Çekya'da bir evin ahır temelinde yıllarca sıradan bir taş gibi kullanılan nesnenin, yaklaşık 3 bin 300 yıl öncesine ait olduğu ortaya çıktı. Arkeologların incelemesiyle taşın, Bronz Çağı'nda mızrak uçları üretmek için kullanılan özel bir kalıp olduğu belirlendi.
Çekya'nın Güney Moravya bölgesindeki Morkůvky köyünde yıllardır bir ahırın temelini destekleyen sıradan görünümlü taş, arkeologların incelemesiyle şaşırtıcı bir hikayenin kapısını araladı.
2007 yılında bahçesinde bulunan taşı uzun süre temel malzemesi olarak kullanan ev sahibi, nesnenin tarihi değerinden habersizdi. Yapılan incelemelerde ise taşın yaklaşık MÖ 1350 yılına tarihlenen, Bronz Çağı'nda bronz mızrak uçları dökmek için kullanılan nadir bir kalıp olduğu ortaya çıktı.
AHIRIN TEMELİNDEKİ TAŞIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Çekya'nın Güney Moravya bölgesindeki Morkůvky köyünde bulunan taş, ilk bakışta diğer taşlardan farksız görünüyordu. Ancak arkeologlar tarafından incelendiğinde, bunun sıradan bir kaya parçası olmadığı anlaşıldı.
Kalıbın yalnızca bir yarısının günümüze ulaşmış olması, keşfi daha da dikkat çekici hale getiriyor. Araştırmacılar, kalıbın yüksek sıcaklıklara tekrar tekrar maruz kaldığını ve bu nedenle birden fazla mızrak ucunun üretiminde kullanılmış olabileceğini düşünüyor.
TAŞIN KÖKENİ DE ARAŞTIRILDI
Arkeologların yaptığı analizler, kalıbın yapımında kullanılan taşın bölgedeki sıradan kayalardan farklı olduğunu gösterdi.
Malzemenin, günümüzde Slovakya ve Macaristan'ın kuzey kesimlerine denk gelen bölgelerden getirilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Hazar Denizi kıyısındaki Mangışlak Yarımadası'nda yer alan Aktau şehri yakınlarındaki Karavak mezarlığında gün yüzüne çıkarılan ayakkabılar, araştırmacılar tarafından detaylı bir incelemeye alındı.
Araştırmalar, ayakkabıların tamamen altından imal edilmediğini, ince altın levhalarla kaplandığını ortaya koydu. Bu yöntem, ayakkabılara tamamen altından yapıldığı izlenimini kazandırmak amacıyla kullanılmıştı.
Mezarın genç bir kadına ait olduğunu tespit eden araştırmacılar, merhumun ölümünün ardından oldukça gösterişli bir tören kıyafetiyle defnedildiğini değerlendiriyor.
Ancak ayakkabı ve kemerdeki bazı tokalar günlük kullanım için uygun olmaması araştırmacıların dikkatini çeken bir başka ayrıntı oldu.
Parçaların işlevsel olması için gereken bağlantıların bulunmaması, bunların kadının hayattayken kullandığı eşyalardan ziyade özellikle cenaze töreni ve defin için hazırlanmış olabileceğini ortaya koydu.
Karakabak'ın o dönemde sıradan bir yerleşim yeri olmadığına işaret eden bulgular da bulunuyor. Bölgede yapılan çalışmalarda 150'den fazla antik sikke ortaya çıkarıldı.
Part, Harezm, Soğd, Sasani, Bizans ve Çin gibi oldukça geniş coğrafyayla bağlantılı sikkelerin aynı noktada bulunması, yerleşimin Hazar çevresindeki önemli ticaret güzergahlarından biri üzerinde bulunduğunu gözler önüne seriyor.
Arkeologlar, Karakabak'ın Orta Asya'yı Kuzey Kafkasya, Volga bölgesi ve Güney Urallarla bağlayan eski Azak-Hazar ticaret koridorunun önemli bulgularından biri olabileceğini değerlendirdi.