Olay, 20 Temmuz günü Kağıthane ilçesinde bir kuyumcuda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık bir yıldır Şişli ilçesinde kuyumcu dükkanında kurye olarak görev yapan Deniz Beşli (30) nakledilmesi amacıyla Kağıthane'de bir kuyumcudan 2 milyon 300 bin lira değerindeki yaklaşık 380 gram altını teslim aldı. Ziynet eşyalarını teslim aldıktan sonra yola çıkan kuryeden iddiaya göre bir daha haber alınamadı. Kuryenin nakil yaptığı motosiklet ise terk edilmiş halde bulundu.
MEKTUP KAFALARI KARIŞTIRDI
Altınların adrese ulaşmaması ve kuryeye erişilememesi üzerine durumdan şüphelenen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirerek şüpheli şahıstan şikayetçi oldu. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatırken, kuryenin ailesinin de endişeli bekleyişi sürüyor. Oğullarının hayatından endişe ettiğini belirten kuryenin anne ve babası, birkaç gün önce evlerinin kapısına gizemli bir mektup bıraktığını iddia etti. Mektupta yazanlar kafalarını çok karıştırdı.
"OLAYDAN ÖNCE TEHDİT EDİLDİĞİNİ SÖYLEDİ"
Baba Ramazan Beşli, oğlunun kaçırıldığından şüphelendiğini söyleyerek, "Benim çocuğum kuyumcudan 2 milyon 300 bin lira civarında emanet alıyor, motoruna biniyor ve kayboluyor. Olaydan bir gün önce bana dedi ki "2 milyon para bulacaksın. Benim kafama silah dayandı. Dışarı çıktığım an beni vuracaklar" dedi bana. Dün sabah kalktığımda kapının kenarında bir zarf bırakılmıştı. Bir de baktım ki benim oğlumun adıyla yazılmış bir mektup buldum. Motoru park edilmiş şekilde, kaskı üzerinde, çantası üzerinde, içerisini boşaltılmış vaziyette buluyor patronu. Kesinlikle ben kendi çocuğumun yaptığını düşünmüyorum.
"DENİZ ÖYLE BİR ÇOCUK DEĞİL"
Mağdur kuyumcu Ali İhsan Dal da Deniz Beşli'nin başına kötü bir şey geldiğinden şüphelendiğini ifade ederek "Parayı alıp kaçacak bir izlenim vermedi bana. Ben de çocuğun başına bir şey geldiğini düşünüyorum."
DENİZ'İN ADININ YAZDIĞI MEKTUP ŞAŞKINLIK YARATTI
Show Haber'in yaptığı habere göre 2 gün önce ailesinin yaşadığı evin daire kapısına iddiaya göre oğlunun adıyla yazılan bir mektup bırakıldı. Aile o mektubu kimin yazdığını hala bilmeyen anne Nilüfer Beşli, "Mektubu okuduk şoka girdim. Bir müddet kendime gelemedim. Mektuptan sonra daha çok endişelendim."