Yeni bir bulvar inşa etmek için koskoca bir binayı yıkmak yerine, onu ikiye bölüp raylar üzerinde taşımayı hiç hayal ettiniz mi? Romanya'da tam olarak bu yaşandı; üstelik 7 bin 600 tonluk bu devasa yapı hareket ederken, içindeki 80 aile evlerinde oturmaya devam ediyordu. Gelin, mühendislik tarihinin en akılalmaz ve cesur hamlelerinden birinin ardındaki o şoke edici hikayeye yakından bakalım.
Bu sıra dışı operasyon, Romanya'nın komünist dönemi olan 27 Mayıs 1987 tarihinde Alba Iulia şehrinde gerçekleşti. Şehirde o dönem büyük çaplı kentsel dönüşüm çalışmaları yapılıyor ve devasa Transilvanya Bulvarı'nın açılması planlanıyordu. Ancak bu dev projenin tam ortasında, yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve tam 7.600 ton ağırlığında dev bir apartman bloğu duruyordu.
Çoğu şehir planlamacısının böyle bir durumda ilk aklına gelen çözüm, binadaki aileleri tahliye edip yapıyı yıkmak ve yeni baştan evler inşa etmektir. Ancak projeye liderlik eden efsanevi mühendis Eugen Iordăchescu ve ekibi, durumu tamamen farklı bir açıdan ele aldı.
Yapılan hesaplamalara göre, binayı özel bir sistemle taşımanın maliyeti, onu yıkıp yeniden yapmaktan çok daha düşüktü. Üstelik bu sayede bölge sakinleri alıştıkları sıcak evlerinden edilmemiş olacaktı.
DEVASA YAPI RAYLARIN ÜZERİNE NASIL YERLEŞTİRİLDİ?
Mühendisler, bu çılgın fikri hayata geçirmek için binanın zeminini büyük bir titizlikle kazarak işe başladılar. 7.600 tonluk (onlarca yolcu uçağının toplam ağırlığına denk) devasa kütleyi eşit şekilde dağıtıp taşıyabilecek çelik bir iskelet sistemi kuruldu.
Ardından bu sağlam tabanın altına özel raylar ve dev tekerlekler yerleştirildi. İnanılmaz derecede ağır yükleri kaldırabilen sıvı basınçlı hidrolik krikolardan oluşan bir ağ sayesinde bina, orijinal temelinden ayrılarak mühendislerin kurduğu bu yeni ve hareketli sistemin üzerine başarıyla oturtuldu.
BİNA ORTADAN İKİYE BÖLÜNDÜ VE 55 METRE KAYDIRILDI
100 metrelik bu dev yapıyı tek parça halinde taşımak oldukça riskli ve zordu. Bu yüzden yapı, mühendislik harikası bir planlamayla ortadan ikiye kesilerek bağımsız iki ayrı parça haline getirildi. Sonrasında her iki yarı, bulvarın iki farklı tarafına doğru raylar üzerinde yavaşça hareket ettirildi. Toplamda 55 metrelik bu kaydırma işlemi sayesinde, apartmanların tam ortasından geçecek olan geniş Transilvanya Bulvarı için ihtiyaç duyulan o devasa boşluk açılmış oldu.
SULAR AKTI, IŞIKLAR YANDI: 80 AİLE İÇERİDEYKEN TAŞINDILAR
Operasyonun asıl tüyler ürperten kısmı ise taşıma esnasında yaşandı. Bina yeni konumuna doğru kayarken, içinde yaşayan 80 ailenin evlerinden ayrılmasına gerek bile duyulmadı.
Alba Iulia resmi turizm sayfasının kayıtlarına göre; su, doğalgaz, elektrik, telefon ve hatta kanalizasyon hatları kesintisiz olarak çalışmaya devam etti. Duvarların ve zeminlerin yavaşça yer değiştirdiği o anlarda, altyapı bağlantılarının kusursuz bir şekilde esnetilip korunması, projenin en hassas ve hayranlık uyandıran noktalarından biriydi.
SADECE 6 SAATTE GELEN İNANILMAZ ZAFER
Tüm bu devasa taşıma işlemi 27 Mayıs 1987 sabahı başladı ve hiçbir kaza veya aksaklık yaşanmadan 6 saatten daha kısa bir sürede tamamlandı. Yıkım molozları oluşmadı, yeni inşaat derdi ortadan kalktı ve en önemlisi 80 aile aynı gün evlerinde yaşamaya devam etti.
Bugün Alba Iulia'yı ziyaret edenler, bir zamanlar yolun tam ortasında duran bu binanın ikiye ayrılmış parçalarını, arasından trafiğin aktığı o büyük bulvarın iki farklı yakasında görebiliyor. İmkansız gibi görünen bu olay, kentsel planlamanın hayatları yıkmadan da yapılabileceğinin en büyük kanıtı olarak tarihteki yerini koruyor.