Çekya'da ormanda yürüyüş yapan iki kişinin fark ettiği eski bir kutu, kısa süre sonra büyük bir tarihi keşfe dönüştü. Taş duvarın arasından görünen alüminyum kabı çıkaran yürüyüşçüler, siyah kumaşa sarılmış 598 altın sikkeyle karşılaştı. Yaklaşık bir metre uzaklıktaki ikinci kutudan çıkan değerli eşyalar ise keşfi daha da sıra dışı hale getirdi.
Bulduklarını kendi aralarında paylaşmak yerine Doğu Bohemya Müzesi'ne teslim eden yürüyüşçülerin karşılaştığı hazinenin toplam ağırlığı yaklaşık 7 kilogramı buluyor. Uzmanlar sikkelerin farklı Avrupa bölgelerinden gelmesini ve hazinenin neden ormana saklandığını araştırırken, asıl gizem hala yanıtlanmış değil.
Keşif, Çekya'nın kuzeydoğusundaki Zvičina Tepesi'nin güneybatı yamaçlarında gerçekleşti. Şubat 2025'te yürüyüş yapan iki kişi, ormanla kaplanmış eski bir taş duvarın arasından dışarı doğru çıkan bir alüminyum kap fark etti.
Kabı çıkardıklarında içeride 598 altın sikke olduğunu gördüler. Sikkeler gelişigüzel atılmamıştı; 11 ayrı grup halinde düzenlenmiş ve siyah kumaşa sarılmıştı.
Yürüyüşçüler buluntuyu aynı gün Hradec Králové'deki Doğu Bohemya Müzesi'ne teslim etti. Böylece sıradan bir orman yürüyüşü, arkeologların aylar sürecek incelemesinin başlangıcı oldu.
BİR METRE İLERİDE İKİNCİ KUTU BULUNDU
lk kutunun bulunmasıyla keşif sona ermedi. Yaklaşık bir metre uzaklıkta ikinci bir metal kutu daha ortaya çıktı.
Bu kutunun içinde:
gibi çok sayıda değerli eşya bulundu. İki kutudaki parçaların toplam ağırlığının yaklaşık 7 kilogram olduğu bildirildi.
598 SİKKENİN ÜZERİNDEKİ TARİHLER ÖNEMLİ BİR İPUCU VERDİ
Uzmanların incelemesine göre altın sikkelerin tarihleri 1808 ile 1915 arasında değişiyor. Koleksiyonda Fransız, Avusturya-Macaristan, Belçika, Osmanlı ve başka Avrupa bölgeleriyle bağlantılı paralar bulunuyor.
Daha da dikkat çekici olan ise bazı sikkelerde sonradan yapılmış damgaların bulunması. Bu işaretler, koleksiyonun Birinci Dünya Savaşı sonrasında Balkanlar'dan Orta Avrupa'ya taşınmış olabileceğine ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Ancak hazinenin tam olarak kim tarafından ve hangi tarihte saklandığı kesinleşmiş değil.
HAZİNENİN NEDEN SAKLANDIĞI HÂLÂ BİLİNMİYOR
Keşfin en merak uyandıran kısmı da burada başlıyor. Sikkeler ve diğer eşyalar oldukça düzenli şekilde saklanmış, ancak onları buraya bırakan kişi ya da kişiler bir daha geri dönmemiş.
Uzmanlar, 20. yüzyılın ilk yarısındaki savaşlar, sınır değişiklikleri ve bölgedeki nüfus hareketlerinin hazinenin saklanmasıyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Ancak müze uzmanları hazinenin sahibinin kim olduğunu kesin olarak belirleyebilmiş değil.
Bu nedenle keşif yalnızca "ormanda altın bulundu" hikâyesinden ibaret değil. Sikkelerin Balkanlar'dan Çekya'ya nasıl geldiği ve sahibinin neden bütün bu değerli eşyaları geride bıraktığı, araştırmanın en önemli sorularını oluşturuyor.
DEĞERİ 300 BİN DOLARIN ÜZERİNDE HESAPLANIYOR
İlk değerlemelerde hazinenin toplam değerinin 300 bin doların üzerinde olduğu bildirildi. Ancak uzmanlar gerçek değerin yalnızca altının piyasa fiyatıyla hesaplanamayacağını belirtiyor. Sikkelerin ve diğer parçaların tarihi ve koleksiyon değeri de bulunuyor.
Özellikle 3,7 kilogramlık altın sikke grubunun farklı ülkelerden gelen parçaları bir arada barındırması, keşfin tarihsel önemini artırıyor.