Sıradan bir okul gezisinde sanat ödevi için masumca taş toplayan 6 yaşındaki çocuk, uzmanların bile yıllardır fark edemediği 1000 yıllık bir sırrı tesadüfen gün yüzüne çıkardı. Kimsenin dönüp bakmadığı bir çakıntının ardında yatan ve görenlerin nutkunu tutturarak tarih kitaplarını yeniden yazdıracak olan o eşsiz buluntunun ne olduğunu öğrenince gözlerinize inanamayacaksınız! İşte minik ellerin topraktan kopardığı o akılalmaz keşfin herkesi şoke eden detayları...
Norveç'in güneydoğusundaki Gran belediyesine bağlı Brandbu bölgesinde, Fredheim Okulu'nun birinci sınıf öğrencileri sıradan bir doğa yürüyüşüne çıkmıştı. Etkinliğin amacı oldukça basitti; çocuklar okuldaki sanat projelerinde kullanmak üzere etraftan ilginç taşlar toplayacaktı.
Ancak 6 yaşındaki Henrik Refsnes Mørtvedt'in gözüne taşlardan çok daha farklı bir şey çarptı. Toprağın içinden dışarı doğru uzanan paslı bir metal parçası gören küçük çocuk, başta bunun basit bir hurda olduğunu düşünerek metale asıldı. Toprağın ve yoğun korozyonun altından çıkan nesne ise insanlık tarihine ışık tutacak muazzam bir kalıntıydı.
Çocuğun elindeki paslı nesneyi gören öğretmenleri, bu parçanın sıradan bir çöp olmadığını hemen anladı. Keşfin arkeolojik bir öneme sahip olabileceğini sezen eğitimciler, vakit kaybetmeden yerel uzmanlarla iletişime geçti. Bölgeye gelen yetkililerin yaptığı ilk incelemeler sonucunda, topraktan çıkarılan nesnenin Merovenj döneminin sonlarına ya da Viking Çağı'nın hemen başlarına tarihlenen olağanüstü derecede iyi korunmuş bir demir silah olduğu ortaya çıktı.
Norveç kültürel miras yetkilileri tarafından "enegget" olarak sınıflandırılan bu tarihi kılıç, sadece tek bir kesici kenara sahip. Kuzey Avrupa'ya özgü "scramasax" veya kısaca "sax" olarak bilinen bu silah ailesinin kökleri, aslında avcılık ve yakın dövüşte kullanılan daha küçük bıçaklara dayanıyor. Olayın en gülümseten detayı ise, küçük Henrik'in bulduğu bu paha biçilemez eseri, üstünden bir traktör geçip lastiğini patlatmasın diye düzeltmeye çalışmasıydı. Küçük kahraman, eserin kesinlikle bir müzeye teslim edilmesi gerektiğini de yetkililere iletmeyi ihmal etmedi.
Kılıcın, yüksek statüye sahip varlıklı bir toprak sahibine, önemli ve yenilmez bir savaşçıya ya da yerel bir Viking şefinin askeri danışmanına ait olduğu düşünülüyor. Eser, deniz aşırı seferlerin, baskınların ve büyük güç mücadelelerinin yaşandığı o çalkantılı Viking genişleme döneminin sessiz bir tanığı konumunda.
KADİM MEZARLARIN YANI BAŞINDA: PAHA BİÇİLEMEZ BİR CENAZE HEDİYESİ Mİ?
Kılıcın bulunduğu noktanın, daha önceden kayıt altına alınmış Demir Çağı mezarlarına sadece 40 metre uzaklıkta olması, eserin önemini bir kat daha artırıyor. Bu yakınlık, silahın aslında bir cenaze töreninin parçası olduğu ve ölen kişiye sunulan değerli bir adak olarak gömüldüğü ihtimalini oldukça güçlendiriyor.
Viking toplumlarında kılıçlar, yapımı usta demirciler ve pahalı materyaller gerektiren, son derece lüks objelerdi. Böylesine değerli bir silahı toprağa gömmek, ancak o kişinin toplumdaki saygınlığıyla açıklanabilen büyük bir güç gösterisiydi.
SIRLARINI AÇIĞA ÇIKARMAK İÇİN MÜZEDE İNCELEME ALTINDA
Küçük Henrik kılıcın en fazla 100 yıllık olduğunu hayal etse de, Oslo'daki Kültürel Tarih Müzesi'ne gönderilen eser, bin yıldan daha eski bir geçmişe sahip. Müzedeki restoratörler, kılıcın nasıl üretildiği, kullanıldığı ve ne sebeple terk edildiğine dair ipuçlarını yok etmeden üzerindeki korozyonu dikkatlice temizleyecek.