Antarktika denince akla uçsuz bucaksız buzullar ve dondurucu soğuk geliyor ancak kıtanın buzlarla kaplı manzarasının ortasında bambaşka bir dünya saklanıyor. Ross Adası'ndaki Erebus Yanardağı, sürekli gaz ve buhar salımının yanı sıra mikroskobik altın parçacıkları yaymasıyla bilim dünyasının en sıra dışı volkanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Yaklaşık 3.794 metre yüksekliğindeki Erebus, dünyanın en güneyindeki aktif yanardağ olarak biliniyor ve zirvesinde uzun süredir aktif olan bir lav gölü bulunuyor. Bilim insanlarının dikkatini çeken asıl ayrıntı ise volkanik gazlarda bulunan altının, soğuma sırasında mikroskobik kristallere dönüşerek atmosfere karışması. Üstelik bu parçacıkların yanardağdan yüzlerce kilometre uzakta da tespit edildiği belirtiliyor.
ANTARKTİKA'NIN BUZLARI ARASINDA SÜREKLİ AKTİF BİR YANARDAĞ
Ross Adası'nda yükselen Erebus, Antarktika'nın en dikkat çekici jeolojik oluşumlarından biri. Yaklaşık 3.794 metre yüksekliğe ulaşan dağın zirvesinde sürekli hareket halinde bir lav gölü bulunuyor. Smithsonian'ın aktardığı bilgilere göre bu lav gölü en az 1970'lerden bu yana gözlemleniyor.
Volkanın çevresindeki aşırı soğuk koşullara rağmen yerin derinliklerinden gelen sıcaklık ve gazlar bölgede dikkat çekici buz oluşumlarının meydana gelmesine de neden oluyor. Volkanın gaz çıkışları, çevredeki kar ve buzu eriterek mağara ve kule benzeri yapılar oluşturabiliyor.
ASIL ŞAŞIRTAN DETAY: VOLKANİK GAZLARIN İÇİNDE ALTIN VAR
Erebus'u diğer yanardağlardan ayıran en sıra dışı özelliklerden biri, gaz çıkışlarında elementel altın parçacıklarının tespit edilmiş olması. 1991 yılında Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan çalışmada, krater çevresindeki volkanik gazlarda kristal yapılı altın parçacıkları bulunduğu bildirildi. Araştırmacılar aynı zamanda çevredeki havada ve yüzeye yakın örneklerde de altın tespit etti.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Erebus'un "her gün 80 gram altın püskürttüğü" ifadesi, yanardağdan 80 gram altının toplanıp tartıldığı anlamına gelmiyor. Araştırmacılar gaz örneklerindeki altın miktarı ile volkanın gaz salımı üzerinden bir günlük salım tahmini yaptı. Güncel değerlendirmelerde bu miktarın yaklaşık 60-80 gram aralığında olduğu aktarılıyor.
ALTIN PARÇACIKLARI BİN KİLOMETRE UZAĞA KADAR TAŞINABİLİYOR
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de altının yalnızca yanardağın hemen çevresinde bulunmaması. Bilimsel çalışmada, kristal yapılı altın parçacıklarının Erebus'un kraterine yakın püskürme bulutunda, çevredeki atmosferde ve 1.000 kilometreye kadar uzaklıktaki hava örneklerinde tespit edildiği belirtiliyor.
Ancak bu noktada da kesinlik sınırını korumak gerekiyor. Uzak mesafelerde tespit edilen parçacıkların tamamının yalnızca Erebus'tan geldiğini söylemek mümkün değil. Nitekim 2026'da Anadolu Ajansı'nın Teyit Hattı da iddianın temelinin 1991 tarihli araştırmaya dayandığını, altın parçacıklarının mikroskobik boyutta olduğunu ve rüzgârlarla taşınabildiğini aktardı.
ALTIN NASIL OLUYOR DA YANARDAĞDAN ÇIKIYOR?
Bilim insanlarının üzerinde durduğu mekanizmaya göre altın, magmadan gelen yüksek sıcaklıktaki volkanik gazlarla taşınıyor. Araştırmada, altının klor içeren uçucu bir bileşik aracılığıyla gaz fazında taşınabileceği ve gaz soğudukça kristal yapılı altın parçacıklarının oluşabileceği değerlendiriliyor.