Her gün belirli saatlerde yüzlerce aracın kullandığı bu yol, kısa bir süre sonra hiçbir iz bırakmadan denizin altında kayboluyor. Yolun ne zaman ortaya çıkıp ne zaman sulara teslim olacağını ise yalnızca doğa belirliyor. Saati yanlış hesaplayanlar içinse yolculuk beklenmedik bir maceraya dönüşebiliyor.
İlk bakışta sıradan bir kara yolu gibi görünen bu geçit, dünyanın en ilginç doğal olaylarından birine ev sahipliği yapıyor. Deniz çekildiğinde araçlar rahatlıkla ilerleyebiliyor, ancak gelgit geri döndüğünde yol tamamen gözden kayboluyor.Bu nedenle sürücüler yola çıkmadan önce tek bir şeye dikkat etmek zorunda kalıyor...
Fransa'da bulunan Passage du Gois, dünyanın en sıra dışı yollarından biri olarak dikkat çekiyor. Gelgit nedeniyle günde iki kez tamamen denizin altında kalan bu yol, yalnızca belirli saatlerde ulaşıma açılıyor. Geç kalınması ise sürücüler için ciddi risk oluşturabiliyor.
Passage du Gois, her gün yaşanan gelgit olaylarıyla birlikte adeta gözden kayboluyor. Deniz çekildiğinde araçlar ve yayalar bu yolu kullanarak Noirmoutier Adası'na ulaşabiliyor. Ancak suyun yükselmeye başlamasıyla birlikte geçit kısa sürede sular altında kalıyor.
PASSAGE DU GOİS NEREDE?
Passage du Gois, Fransa'nın batısındaki Vendée bölgesinde yer alıyor ve Noirmoutier Adası'nı ana karaya bağlıyor. Yaklaşık 4,1 kilometre uzunluğundaki geçit, gelgitin çekilmesiyle ortaya çıkan doğal bir yol olarak biliniyor. Yol, yıl boyunca binlerce turistin ilgisini çeken önemli noktalardan biri olmayı sürdürüyor.
GÜNDE İKİ KEZ DENİZİN ALTINDA KALIYOR
Passage du Gois'un en dikkat çekici özelliği, günde iki kez tamamen sular altında kalması. Gelgit yükseldiğinde yolun üzeri yaklaşık 1,5 ila 4 metre suyla kaplanabiliyor. Bu nedenle geçiş yalnızca alçak gelgit öncesi ve sonrasındaki sınırlı zaman diliminde mümkün oluyor.
YANLIŞ SAATTE GİREN MAHSUR KALABİLİYOR
Yetkililer, yolu kullanacak sürücülerin mutlaka günlük gelgit takvimini kontrol etmeleri gerektiğini belirtiyor. Geç kalınması durumunda deniz seviyesi kısa sürede yükselerek araçların ilerlemesini imkansız hale getirebiliyor. Geçmişte gelgit nedeniyle çok sayıda aracın yolda mahsur kaldığı ve kurtarma ekiplerinin müdahale ettiği biliniyor.
Yol boyunca, gelgit sırasında mahsur kalan kişilerin güvenli şekilde bekleyebilmesi için özel kurtarma kuleleri bulunuyor. Su seviyesi yükseldiğinde sürücüler ve yayalar bu kulelere çıkarak yardım ekiplerini bekleyebiliyor. Ancak yetkililer, bu durumun yaşanmaması için uyarı levhalarına ve gelgit saatlerine uyulmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
GELGİT SAATLERİ NEDEN ÖNEMLİ?
Passage du Gois'u kullanacak ziyaretçiler için gelgit saatleri günlük olarak yayımlanıyor. Yol yalnızca güvenli geçiş süresinde açılıyor. Denizin yükselmeye başlamasıyla birlikte girişler durduruluyor ve yol kısa süre içinde tamamen suyun altında kalıyor.
En tehlikeli yollar sıralamasında 10. sırada yer alan bu geçit, en tehlikelisi olmasa da en dolambaçlı olan yollardan biridir.
9. SİÇUAN - TİBET KARAYOLU / ÇİN
Çin'in Çengdu kentinde başlayıp Tibet'in Lhasa şehrinde sona eren bu yolu tamamlamak yaklaşık olarak 15 günü buluyor. Bu ölüm kapanını aşmayı göze alan sürücüler, bölgenin görkemli zirveleri ve eşsiz manzaralarıyla ödüllendiriliyor.
Ancak dikkatli olmakta fayda var, çünkü heyelanlar ve kaya düşmeleriyle ünlü olan bu yüksek rakımlı yolda bir hata ölümle sonuçlanabiliyor.
8. ATLANTİK YOLU / NORVEÇ
2006 yılında Guardian tarafından "Dünyanın en iyi sürüş yolu" seçilen Atlantik Yolu, aynı zamanda Storseisundet Köprüsü'ne de ev sahipliği yapıyor.
Bu köprü, gökyüzüne uzanan bir rampa gibi görünür. Norveç Denizi'nin vahşi dalgaları fırtınalı havalarda yola çarpar ve yolu bir eğlence parkuruna dönüştürür.
7. ZOJİLA GEÇİDİ / HİNDİSTAN
Hindistan'da Ladakh ile Keşmir'i birbirine bağlayan bu geçit, özellikle kış aylarında tehlikeli koşullar nedeniyle kapanır. Yaz aylarında bile dar yolları, dik yamaçlar ve bariyerlerin olmaması sürücüler için büyük bir risk oluşturur. Geçit boyunca devrilmiş otobüsler, kazalı araçlar ve hayvanlarla karşılaşmak sıradan bir manzara gelmiştir.
6. SİBİRYA YOLU (YAKUTSK) / RUSYA
Sibirya'nın içinden geçen bu asfaltlanmamış yol, yılın on ayında buz gibi soğuklarla ünlüdür. Yaz aylarında ise yol çamur deryasına dönüşür ve araçları yutar. Bu yol, dünyanın en soğuk noktası olan Yakutsk'a ulaşmanın tek yoludur ve izole bir bölge olması nedeniyle hayatta kalma malzemeleri taşımak şarttır.
5. NORTH YUNGAS YOLU / BOLİVYA
Ölüm Yolu olarak da bilinen North Yungas Yolu'nda her yıl 200-300 kişi hayatını kaybeder. Genişliği tek bir araçlık olan bu yol, korkutucu yüksekliklerden geçer ve koruma bariyerleri yoktur. Şiddetli yağmur, sis ve toprak kaymaları ise sürüşü daha da riskli hale getirir. Ancak neyse ki bu yol için yeni bir alternatif güzergah yapılmış durumda.
4. SKIPPERS CANYON YOLU / YENİ ZELANDA
Skippers Canyon Yolu, 140 yıl önce madenciler tarafından el işçiliğiyle oyulmuştur. Bu yol o kadar tehlikelidir ki sigorta şirketleri bu yolda yapılan kazaları kapsamaz. Dar ve çakıllı yolları, yüksek irtifa ve keskin virajlarıyla sürüş yeteneklerinizi test eder.
3. FAIRY MEADOWS YOLU / PAKİSTAN
Pakistan'ın Gilgit-Baltistan bölgesinde yer alan bu yol, dar ve stabilize bir yapıya sahiptir. Yüksek irtifa, keskin dönüşler ve bariyerlerin olmaması sürücüler için büyük risk oluşturur. Görsel açıdan muhteşem bir yer olsa da araçların uçurumdan düşme tehlikesi oldukça yüksektir.
2. KEYLONG KISHTWAR YOLU / HİNDİSTAN
Hindistan'ın Himachal Pradesh eyaletinde yer alan bu yol, dik uçurumları ve rğzgarlı yapısıyla ünlüdür. Yağışlı günlerde yol kayganlaşır ve geçişler daha da zorlu hale gelir. Muhteşem dağ manzaraları eşliğinde sürüş yapmak istiyorsanız cesaretinizi toplamanız gerekecek.
1.BAYBURT D915 YOLU / TÜRKİYE
Bayburt şehrinde bulunan D915 Yolu, dünyanın en tehlikeli yolu seçilmiştir. 29 keskin virajı ve koruma bariyerlerinin olmaması sürücüleri ciddi bir riskle karşı karşıya bırakır. Kış aylarında kar fırtınları ve çığlar nedeniyle yolun bazı bölümleri kapalıdır.
Pilotların lisanslarını adeta yeniden sınavdan geçiren, hata payının "sıfır" olduğu dünyanın en ürkütücü 14 havalimanını sizler için derledik. İşte tekerleklerin yere değdiği o an nefesinizi kesecek olan, medeniyetin sınırlarını zorlayan o rotalar...
1. Princess Juliana Uluslararası Havaalanı - St. Marteen
St. Marteen'deki Princess Juliana Uluslararası Havaalanı uçak yolcularından çok, masum masum oradaki plajda güneşlenen ve denize girenler için ürkütücü görünüyor. Havayolu pisti hemen plajın bitişiğinde bulunuyor.
2. Paro Havayolu Pisti - Butan
Butan'ın tek havayolu pisti Paro'da yaklaşık deniz seviyesinden 7.000 feet yükseklikte ve yaklaşık 16.000 Himalaya dağ kütlesi ile çevrili bulunuyor. Buraya inme maharetini gösteren pilotların sayısı bir elin parmağını geçmiyor.
3. Barra Havaalanı - İskoçya
İskoçya'daki Barra Havalimanı, dünyada pist olarak kumsalı kullanan tek yer olma özelliğiyle uçuş saatlerini doğaya teslim etmiş durumda. Pilotlar iniş yapabilmek için "gelgit" zamanlarını santim santim takip etmek zorunda; çünkü sular yükseldiğinde pist tamamen okyanusun altında kalıyor.