Çölün ortasında yükselen yüzlerce kule ev, ilk bakışta modern bir gökdelen şehrini andırıyor. Ancak Şibam'ı sıra dışı kılan asıl detay, bu yapıların betonarme ya da çelikle değil, yaklaşık 500 yıl önce yalnızca toprak, saman ve su kullanılarak inşa edilmiş olması.
Çölün ortasındaki konumuyla ve kilometrelerce uzaktan bakıldığında modern bir metropolü andıran Şibam şehri, görenleri şaşırtıyor.
Ancak, alışılmışın aksine bu dikey mimarinin ardında gelişmiş inşaat makineleri ya da betonarme yapılar bulunmuyor.
Dünyanın en eski dikey şehirlerinden biri olarak kabul edilen kentteki yüzlerce kule ev, yaklaşık 500 yıl önce elde olan tamamen doğal malzemelerle inşa edildi.
TAMAMEN TOPRAK, SAMAN VE SU İLE İNŞA EDİLDİ
Bölge toprağının saman ve suyla karıştırılıp güneşte kurutulmasıyla elde edilen tuğlalar, ahşap kirişlerle desteklendi.
Yapının devasa ağırlığını taşıyabilmesi için alt kat duvarları son derece kalın şekilde, üst katlar ise daha ince biçimde örüldü.
Pencerenin olmadığı zemin katlar hayvanlar ve depo olmak üzere kullanılırken, üst katlar yaşam alanı ve misafirhane olarak tasarlandı.
1982 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan yaklaşık 500 yıllık Şibam kuleleri, yaşanan sel felaketlerine rağmen beton ve çelik kullanılmadan kurulan dünyanın en sıra dışı kenti olarak zamana meydan okuyor.
ABD'nin Massachusetts eyaletine bağlı Rockport kentinde bulunan kağıt evi, alışılmışın dışında yapısıyla ve yıllara meydan okuyan sağlamlığıyla meraklı gözleri üzerine çekiyor.
ABD'nin Massachusetts eyaletindeki bu sıra dışı yapı, 1922 yılında bir makine mühendisi tarafından deney amacıyla inşa edilmeye başlandı.
Böylece yaygın olarak kullanılan, tek kullanımlık malzemenin normal ahşap ve diğer malzemelere dayanan işlevleri yerine getirmesini sağladı.
Stenman tarafından yapılan Kağıt Ev, yalnızca gazete sayfalarıyla desteklenen bir konut değil. Ana yapıyı ve geleneksel kısımlarını ahşap oluşturuyor. Gazeteler ise özellikle duvarlarda yalıtım amacıyla kullanıldı.
GAZETELERİ BİRLEŞTİREREK DUVAR İNŞA ETTİLER
Stenman, çok sayıda gazeteyi katmanlar halinde bir araya getirerek yapıştırdı. Un bazlı tutkalla birbirine bağlanan kağıtlar sıkıştırılarak daha yoğun ve dayanıklı hale getirildi.
EVDEKİ EŞYALARI GAZETEDEN YAPTI
Stenman'ın deneyi yalnızca duvarlarla sınırlı kalmayarak ev dekorasyonuna da taştı. Mühendis; evin içerisinde de gazeteleri kullanarak masa,sandalye, raf, lamba ve saat gibi çeşitli eşyalar yaptı. Böylece kısa süre içerisinde okunup atılması beklenen gazeteler, evin içerisinde uzun yıllar kullanılabilecek eşyalara dönüştürüldü.
DENEY 100 YILI GERİDE BIRAKTI
Kağıdın su ve yangın karşısında hassas olmasına rağmen, evin uzun süre boyunca korunabilmesi kullanılan malzemelerin birlikte değerlendirilmesini önemli hale getiriyor.
Ahşap taşıyıcı sistem, sıkıştırılmış gazete katmanları, tutkal ve vernik bir araya gelerek sıra dışı yapının günümüze ulaşmasını sağladı. Bugün müze olarak korunan Paper House (Kağıt Ev), yalnızca ilginç bir ev olarak değil atık olarak görülen bir malzemenin farklı bir amaçla nasıl kullanılabileceğini gösteren tarihi bir deney olarak da dikkat çekiyor.