İngiltere'de yürütülen proje kapsamında, geleneksel yüksek sokak lambalarının yerine yol yüzeyine gömülen güneş enerjili ışıklı çiviler test edilmeye başlandı. Gündüz depoladığı enerjiyle gece boyunca yol sınırlarını ve virajları belirginleştiren bu çevreci sistem, hem enerji tüketimini ve karbon salımını azaltmayı hem de sürücü güvenliğini artırmayı hedefliyor.
İngiltere'de kırsal yollar ve kritik kavşaklarda geleneksel sokak aydınlatma sistemlerine alternatif oluşturacak yenilikçi bir teknoloji uygulamaya konuldu. Ülke genelindeki yerel yönetimlerin katılımıyla sürdürülen projenin parçası olarak, yol yüzeyine entegre edilen güneş enerjili ışıklı çiviler teste tabi tutuluyor. Çalışmanın temel amacı; kesintisiz yüksek aydınlatmanın gerçekten gerekli olup olmadığını belirlemek ve güvenliğin korunabildiği alanlarda devasa sokak lambalarına olan bağımlılığı azaltmak.
GÜNDÜZ ŞARJ OLUYOR, GECE YANIYOR
Asfalta gömülen bu küçük aydınlatma elemanları, bünyelerinde yer alan minyatür güneş panelleri sayesinde gün boyunca enerji depoluyor. Hava karardığında ise otomatik olarak devreye girerek şerit hatlarını ve yol hatlarını belirgin hale getiriyor. Yalnızca araç farından gelen ışığı yansıtan klasik reflektörlerin aksine, bu cihazlar kendi ışığını yayarak sürücülere çok daha uzak mesafelerden yüksek görüş imkanı sunuyor.
TRAFİK GÜVENLİĞİ İÇİN BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Işıklı çiviler güzergahlarda tek başına kullanılmıyor. Deneme alanlarında daha yüksek yansıtıcılığa sahip yol çizgileri, görünürlüğü artırılmış trafik levhaları ve yayaların yoğunlaştığı noktalar için alçak seviyeli aydınlatma üniteleri de sisteme entegre ediliyor. Çivilerin dizilim aralıkları, sürücülere yaklaşan tehlikeli virajları veya kavşakları önceden hissettirecek şekilde özel boyutlandırılıyor. Böylece sürücülerin tehlikeli noktalara yaklaşırken hızlarını doğal olarak düşürmeleri sağlanıyor.
SOKAK LAMBALARININ TAMAMI KALDIRILMIYOR
Yeni uygulama, ülkedeki tüm sokak lambalarının söküleceği anlamına gelmiyor. Şehir merkezlerinde ve yayaların yoğun kullandığı alanlarda mevcut direkler görev yapmaya devam edecek. Testler daha çok kırsal arterlerde ve yerleşim yerlerini bağlayan yüksek hızlı yollarda yürütülüyor.
Sistemin en büyük avantajlarından biri de çevre ve enerji üzerindeki olumlu etkileri. Geleneksel sokak lambalarının yüksek elektrik tüketimini ve yapay ışık kirliliğini engellemeyi hedefleyen proje, güneş enerjili çiviler sayesinde yol aydınlatmasından kaynaklanan karbon ayak izini minimuma indirmeyi vaat ediyor.
Haziran 2026'da başlayan uygulamayla kısa sürede 95 bin ton asfalt üretildi. Yenilikçi yöntem, asfalt üretiminde kullanılan fosil kaynaklı girdilerden birinin yenilenebilir bir ham maddeyle değiştirilmesini sağlıyor.
MISIRDAN ELDE EDİLEN YAĞ ASFALTIN PARÇASI OLDU
Uygulamayla mısırdan elde edilen teknik yağı asfalt üretiminde kullanıyor. Kullanılan yağ, asfaltın üretiminde daha önce kullanılan fosil kaynaklı seyrelticinin bir bölümünün yerine geçiyor. Böylece yenilenebilir kaynaklı bir ham madde, doğrudan yol yapımında kullanılan asfaltın üretim sürecine dahil ediliyor.
Şangay'da sürdürülebilirlik odaklı proje kapsamında, çevreye atılan plastik atıkların miktarını azaltmak amacıyla dönüştürülen ilk "plastik yol" hayata geçirildi.
Zor geri dönüştürülen plastiklere yeniden kullanım alanı sunan bu çalışma, atıkların çevreye zarar vermesini önlemeyi hedefliyor.
İLK ASFALT DÖKÜLDÜ
Uygulama kapsamında 6.000'den fazla kullanılmış süt şişesi ve diğer plastik atıklar toplanarak polimer modifiye asfalt yol yapımında kullanıldı. Özel bir asfalt teknolojisiyle desteklenen bu yöntem sayesinde elde edilen yollar, geleneksel asfalt kaplamalara kıyasla çok daha yüksek performans ve dayanıklılık sergiliyor.
Süt şişeleri normalde geri dönüştürülebilir malzeme sınıfında yer alsa da, içerlerindeki süt kalıntıları nedeniyle geri dönüşüm firmaları tarafından çoğunlukla yüksek kirlilik oranı taşıdığı gerekçesiyle kabul edilmiyor. Malzeme bilimi ve teknolojisinden faydalanılarak geliştirilen bu yöntem ise atık plastiklerin yollarda ve kaldırımlarda asfalt katkı maddesi olarak değerlendirilmesini sağlıyor.
Galler'de yürütülen bir geri dönüşüm projesi kapsamında, yaklaşık 80.000 kullanılmış bebek bezinden elde edilen elyaflar yol yapımında kullanıldı. Bu yöntem sayesinde 4 ton atık depolama alanlarına gitmekten kurtarılırken, ek bir malzemeye de gerek duyulmadı.
Döngüsel ekonominin başarılı bir örneği olarak öne çıkan proje, hayata geçirildi. B4336 karayolunun Pontweli mevkiinde gerçekleştirilen çalışmada, toplanan bebek bezleri özel bir tesiste işlenerek elyaf paletlerine dönüştürüldü.
Elde edilen geri dönüştürülmüş elyaflar, Taş Mastik Asfalt (SMA) adı verilen yol kaplama malzemesiyle karıştırılarak yola serildi.
ABD'nin Michigan eyaletine bağlı Ann Arbor kentinde hayata geçirilen pilot proje, çevre ve altyapı çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı.
Kent yönetimi, kullanım ömrünü tamamlamış yaklaşık 2 bin eski otomobil lastiğini özel yöntemlerle öğüterek asfalt karışımına dahil etti.