Hafızalarımıza kazınan o sahnelerde defalarca duyduk ama çoğumuz kelime anlamını hiç merak etmedik. Yeşilçam filmlerinin unutulmaz repliklerinde geçen bu ifadeler aslında bakın ne anlama geliyormuş...
Türk sinemasının altın çağında, siyah-beyaz televizyonların karşısında ya da yazlık sinemalarda büyüyenlerin hafızasına kazınmış meşhur replikler vardır. Kemal Sunal'ın saf tebessümünde, Şener Şen'in kurnaz tiratlarında veya Türkan Şoray'ın mağrur duruşunda dile gelen birçok kelime, sadece bir sinema repliği değil; dönemin dil zenginliğini ve kültürünü taşıyan birer simgeydi.
Peki, izlerken kahkahalara boğulduğumuz ya da hüzünlendiğimiz o sahnelerde geçen kelimelerin anlamı ne? İşte, Yeşilçam lugatının en dikkat çekici ve sıkça kullanılan kelimelerinin anlamları…
Alicenap: Genellikle Hulusi Kentmen'in canlandırdığı zengin ama dünya tatlısı babalar için kullanılan, cömert, onurlu ve yüksek gönüllü anlamına gelen bir sıfattır.
Baldır Bacak/Baldırı Çıplak: Mahallede biraz açık giyinen veya dönemin sosyete partilerine katılan karakterleri gıyabında eleştiren mahalleli teyzelerin ve muhafazakar babaların dilindeki tanım.
Açık saçık, edebe aykırı görülen giyim kuşam biçimini küçümsemek veya eleştirmek amacıyla kullanılan argo kökenli bir deyim.
Bedbin: "Kötümser" ya da "karamsar" anlamına gelir.
Hayata küsen, aşk acısı çeken karakterler için söylenir.
Bendeniz: Hulusi Kentmen gibi beyefendi babaların, Zeki Alasya veya Metin Akpınar'ın nezaket gösterdiği ilk tanışma ve hürmet sahneleri.
Farsça kökenli bir alçakgönüllülük ifadesidir. Köleniz, kulunuz, ben kulunuz olan kişi anlamına gelir; Türkçede kibarca kendini tanıtırken "bendeniz (isim)" şeklinde kullanılır.
Faça: Yüz, çehre veya dış görünüş demektir.
"Façasını almak" birinin karizmasını çizmek, "façası yememek" ise cesaret edememek anlamında kullanılır.
Hissikablelvuku: Melodramlarda kötü bir şey olmadan önce karakterlerin göğsüne elini koyup "İçimde kötü bir his var" dediği anın edebî adıdır; olacakları önceden hissetmek anlamına gelir.
Külhanbeyi: Sokak nizamını koruduğunu iddia eden, kendine has giyimi ve yürüyüşü olan, eski tip mahalle kabadayısıdır.
Müflis: Fabrikatör babaların iflas ettikten sonra zengin dostları tarafından yüzüstü bırakıldığı sahnelerde sıkça duyduğumuz bir sıfat.
İflas etmiş, borçlarını ödeyemez duruma gelmiş, batmış kimse.
Müteşekkirim: "Teşekkür ederim" veya "minnettarım" demektir.
Ediz Hun veya Kartal Tibet'in hanımefendilere olan minnetini belirtirken sıkça duyulur.
Mangır: Para demektir. Kumarda veya hesap öderken kabadayıların "Sökül mangırları" dediğini çok duyarsınız. Aynı şekilde Papel de sıkça kullanılır.
Meymenetsiz: "Uğursuz, suratsız, bereketsiz" kimseler için söylenir. Genelde komedi filmlerinde birbirine kızan karakterlerin hakaretidir.
Perende: Dönemin Cüneyt Arkın tarzı aksiyon ve tarihi filmlerinde dublörlerin veya oyuncuların havada attığı takla eyleminin o dönemki yaygın adıdır.
Şantöz: Kulüplerde veya gazinolarda şarkı söyleyen kadın sanatçıdır.
Filmlerde baş karakterin sevgilisinin "gazino patronunun tuzağına düşüp şantöz olması" klişelerinde sıkça geçer.
Şeyda: Siyah-beyaz aşk filmlerinde, sevdasından ne yapacağını bilemeyen karakterler için geçen, aşk sebebiyle aklını kaçıracak gibi olmuş, çılgınca seven anlamındaki kelimedir.