Gazetelerden duvar, masa, sandalye ve hatta saat yaptı… 1922'de başlayan sıra dışı deney, aradan geçen bir asra rağmen hâlâ ayakta.
ABD'nin Massachusetts eyaletine bağlı Rockport kentinde bulunan kağıt evi, alışılmışın dışında yapısıyla ve yıllara meydan okuyan sağlamlığıyla meraklı gözleri üzerine çekiyor.
ABD'nin Massachusetts eyaletindeki bu sıra dışı yapı, 1922 yılında bir makine mühendisi tarafından deney amacıyla inşa edilmeye başlandı.
Yazlık ev olarak inşa edilmeye başlanan yapıda, 100 binden fazla gazete kullanılarak ev inşa edildi.
Stenman tarafından yapılan Kağıt Ev, yalnızca gazete sayfalarıyla desteklenen bir konut değil. Ana yapıyı ve geleneksel kısımlarını ahşap oluşturuyor. Gazeteler ise özellikle duvarlarda yalıtım amacıyla kullanıldı.
GAZETELERİ BİRLEŞTİREREK DUVAR İNŞA ETTİLER
Stenman, çok sayıda gazeteyi katmanlar halinde bir araya getirerek yapıştırdı. Un bazlı tutkalla birbirine bağlanan kağıtlar sıkıştırılarak daha yoğun ve dayanıklı hale getirildi.
Gazeteden oluşan duvarların üzeri ise vernikle kaplandı. Böylece kağıtların nemle doğrudan temas etmesinin önüne geçilmeye çalışıldı.
En dikkat çekici detaylardan biri ise gazetelerin tamamen gizlenmemesi ve açıkça görülmesi oldu. Duvarlarda dönemin haberleri, reklamları ve gazete başlıkları bugün bile görülebiliyor.
EVDEKİ EŞYALARI GAZETEDEN YAPTI
Stenman'ın deneyi yalnızca duvarlarla sınırlı kalmayarak ev dekorasyonuna da taştı. Mühendis; evin içerisinde de gazeteleri kullanarak masa,sandalye, raf, lamba ve saat gibi çeşitli eşyalar yaptı. Böylece kısa süre içerisinde okunup atılması beklenen gazeteler, evin içerisinde uzun yıllar kullanılabilecek eşyalara dönüştürüldü.
DENEY 100 YILI GERİDE BIRAKTI
Kağıdın su ve yangın karşısında hassas olmasına rağmen, evin uzun süre boyunca korunabilmesi kullanılan malzemelerin birlikte değerlendirilmesini önemli hale getiriyor.
Ahşap taşıyıcı sistem, sıkıştırılmış gazete katmanları, tutkal ve vernik bir araya gelerek sıra dışı yapının günümüze ulaşmasını sağladı. Bugün müze olarak korunan Paper House (Kağıt Ev), yalnızca ilginç bir ev olarak değil atık olarak görülen bir malzemenin farklı bir amaçla nasıl kullanılabileceğini gösteren tarihi bir deney olarak da dikkat çekiyor.
Brezilya'nın Osasco kentinde ev sahibi olmak isteyen dar gelirli aileler, barınma krizine karşı unutulmayacak bir imece mücadelesine imza attı.
Brezilya'nın Osasco kentinde 1990'lı yıllarda baş gösteren derin konut krizi, halkın örnek gösterilecek bir dayanışma modeli geliştirmesini sağladı.
Ev bulmakta zorlanan yüzlerce aile, bir araya gelerek kurdukları Osasco Konut Derneği (COPROMO) çatısı altında dev bir inşaat hamlesi başlattı.
Belediye tarafından tahsis edilen 54 bin metrekarelik arazide yükselen proje, mimarlar, mühendisler ve sosyal hizmet uzmanlarının rehberliğinde tamamıyla geleceğin ev sahipleri tarafından inşa edildi.
Harç ve bloklarla duvarları yükselten mahalleliler, sürecin hızlanması için şantiyede dahi görülmemiş bir çözüme imza attı. İhtiyaç duyulan metal merdivenlerin dışarıdan temin edilmesinin maliyetli olması üzerine aileler, şantiye alanında kendi demir atölyelerini kurarak binaların merdivenlerini bizzat kendileri üretti. Önceden monte edilen sağlam metal merdivenler, inşaat sürecinde iskele görevi görerek iş güvenliğini ve katlar arası malzeme taşımasını da üst düzey seviyeye çıkardı.
Finansmanı hem katılımcıların kendi birikimleriyle hem de kademeli olarak sağlanan eyalet fonlarıyla karşılanan COPROMO projesi, halk dayanışmasının sınırlarını gözler önüne serdi. 1998 yılında tamamlanan ve her biri 54 metrekarelik 2 odalı 1000 daireden oluşan dev kompleks; çevresindeki okul, hastane ve sağlık merkezleriyle tam teşekküllü bir mahalleye dönüştü.
Komşuluk bağlarını henüz inşaat aşamasında güçlendiren aileler, daire paylaşımlarını da şantiyede birlikte ter döktükleri gruplara göre organize etti. Bu tarihi başarı; doğru bir teknik destek, toplumsal örgütlenme ve kamu finansmanı bir araya geldiğinde dar gelirli halkın kendi kaderini değiştirebileceğini kanıtlayan en somut örneklerden biri oldu.