İngiltere'de yaklaşık 150 yıllık bir yapıyı korumak için dikkat çeken bir çalışma başlatıldı. Norveç'ten getirilen ve her biri 30 tona kadar ulaşan dev granit kayalar, denizin en sert dalgalarına karşı bariyer oluşturacak şekilde yerleştiriliyor.
İngiltere'de yaklaşık 150 yıllık bir yapıyı korumak için denize dev kayalar yerleştiriliyor. Norveç'ten getirilen ve her biri 30 tona kadar ulaşan granit bloklar, şiddetli dalgaların gücünü kırmak için kullanılıyor. Mühendislerin özel testlerle geliştirdiği yöntem, tarihi yapıyı fırtınalara karşı güçlendirmeyi hedefliyor.
HER BİRİ 30 TON AĞIRLIĞINDA
İngiltere'nin kuzeydoğusundaki Teesside bölgesinde yürütülen çalışmada, ilk aşamada 15 bin ton Norveç graniti kullanılıyor. Yaklaşık 2,5 metre genişliğe ulaşabilen dev kayalar, yapının denize bakan ve dalgalara en fazla maruz kalan bölümlerine yerleştiriliyor.
Not: Görseller temsilidir.
2023 yılında etkili olan Babet Fırtınası'nın ardından hız kazanan proje, şiddetli deniz koşullarının neden olduğu hasarı azaltmayı amaçlıyor.
9,2 METRELİK DALGALARLA TEST EDİLDİ
Projenin tasarımı için mühendisler, yapının 1:50 ölçekli fiziksel modelini hazırladı. Yapılan deneylerde, 200 yılda bir yaşanabilecek şiddetteki bir fırtınayı temsil eden 9,2 metre yüksekliğindeki dalga koşulları simüle edildi. Testler sayesinde kayaların hangi düzende yerleştirilmesi gerektiği ve dalga enerjisinin nasıl azaltılabileceği değerlendirildi.
55 BİN TON KAYA KULLANILACAK
Çalışmanın ilk aşamasında 15 bin ton granit kullanılırken 2027 yazında başlaması planlanan ikinci aşamada 40 bin ton daha kaya yerleştirilecek. Böylece toplam miktarın 55 bin tona ulaşması hedefleniyor. Proje, şiddetli fırtınalara karşı kıyı yapılarının güçlendirilmesi için geliştirilen dikkat çekici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Denizin gücüne karşı dev kayalarla önlem alınırken, denizden çıkarılan bazı kayaların kendi kendine alev alması bilim dünyasında şaşkınlık yaratmıştı. Peki, bu kayaların yanmasına neden olan gizemli olayın arkasında ne var? İşte bilim insanlarını şaşırtan keşfin ayrıntıları…
DENİZDEN ÇIKAN KAYALAR ALEV ALDI!
Araştırmacılar, bu sıra dışı olayın nedenini ortaya çıkarırken derin deniz madenciliğinin geleceği açısından önemli bir tehlikeye de dikkat çekti.
OKYANUS TABANINDAN ÇIKARILAN KAYALAR KENDİLİĞİNDEN YANDI
Araştırmacılar, 2022 yılında ABD'nin Oregon ve Kaliforniya kıyıları açıklarında bulunan Escanaba Trough bölgesinde bir araştırma gerçekleştirdi. Deniz tabanındaki hidrotermal alanları inceleyen ekip, uzaktan kumandalı bir su altı aracı yardımıyla dört farklı noktadan toplam 57 kaya örneği topladı.
Bu örneklerin önemli bir bölümünde metal sülfür mineralleri bulunuyordu. Ancak laboratuvarda yapılan işlemler sırasında iki örnek beklenmedik bir tepki verdi. Dondurularak kurutulan ve ardından öğütülüp parçalanan kayalar kendiliğinden tutuştu. Olay sırasında sıcaklık 100 santigrat derecenin üzerine çıktı ve örnekler tamamen oksitlendi.
KAYALARIN YANMASINA NE NEDEN OLDU?
Araştırmacılar, olayın nedenini belirlemek için kaya örneklerinin mineral yapısını, kimyasal bileşimini ve ısıya karşı davranışlarını inceledi. Bulgular, kendiliğinden yanan örneklerin büyük ölçüde bir demir sülfür mineralinden oluştuğunu gösterdi.
Bu mineralin oksijenle temas ettiğinde kararsız davranabildiği düşünülüyor. Kayaların kırılması, ezilmesi ve öğütülmesi gibi mekanik işlemler de oksidasyonu başlatabilecek enerjiyi sağlayabiliyor. Oksidasyon sırasında açığa çıkan ısı, kendi kendini besleyen bir ısınma sürecine yol açabiliyor. Araştırmacılar, bu durumun her markazit içeren kayanın yanacağı anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ancak bazı derin deniz minerallerinin yüzeye çıkarıldıklarında beklenmedik tepkiler verebileceği belirtiliyor.
Denizlerin derinliklerinden çıkarılan kayaların laboratuvarda kendiliğinden yanması bilim dünyasını şaşırtırken, doğada gizemini koruyan başka bir kaya olayı da merak uyandırıyor. Kimsenin olmadığı anlarda hareket eden, ağırlıkları 320 kilograma ulaşan kayaların sırrı ne? İşte bilim insanlarının bile uzun süre araştırdığı, görenleri hayrete düşüren o doğa olayı...
KENDİ KENDİNE İLERLEYEN KAYALAR
ABD'deki Ölüm Vadisi, kavurucu sıcaklıklarıyla tanınsa da yıllardır çözülemeyen sıra dışı bir doğa olayına da ev sahipliği yapıyor. Kurumuş göl yatağındaki yüzlerce kaya, ortada onları hareket ettirecek kimse yokken geride uzun izler bırakarak yer değiştiriyor. "Yürüyen taşlar" olarak bilinen bu gizemli olayın ardındaki sır ise bilim insanlarının gözlemleriyle ortaya çıktı.
RACETRACK PLAYA: TAŞLARIN DANS ETTİĞİ KURUMUŞ GÖL YATAĞI
Parkın en ücra köşelerinden biri olan Racetrack Playa, dümdüz ve kurumuş bir göl yatağıdır. Bu ıssız düzlükte, ağırlığı 320 kilograma kadar ulaşan yüzlerce kaya parçası bulunuyor. İşin tuhaf yanı ise bu kayaların arkasında bıraktığı, bazen 450 metreyi aşan uzun ve derin sürüklenme izleri.
Yıllar boyunca bu taşların nasıl hareket ettiğine dair sayısız teori üretildi. Uzaylılardan manyetik alanlara, çok şiddetli fırtınalardan alg tabakalarının yarattığı kaygan zemine kadar pek çok iddia ortaya atıldı. Ancak 2013 yılına kadar kimse bu taşların hareketine canlı gözlerle tanıklık edememişti.
2013: BÜYÜK SIRRIN ÇÖZÜLDÜĞÜ AN
Paleobiyolog Richard Norris ve kuzeni Jim Norris liderliğindeki bir ekip, bu gizemi çözmek için 2011 yılında "dünyanın en sıkıcı deneyi" olarak adlandırdıkları bir çalışma başlattı.
BUZDAN YELKENLER: TAŞLAR NASIL HAREKET EDİYOR?
Yapılan gözlemler ve veriler, bu olayın ardında yatan mekanizmayı gün yüzüne çıkardı. Süreç, sanılanın aksine sadece rüzgarla değil, nadir görülen bir hava olayları kombinasyonuyla gerçekleşiyor:
Kayalar o kadar yavaş hareket ediyor ki (dakikada sadece birkaç metre), bir insanın bu hareketi çıplak gözle fark etmesi oldukça zor. Bu da neden onlarca yıl boyunca kimsenin bu olayı göremediğini açıklıyor.
GİZEM TAMAMEN ÇÖZÜLDÜ MÜ?
Richard Norris'e göre, yüzlerce kayanın aynı anda hareket ettiğini görmek büyüleyici bir keşifti. Ancak hala cevaplanmamış sorular var. Örneğin, bölgedeki en ağır "dev kayaların" hareketi henüz bu yöntemle doğrudan gözlemlenmedi. Bazı bilim insanları, daha büyük taşların hareket etmesi için daha farklı koşulların gerekebileceğini düşünüyor.