Türkiye'de ceza ve infaz sistemini baştan aşağı değiştirecek yeni bir reform için hazırlıklara hız verildi. A Haber muhabirinin canlı yayında aktardığı bilgilere göre; daha önce pandemi (COVID-19) döneminde uygulanan esnekliklerin ardından, şimdi infaz sisteminin bütününe yönelik çok daha kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Hangi suçlarda erken tahliye yolu açılıyor, hangi suçlarda kapılar tamamen kapanıyor? İnfaz sisteminde 'Kod' dönemi nedir? İşte detaylar...
Türkiye'de ceza ve infaz sistemini baştan aşağı değiştirecek, toplumdaki "cezasızlık algısını" ortadan kaldıracak yeni bir reform için hazırlıklara hız verildi.
A Haber muhabirinin canlı yayında aktardığı bilgilere göre; daha önce pandemi (COVID-19) döneminde uygulanan esnekliklerin ve açık cezaevi izinlerinin ardından, şimdi infaz sisteminin bütününe yönelik çok daha kalıcı ve kapsamlı bir çalışma yürütülüyor.
"TEMEL HEDEF ADALETE OLAN GÜVENİ PERÇİNLEMEK"
AK Parti kurmayları ve Adalet Bakanlığı yetkilileri tarafından hazırlanan bu yeni düzenleme, TBMM gündeminde olan ve devam eden 9. Yargı Paketi çalışmalarından tamamen bağımsız ve müstakil bir kanun teklifi olarak ele alınıyor. Temel hedef ise ceza sistemindeki kafa karıştırıcı karmaşıklığı ortadan kaldırmak ve adalete olan güveni perçinlemek.
KRİTİK TARİH: 15 EYLÜL KÜLLİYE ZİRVESİ
Hukukçuların ve vatandaşların merakla beklediği yeni infaz sisteminin temel çerçevesi ve tüm ince detayları, 15 Eylül tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilmesi planlanan geniş katılımlı ve kritik toplantıda masaya yatırılacak. Bu zirvede, Adalet Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı etki analizleri Başkan Erdoğan'a sunulacak ve yasa taslağına son şekli verilecek.
SUÇUN AĞIRLIĞINA GÖRE YENİ "KOD SİSTEMİ" GELİYOR
Mevcut ceza sisteminde her suç tipi için ayrı ayrı belirlenen, zaman zaman içtihat farklılıklarına yol açan karmaşık kurallar dizisi tamamen terk ediliyor. Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) suçların niteliğine, toplumda yarattığı etkiye ve ağırlığına göre çok daha net, sade ve anlaşılır yeni bir "kod sistemi" kurulması planlanıyor.
Yeni sistemle birlikte hükümlülerin cezaevinde kalma sürelerini belirleyen koşullu salıverilme şartları, net çizgilerle iki ana kategoriye ayrılacak:
Genel ve Hafif Suçlar (1/2 Oranı): Kasten yaralama (basit halleri), hırsızlık (belirli türleri) veya bazı mali suçlar gibi bu kategorideki suçları işleyen hükümlüler, aldıkları cezaların 1/2'sini (yarısını) kapalı veya açık ceza infaz kurumlarında fiilen çektikten sonra koşullu salıverilme imkanından faydalanabilecek.
Ağır ve Toplumda İnfial Yaratan Suçlar (2/3 Oranı ve Sıkı Denetim): Toplumun kanayan yarası olan çocuğa cinsel istismar, kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, alt soy ve üst soya karşı kasten öldürme ile devlete karşı işlenen terör suçları gibi ağır vakalarda hiçbir esneklik tanınmayacak. Bu suçlardan hüküm giyenler için koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak katı bir şekilde uygulanacak. Bu sayede, kamu vicdanını yaralayan ağır suçları işleyenlerin "kısa sürede çıkarlar" algısı yıkılacak ve erken tahliye olmaları büyük ölçüde zorlaştırılacak.
"SÜREYİ DOLDURMAK" TAHLİYE İÇİN YETMEYECEK: RİSK VE ISLAH ANALİZİ DÖNEMİ
Düzenlemenin en çok dikkat çeken ayaklarından biri de İdare ve Gözlem Kurullarının yapısında yapılacak revizyonlar. Yeni dönemde bir mahkumun cezaevinden tahliye edilebilmesi için sadece kanunda yazan yatar süresini doldurması ve cezaevi içinde pasif bir "iyi hal" göstermesi yeterli olmayacak.
Psikolog, sosyolog ve hukukçuların da yer alacağı kurullar, adeta bir "şartlı tahliye mahkemesi" gibi çalışarak ince eleyip sık dokuyacak.
Kurullar tahliye kararı vermeden önce şu kritik unsurları değerlendirecek:
Toplumsal Uyum Analizi: Mahkumun cezaevinden çıktıktan sonra dış dünya ile uyum sağlama, yasal bir işte çalışma ve topluma entegre olma potansiyeli,
Gerçek Islah Durumu: Verilen cezanın amacına ulaşıp ulaşmadığı, mahkumun işlediği suçtan dolayı gerçek bir pişmanlık duyup duymadığı ve rehabilitasyon programlarına katılımı,
Risk Değerlendirmesi: En önemli kriter olarak, kişinin tahliye edildikten sonra mağdura, mağdurun ailesine veya toplumdaki üçüncü kişilere yeniden zarar verme riskinin bulunup bulunmadığı titizlikle incelenecek. Riskli görülen kişilerin koşullu salıverilme hakları ertelenebilecek.
TOPLUMSAL BEKLENTİLERE YANIT VERECEK, SUÇ ORANLARINI DÜŞÜRECEK
Hayata geçirilecek bu sadeleştirilmiş ve katılaştırılmış yeni sistemle birlikte ceza ve infaz sürecinin çok daha etkin bir yapıya kavuşması hedefleniyor. "Yapanın yanına kâr kalmıyor" düşüncesinin topluma yerleşmesiyle birlikte, suç işleme oranlarında da ciddi bir caydırıcılık sağlanacağı öngörülüyor.