3D yazıcıyla inşaat teknolojisi hala oldukça yenilikçi bir alan olsa da hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Bu alandaki son büyük adım Danimarka'dan geldi. 36 öğrenci dairesinden oluşan ve "Avrupa'nın en büyük 3D yazıcıyla basılan konut projesi" olarak tanımlanan çalışma tamamlandı.
Mühendislik ve mimarlık ekiplerinin ortaklığıyla hayata geçirilen proje, Danimarka'nın Holstebro kentinde yer alıyor. Çalışma, yerel bir üniversite kampüsü için inşa edildi.
Toplam 36 daire, altı adet tek katlı bina arasında paylaştırıldı. Binalar ortak avluları, peyzajlı bahçeleri, yürüyüş yollarını ve bisiklet park alanlarını paylaşıyor.
İnşaat sürecinde dikkat çeken bir diğer detay ise ağaçlık alandaki mevcut ağaçların %90'ının korunmuş olması.
Yazıcı ile yapılan baskı tamamlandıktan sonra insan iş gücü devreye girerek çatı, mobilya, kapılar ve pencereler gibi beton kabuğu yaşanabilir bir eve dönüştüren diğer unsurları monte etti.
Büyüklükleri 40 ile 50 metrekare arasında değişen öğrenci dairelerinin her biri kendi mutfağı, çalışma alanı, oturma odası, banyosu ve yatak alanıyla bağımsız birer ev olarak tasarlandı. Geniş pencereler ve çatı pencereleriyle gün ışığından maksimum düzeyde yararlanılması sağlandı.
İç mekanda, 3D baskı sürecinden kalan katmanlı beton görünümü; ahşap, alçıpan ve mantar detaylarla yumuşatıldı. Ayrıca bazı dairelerde yatak alanları yüksekte konumlandırılarak alt kısımlar çalışma alanı olarak değerlendirildi ve alan verimliliği artırıldı.
İnsan iş gücüyle yapılan tamamlama çalışmaları da dahil olmak üzere toplam 12 ayda bitirilen projeye öğrencilerin önümüzdeki haftalarda taşınması bekleniyor.
Günümüzde 3D yazıcılarla saatler içinde inşa edilen yüksek teknolojili konutlar geleceğin mimarisini şekillendirirken, bu alternatif arayışların tarihi aslında tahmin edilenden çok daha geriye dayanıyor. İşte yüksek teknolojiden 100 yıl önce, sadece gazete ve un kullanılarak yapılan ve hala sapasağlam ayakta duran o inanılmaz ev...
GAZETEDEN YAPILAN EV 100 YILDIR AYAKTA
ABD'nin Massachusetts eyaletindeki bu sıra dışı yapı, 1922 yılında bir makine mühendisi tarafından deney amacıyla inşa edilmeye başlandı.
Yazlık ev olarak inşa edilmeye başlanan yapıda, 100 binden fazla gazete kullanılarak ev inşa edildi.
Mühendis Stenman, yalnızca duvarlarla yetinmeyerek aynı prensibi iç mekanlara da uyguladı ve gazete kullanarak mobilyalar inşa etti.
GAZETELERİ BİRLEŞTİREREK DUVAR İNŞA ETTİLER
Stenman, çok sayıda gazeteyi katmanlar halinde bir araya getirerek yapıştırdı. Un bazlı tutkalla birbirine bağlanan kağıtlar sıkıştırılarak daha yoğun ve dayanıklı hale getirildi.
Gazeteden oluşan duvarların üzeri ise vernikle kaplandı. Böylece kağıtların nemle doğrudan temas etmesinin önüne geçilmeye çalışıldı.
En dikkat çekici detaylardan biri ise gazetelerin tamamen gizlenmemesi ve açıkça görülmesi oldu. Duvarlarda dönemin haberleri, reklamları ve gazete başlıkları bugün bile görülebiliyor.
EVDEKİ EŞYALARI GAZETEDEN YAPTI
Stenman'ın deneyi yalnızca duvarlarla sınırlı kalmayarak ev dekorasyonuna da taştı. Mühendis; evin içerisinde de gazeteleri kullanarak masa,sandalye, raf, lamba ve saat gibi çeşitli eşyalar yaptı. Böylece kısa süre içerisinde okunup atılması beklenen gazeteler, evin içerisinde uzun yıllar kullanılabilecek eşyalara dönüştürüldü.
Ahşap taşıyıcı sistem, sıkıştırılmış gazete katmanları, tutkal ve vernik bir araya gelerek sıra dışı yapının günümüze ulaşmasını sağladı. Bugün müze olarak korunan Paper House (Kağıt Ev), yalnızca ilginç bir ev olarak değil atık olarak görülen bir malzemenin farklı bir amaçla nasıl kullanılabileceğini gösteren tarihi bir deney olarak da dikkat çekiyor.
Brezilya'nın Osasco kentinde ev sahibi olmak isteyen dar gelirli aileler, barınma krizine karşı unutulmayacak bir imece mücadelesine imza attı.
1992-1998 yılları arasında organizasyon kurarak bir araya gelen aileler, mimar ve mühendislerin teknik desteğiyle 5 katlı 50 binadan oluşan 1000 dairelik COPROMO sitesini inşa etti.