida kıyılarına bırakılan 2 milyon lastik, doğal mercan kayalıklarını yok etmeye devam ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1960 ve 70'li yıllarda araç kullanımının hızla artması, devasa bir atık lastik krizini beraberinde getirdi. O dönemde geri dönüşüm teknolojilerinin yetersiz olması sebebiyle atıkların depolanması ciddi bir sorun haline gelince, Florida'da dikkat çeken ancak son derece riskli bir adım atıldı.
GÖRKEMLİ AÇILIŞ FELAKETLE SONUÇLANDI
Sivil teknelerin de katıldığı dev organizasyonda, çelik klipsler ve naylon kayışlarla birbirine bağlanan lastikler, okyanus tabanında yaklaşık 14 hektarlık bir alana yayılacak şekilde konumlandırıldı.
Ancak hedeflenen ekolojik katkı hiçbir zaman gerçekleşmedi. Deniz canlılarının lastik yüzeylerine tutunup çoğalamadığı görülürken, asıl büyük felaket zamanla ortaya çıktı.
TUZLU SU VE AKINTI FELAKETE DÖNÜŞTÜRDÜ
Tuzlu suyun zamanla çelik bağlantıları çürütmesi ve güneş ışığının naylon malzemeyi deforme etmesi sonucu, birbirine bağlı duran 2 milyon lastik serbest kaldı. Fırtınalar ve güçlü dip akıntılarıyla sürüklenen devasa lastik kütleleri, bölgedeki doğal mercan resiflerine çarparak yok etmeye başladı. Doğal ekosisteme büyük zarar veren sürüklenen lastikler, bölgedeki deniz yaşamının da hızla azalmasına yol açtı.
TEMİZLİK ON YILLAR SÜRECEK
2006 yılında resmi olarak başlatılan devasa temizlik operasyonlarına rağmen felaketin izleri silinebilmiş değil. Aradan geçen yıllara rağmen batık lastiklerin henüz çeyreğinden biraz fazlası sudan çıkarılabildi. Mevcut projeksiyonlar, okyanus tabanındaki lastiklerin sadece yarısının temizlenebilmesi için en iyimser ihtimalle 2033 yılına kadar çalışılması gerektiğini gösteriyor.