Bir nehir için gerçekleştirilen sıra dışı operasyon, görenlerin dikkatini çekti. Helikopterlerle gerçekleştirilen çalışmada nehir yatağına yüzlerce tonluk malzeme taşındı. İlk bakışta çevreye zarar veriyormuş gibi görünen bu müdahalenin arkasında ise şaşkınlığa uğratacak bir başarı yattı.
İsveç'teki uzmanlar, insan müdahaleleri nedeniyle tahrip olan Abramsan Nehri ekosistemini yeniden canlandırmak için sıra dışı bir operasyona imza attı.
Uzmanlar, helikopterler aracılığıyla nehir yatağına tam 150 ton kum ve çakıl taşı taşıyarak bıraktı.
Yüzyıllar sürebilecek doğal tortu birikim sürecini havadan yapılan bu müdahaleyle hızlandıran ekip, nehirdeki biyolojik çeşitliliği ve suda yaşayan canlıların üreme alanlarını kısa sürede eski sağlığına kavuşturmayı başardı.
Nehrin dibine bırakılan kum ve çakıllar, su altındaki yaşam zincirinin temeli olan böcek larvaları için hayati önem taşıyan zemin yapısını kısa sürede yeniden inşa etti.
PEKİ BU MÜDAHALE BÖLGEDEKİ CANLILARI NASIL ETKİLEYECEK?
Nehir yatağı boyunca homojen bir şekilde yayılan yeni tortu katmanı, alabalık ve somon gibi bölgeye özgü balık türlerinin yumurtlama alanlarını eski haline getirdi.
Ayrıca nehir ekosisteminin temizliğinde anahtar rol oynayan tatlı su midyelerinin yaşam döngülerini sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları mikrohabitatlar yeniden işlevsel kılındı.
Projeyi yürüten ekip, nehir boyunca dağıtılan çakıl ve kum tabakasının suyun doğal akış gücüyle bütünleşerek bölgeyi kendi kendini sürekli yenileyebilen dengeli bir ekosisteme dönüştürmesini hedefliyor.
Sahra Çölü'nün güneyinde yer alan Sahel bölgesinde sertleşmiş toprak yapısı ve aşırı iklim koşulları nedeniyle ağaçlandırma çalışmaları yıllarca başarısızlıkla sonuçlandı. Gündüz 60 dereceyi aşan sıcaklıklar ile gece yaşanan sert sıcaklık düşüşleri, yağmur suyunun emilmeden buharlaşmasına ve dikilen tohumların çimlenememesine yol açtı.
Zorlu doğa şartlarını biyolojik yöntemlerle aşmak amacıyla 2021 yılında bölgeye salınan 500 adet çöl kaplumbağası, aradan geçen beş yıllık sürecin ardından çorak araziyi yeniden yeşil bir bitki örtüsüyle buluşturmayı başardı.
15 METRELİK DERİN TÜNELLER TOPRAĞIN FİZİKSEL YAPISINI DEĞİŞTİRDİ
Bölgeye bırakılan "Sulcata" türü dev kaplumbağalar, çölün kavurucu sıcaklarından korunabilmek adına toprağın 10 ila 15 metre altına ulaşan derin tüneller kazmaya başladı.
Bu kazı faaliyetleri sırasında toprağın kabuklaşmış sert üst katmanı kırıldı; böylece yağmur suyunun alt tabakalara sızması ve nemin toprakta uzun süre muhafaza edilmesi sağlandı.
Hiçbir yapay sulama ve kimyasal müdahale kullanılmadan gerçekleşen bu bitki örtüsü artışı; böcek, kuş ve küçük omurgalı popülasyonunun da bölgeye geri dönmesini sağladı.
Ekoloji uzmanları, ekosistemi kendi biyolojik davranışlarıyla dönüştürme yeteneğine sahip olan bu canlıları resmi raporlarında "ekosistem mühendisleri" olarak tanımladı.
Senegal'de uygulanan benzer kaplumbağa yetiştirme ve doğaya salma programlarında, sürüngenlerin dördüncü yıl sonundaki hayatta kalma oranının yüzde 80 seviyesini aştığı kayıtlara geçti.
Hayvanların yaşam süresi uzadıkça genişleyen tünel ağlarının toprak üzerindeki olumlu etkileri de katlanarak arttı. Uzmanlar, uygulanan bu biyolojik yöntemin başarısının bölgesel yağış miktarı ve arazi yönetimi koşullarıyla doğrudan ilişkili olduğunu bildiriyor.
YER ÇEKİMSİZ ORTAMDA PETEK ÖRÜP ÜREMEYİ BAŞARDILAR
Görev süresinin ilk saatlerinde belirgin bir yön kaybı yaşayan ve hareket etmekte güçlük çeken arılar, kısa süre içerisinde ortam şartlarına olağanüstü bir şekilde uyum sağladı.
Yayımlanan araştırma verilerine göre koloni, yörüngedeki görev süresince yaklaşık 200 santimetre kare büyüklüğünde kusursuz altıgen yapıda petek inşa etti.
Test süreci kapsamında kraliçe arının 35 yumurta bırakması ise vital faaliyetlerin yörüngede aksamadan devam edebildiğini açıkça kanıtladı.