Sri Lanka'nın maden yataklarıyla ünlü Ratnapura bölgesinde yaşayan bir aile, evlerinin arka bahçesindeki su ihtiyacını karşılamak amacıyla kuyu kazma çalışması başlattı. İşçilerin toprağı kazdığı sırada derine indikçe karşılaştıkları sıradışı yapı, sıradan bir kuyu çalışmasını dünya çapında ses getiren bir olay haline getirdi.
Kazı sırasında yüzeyde beliren farklı renk ve dokudaki katmanlar, bölgenin jeolojik yapısı konusunda deneyimli olan işçilerin dikkatini çekti.
Toprağın metrelerce altında bulunan kütlenin etrafı aylar süren son derece hassas bir çalışmayla temizlendi. İncelemelerin derinleşmesiyle birlikte, bahçede su arayan ailenin aslında nadir görülen devasa bir maden kütlesinin üzerinde oturduğu anlaşıldı.
Yüzeyden çıkarılan bu devasa yapı, içerisinde çok sayıda kristalize alan barındırıyor. Resmi makamlara bildirildikten sonra özel güvenlik önlemleri altında korumaya alınan ve "Serendipity Sapphire" adı verilen kütlenin tescil süreçleri başlatıldı.
AĞIRLIĞI 500 KİLONUN ÜSTÜNDE
İlk incelemelerde ağırlığı yaklaşık 510 kilogram olarak tahmin edilen yapı, Guinness Rekorlar Kitabı yetkililerinin yaptığı hassas ölçümlerin ardından resmi olarak 503,2 kilogram olarak tescillendi.
Yaklaşık 2,5 milyon karata denk gelen bu ağırlık, bugüne kadar tek parça halinde bulunan en büyük alanlardan biri olarak kayıtlara geçti. Yaklaşık 1 metre uzunluğunda, 72 santimetre genişliğinde ve 50 santimetre yüksekliğinde olan kütle; gri ve mavi tonlarındaki doğal, pürüzlü yapısıyla muazzam bir boyuta ulaşıyor.
Uzmanlar, bu kütleyi benzersiz kılan temel unsurun yalnızca kapladığı devasa hacim değil, aynı zamanda yapısındaki özel optik yansıma olduğunu belirtiyor.
Yüzeye ışık tutulduğunda ortaya çıkan altı kollu yıldız deseni, bu ölçekteki tek parça bir kütlede ilk kez bu kadar net gözlemleniyor.
Bölgedeki uzmanlar, devasa kütlenin parçalanmadan bütün halde günümüze ulaşabilmesini jeolojik bir mucize olarak nitelendiriyor.
Arama çalışmaları kapsamında bölgede gerçekleştirilen toplam sondaj uzunluğu 65 kilometreyi aşarken, elde edilen veriler madencilik standartlarının çok üzerinde bir potansiyeli gözler önüne serdi.
TON BAŞINA 138 GRAMLA REKOR TENÖR
Sektörde ekonomik olarak işletilebilir maden yataklarında ton başına 1 ila 3 gram altın bulunması yeterli görülürken, 10 gramın üzerindeki değerler yüksek kaliteli rezerv kabul ediliyor.
Wangu sahasından çıkarılan bazı kaya örneklerinde ise bu oranın ton başına 138 grama kadar çıkması uzmanları şaşkına çevirdi. Hunan Eyaleti Jeoloji Bürosu tarafından yapılan açıklamalara göre, 3 bin metre derinliğe kadar uzanan hatta tam 40 adet altın damarı tespit edildi.
Jeologlar ve maden uzmanları, söz konusu yüksek rakamların nihai rezerv olarak resmiyet kazanması için daha detaylı doğrulama ve analiz çalışmalarının devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Keşfin tamamıyla doğrulanması halinde, bu durum Çin için hem ekonomik hem de stratejik açıdan küresel altın piyasasındaki dengeleri değiştirebilecek dev bir hamle anlamına gelecek.
Kazakistan'ın batısında tarihi yaklaşık 1500 yıl öncesine dayanan seçkin bir kadının mezarında, altın parçalar ile süslenmiş bir çift ayakkabı bulundu.
Mezarın genç bir kadına ait olduğunu belirleyen araştırmacılar, kadının ölümünden sonra oldukça gösterişli bir tören kıyafetiyle gömüldüğünü düşündüklerini belirtti.
KIYAFETİN BİRÇOK BÖLÜMÜ ALTINLA SÜSLENMİŞ
Mezarda yalnızca ayakkabılarda altın kullanılmadı. Kadının başlığında yuvarlak altın plakalar, kırmızı kumaştan yapılmış bir taç ve maske biçimindeki süslemeler bulunuyordu.
Alın bölgesine yerleştirilen merkezi süslemenin ise Helenistik dönemde kullanılan Gorgoneion tasvirini taklit ettiği tespit edildi. Kemer tokaları da kanatlarını açmış yırtıcı kuşları andıracak şekilde hazırlanmıştı.