Denizin dibine bırakılan beton yapıların denizdeki canlılar için bir yaşam ortamı oluşturabileceğini biliyor muydunuz? 1978 yılında başlatılan yapay resif projesi, aradan geçen onlarca yılın ardından dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu.
Deniz tabanına yerleştirilen yapıların çevresinde yapılan dalışlar sırasında çok sayıda deniz canlısının yaşadığı tespit edildi. Düzenli olarak takip edilen yapay resifin, bugün 18'den fazla deniz canlısı türüne ev sahipliği yaptığı belirlendi.
1978'DE BAŞLAYAN PROJE DENİZİN DİBİNİ DEĞİŞTİRDİ
Yapay resif oluşturma fikri, doğal resiflerin bulunmadığı bölgelerde deniz canlıları için yeni barınma alanları oluşturmayı amaçlıyor. Bu doğrultuda Yarmouth kıyılarında 1978 yılında beton yapılar ve çeşitli malzemeler deniz tabanına yerleştirilmeye başlandı. Çalışmalar sonraki yıllarda da devam etti. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında denizin dibine 17 bin tondan fazla malzeme yerleştirildi.
DALGIÇLAR DENİZİN ALTINDA TEK TEK İNCELEDİ
Projenin deniz yaşamı üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla dalgıçlar belirli aralıklarla yapay resif bölgesini ziyaret etti. Kameralarla yapılan gözlemlerde, yapıların çevresinde çok sayıda deniz canlısının bulunduğu görüldü. Yapılan izlemelerde 18'den fazla türün yapay resif çevresinde yaşadığı kaydedildi. Bu türler arasında ıstakozlar ve köpekbalıkları da bulunuyor.
Denizin dibine yerleştirilen yapılar zaman içerisinde yalnızca beton ve malzeme yığınları olmaktan çıkarak farklı deniz canlılarının çevresinde toplandığı bir ekosisteme dönüştü.
YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKAN GÖRÜNTÜLER ŞAŞIRTTI
1978'de başlayan projenin üzerinden yaklaşık yarım asır geçerken, yapay resif alanı düzenli olarak izlenmeye devam ediyor. Deniz tabanındaki yapıların çevresinde canlı çeşitliliğinin gözlemlenmesi, yapay resiflerin deniz ekosistemlerinde nasıl yeni yaşam alanları oluşturabildiğini ortaya koyuyor.
Onlarca yıl önce denizin dibine bırakılan yapıların bugün 18'den fazla tür için yaşam alanı haline gelmesi, projenin en dikkat çekici sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Ancak her girişim bu şekilde sonuçlanmıyor. Daha önce denizin dibine bırakılan binlerce lastik adeta bir felakete yol açmıştı.
LASTİKLERİ DENİZE BIRAKMIŞLARDI FELAKETLE SONUÇLANDI
1970'li yıllarda hem atık lastik sorununu çözmek hem de deniz canlılarına yeni yaşam alanı sunmak amacıyla başlatılan "yapay resif" projesi, tarihin en büyük çevre facialarından birine dönüştü. Florida kıyılarına bırakılan 2 milyon lastik, doğal mercan kayalıklarını yok etmeye devam ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 1960 ve 70'li yıllarda araç kullanımının hızla artması, devasa bir atık lastik krizini beraberinde getirdi. O dönemde geri dönüşüm teknolojilerinin yetersiz olması sebebiyle atıkların depolanması ciddi bir sorun haline gelince, Florida'da dikkat çeken ancak son derece riskli bir adım atıldı.
GÖRKEMLİ AÇILIŞ FELAKETLE SONUÇLANDI
Sivil teknelerin de katıldığı dev organizasyonda, çelik klipsler ve naylon kayışlarla birbirine bağlanan lastikler, okyanus tabanında yaklaşık 14 hektarlık bir alana yayılacak şekilde konumlandırıldı.
Ancak hedeflenen ekolojik katkı hiçbir zaman gerçekleşmedi. Deniz canlılarının lastik yüzeylerine tutunup çoğalamadığı görülürken, asıl büyük felaket zamanla ortaya çıktı.
TUZLU SU VE AKINTI FELAKETE DÖNÜŞTÜRDÜ
Tuzlu suyun zamanla çelik bağlantıları çürütmesi ve güneş ışığının naylon malzemeyi deforme etmesi sonucu, birbirine bağlı duran 2 milyon lastik serbest kaldı. Fırtınalar ve güçlü dip akıntılarıyla sürüklenen devasa lastik kütleleri, bölgedeki doğal mercan resiflerine çarparak yok etmeye başladı. Doğal ekosisteme büyük zarar veren sürüklenen lastikler, bölgedeki deniz yaşamının da hızla azalmasına yol açtı.
TEMİZLİK ON YILLAR SÜRECEK
2006 yılında resmi olarak başlatılan devasa temizlik operasyonlarına rağmen felaketin izleri silinebilmiş değil. Aradan geçen yıllara rağmen batık lastiklerin henüz çeyreğinden biraz fazlası sudan çıkarılabildi. Mevcut projeksiyonlar, okyanus tabanındaki lastiklerin sadece yarısının temizlenebilmesi için en iyimser ihtimalle 2033 yılına kadar çalışılması gerektiğini gösteriyor.