1963 yılında İzlanda açıklarında yaşanan sıra dışı bir volkanik patlama, okyanusun ortasında yepyeni bir adanın ortaya çıkmasına neden oldu. Surtsey adı verilen ada, o günden bu yana bilim insanlarının yakın takibinde.
Bir sabah denize baktılar ve karşılarında bir gemi yerine yükselen dev bir kül bulutu gördüler. İzlanda açıklarında başlayan volkanik patlama, günler içinde okyanusun ortasında yeni bir kara parçası oluşturdu.
DENİZİN ORTASINDA ADA BÖYLE DOĞDU
Olay, Kasım 1963'te İzlanda'nın güney kıyıları açıklarında balıkçıların denizden yükselen dev kül bulutlarını fark etmesiyle başladı. İlk başta denizde bir geminin yandığını düşünen mürettebat, kısa süre sonra bunun deniz altında meydana gelen bir volkanik patlama olduğunu anladı.
Patlamanın şiddetiyle deniz yüzeyinin altında yükselen volkanik yapı kısa sürede büyüdü. Bir gün içinde yaklaşık 10 metre yüksekliğe ulaşan oluşum, ertesi gün 40 metreye çıktı. Yaklaşık iki ay sonra ortaya çıkan kara parçasının uzunluğu 1 kilometreyi aşmış, en yüksek noktası ise 174 metreye ulaşmıştı.
İNSANLARIN GİRMESİ YASAKLANDI
Ada 1965 yılında resmen koruma altına alındı. Sadece araştırmacıların ve sıkı denetim altında bazı gazetecilerin adaya girmesine izin verildi. Ancak bilim insanları Surtsey'deki yaşamın hep aynı şekilde devam etmeyeceğini belirtiyor. Okyanus, adanın bazı bölümlerini yavaş yavaş aşındırıyor ve araştırmacılar yüzyılın sonunda bazı alanların büyük ölçüde ortadan kalkabileceğini öngörüyor.
İzlanda açıklarında denizin ortasında oluşan Surtsey, ortaya çıkışıyla bilim insanlarını yıllardır peşinden sürüklüyor. Ancak okyanusların ortasında bir anda ortaya çıkan ya da kaybolan adalar bununla sınırlı değil. Yakın zamanda da yaklaşık 150 metre yüksekliğindeki bir ada, bir anda haritalardan silinmiş ve yıllar sonra yeniden ortaya çıkmıştı.
KANADA'DA BİR BELİRİP BİR KAYBOLAN ADA
Kanada'daki Williston Lake'te ortaya çıktıktan kısa süre sonra kaybolan 150 metre uzunluğundaki, ağaçlarla kaplı yüzen ada, ilk görüldüğü yerden yaklaşık 35 kilometre uzakta yeniden ortaya çıkmıştı. Yetkililer, görgü tanıkları ve uydu görüntüleri sayesinde adanın gerçek olduğunu ve barajın yaklaşık 100 kilometre batısında yüzmeye devam ettiğini doğrulamıştı.
İÇİNDE YAŞAM BİLE BAŞLAMIŞ
Uzmanlar, devasa kütlenin dibe batmadığını, rüzgar ve akıntının etkisiyle yer değiştirdiğini belirtti. Yüzeyindeki çürüyen kütükler ve bol su sayesinde ağaçların adeta topraksız tarım yöntemiyle büyüdüğünü söyleyen yetkililer, adanın içerisinde kuşların ve küçük hayvanların yaşadığını, suyun altındaki devasa kök sisteminin ise balıklar için doğal bir barınak haline geldiğini açıkladı.
"SAKIN ÜZERİNE BASMAYIN" UYARISI
Adanın yeniden ortaya çıkmasının ardından bölgedeki macera tutkunlarına acil uyarı yapıldı. Yetkililer, dev ağaçların sallandığı bu yapının altındaki kütük tabakasının son derece ince ve dengesiz olduğunu belirterek, adanın üzerine çıkmanın hayati risk taşıdığını vurguladı.
Yapılan ilk incelemelerin ardından uydu görüntüleri de durumun ciddiyetini ortaya koydu; kara parçası uzaydan dahi net bir şekilde seçilebiliyordu.
İki resmi kurumun ve bölge halkının yakın takibe aldığı ada, tespit edildikten sadece haftalar sonra iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.