ABD'nin Michigan eyaletinde 1988 yılında bir çiftlik satın alan David Mazurek, mülkü gezerken ahır kapısını açık tutmak için kullanılan tuhaf görünümlü bir taş fark etti. Eski sahibine bu taşın ne olduğunu sorduğunda ise nesillerdir saklanan o sıra dışı hikayeyle karşılaştı.
Eski ev sahibi, 1930'lu yıllarda babasıyla birlikte gece gökyüzünden büyük bir gürültüyle düşen bir nesne gördüklerini anlattı.
Ertesi sabah açılan küçük çukura gittiklerinde, halen sıcak olan bu gizemli taşı çıkarıp kapı tutacağı olarak kullanmaya başladılar.
Tarlayı devralan Mazurek de bu geleneği bozmadı ve 10,2 kilogramlık dev kütleyi tam 30 yıl boyunca aynı şekilde kullanmaya devam etti.
UZMAN BİLE GÖZLERİNE İNANAMADI
Taşın meteor parçalarına benzediğini fark eden Mazurek, incelenmesi için Central Michigan Üniversitesi (CMU) jeoloji bölümünden Prof. Mona Sirbescu'ya başvurdu. Kariyeri boyunca kendisine getirilen sayısız kayacı reddeden Sirbescu, bu kez elinde tuttuklarının sıradan bir taş olmadığını anladı.
Yapılan detaylı analizler ve resmi sınıflandırma incelemeleri sonucunda, taşın nikel oranı oldukça yüksek "IIIAB" sınıfı bir demir meteoru olduğu doğrulandı. Yıllarca ahır kapısını tutmak için kullanılan Edmore meteoriti, 10,2 kilogramlık ağırlığıyla Michigan eyaletinde şimdiye kadar kayıtlara geçen en büyük 6. gök taşı olarak bilim tarihine geçti.
40 YIL EVİNDE SÜS DİYE DURAN HEYKELİN DEĞERİ DE ŞOKE ETMİŞTİ
Yıllarca sıradan bir taş sanılarak ahır kapısını açık tutmak için kullanılan 10 kilogramlık kütlenin gerçek değerinin ortaya çıkması, benzer şaşırtıcı keşifleri de akıllara getirdi. Daha önce bir kişi, bit pazarından yalnızca 101 liraya satın aldığı heykeli 40 yıl boyunca evinde süs eşyası olarak saklamış, ancak eserin gerçek değeri yıllar sonra yapılan incelemeyle ortaya çıkmıştı.
İsveç'te bir kişinin 1980'lerde bit pazarından yaklaşık 101 liraya satın aldığı küçük Buda heykeli, 40 yıl boyunca evde sıradan bir süs eşyası olarak kaldı. Sahibinin merak edip uzmanlara göstermesiyle 600 yıllık Ming Hanedanı eseri olduğu anlaşılan altın kaplama bronz heykel, Stockholm'deki açık artırmada 12 milyon liranın üzerinde bir fiyata alıcı buldu.
BİT PAZARINDAN 101 LİRAYA ALMIŞTI!
İsveç'te yaşanan sıra dışı bir olay, sanat dünyasında geniş yankı uyandırdı. 1980'li yıllarda Uppsala kentindeki bir bit pazarından bugünün parasıyla yaklaşık 101 liraya (20 kronun biraz üzerinde) satın alınan küçük bir Buda heykeli, kırk yıla yakın süre bir evin köşesinde sıradan bir dekorasyon objesi olarak sergilendi.
Yaklaşık 18 santim boyundaki altın kaplamalı bronz döküm heykelin, Çin'de Ming Hanedanı'nın Yongle döneminde (1403-1424) üretildiği tespit edildi.
Eser, Budizm'in kurucusu Şakyamuni Buda'yı, geleneksel nilüfer kaide üzerinde bağdaş kurmuş halde tasvir ediyor. Kumaş kıvrımlarındaki zarafet ve üzerindeki zengin altın kaplama, heykelin doğrudan Ming sarayının imparatorluk atölyelerinde üretildiğini kanıtlıyor.
AÇIK ARTIRMADA MİLYONLUK TEKLİF YARIŞI
Müzayede evinde düzenlenen bir etkinlikte satışa sunulan eser için uluslararası koleksiyonculardan telefon ve internet üzerinden yoğun teklif yağdı. Kıran kırana geçen açık artırma sonucunda heykel, 2 milyon 437 bin 500 İsveç kronuna (yaklaşık 224 bin euro / 12 milyon Türk lirasının üzerinde) satıldı.
Uzmanlar, bu nitelikteki nadide parçaların genellikle saygın kurumların koleksiyonlarında yer aldığını, özel bir evden bu kalitede 15. yüzyıl Budist metal işçiliği örneğinin çıkmasının olağanüstü bir keşif olduğunu belirtti.
2009 yılında İngiltere'nin Staffordshire bölgesindeki bir tarım arazisinde bulunan Anglo-Sakson dönemine ait paha biçilemez hazine, arkeoloji dünyasındaki tüm ezberlerin bozulmasına neden oldu. Toplam değeri 3,285 milyon sterlini bulan devasa define, tarihin en büyük metal işçiliği keşiflerinden biri olarak kayıtlara geçti.
BÖLGEDE 244 TORBA DOLUSU ALTIN VE GÜMÜŞ PARÇALARI BULUNDU
Temmuz 2009'da Güney Straffordshire'da amatör olarak metal detektörüyle aramaya çıkan Terry Herbert, sıradan bir çiftlik tarlasında tarih yazan bir keşfe imza attı. Toprağın altından üst üste altın ve gümüş parçalar çıkarmaya başlayan Herbert, durumu derhal yetkililere bildirdi. Bölgede kısa sürede tam 244 torba dolusu tarihi eser toplandı.
Eserlerin incelenmesinin ardından Hazine Değerlendirme Komitesi, gerçekleştirdiği toplantıda definenin toplam bedelinin 3,285 milyon sterlin olarak açıkladı. Yasal prosedürler gereği bu devasa tutar, hazineyi bulan Herbert ile arazinin sahibi Fred Johnson arasında yarı yarıya bölüştürüldü. Her iki isim de tek bir hamlede yaklaşık 1,64 milyon sterlinlik servetin sahibi oldu.
Görseller temsilidir.
5 KİLO ALTIN, 1 KİLO GÜMÜŞ ÇIKTI
Staffordshire Definesi, miktar ve ağırlık bakımından İngiltere tarihinin bilinen en görkemli arkeolojik buluntularından biri olarak kabul edilen Sutton Hoo mezarını geride bıraktı. Yaklaşık 5 kilogram altın ve 1,3 kilogram gümüş içeren define, Sutton Hoo'da bulunan değerli metallerin (1,66kg) neredeyse dört katına tekabül ediyor.
Görseller temsilidir.
Müze envanterine giren nesneler, toplamdan 3.900'ü aşkın parçadan oluşuyor. Nesnelerin büyük çoğunluğu kılıç kabzası ve aksamlarından meydana geliyor. Savaşçı temasının hakim olduğu definenin içinde en az bir miğfere ait parçalar da yer alıyor.
Görseller temsilidir.
'KRALİYET AİLESİNE AİT OLABİLİR'
Eserler üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı bilimsel araştırmalar, Anglo-Sakson dönemindeki metal işçiliği ve kuyumculuk tekniklerine dair çarpıcı detaylar ortaya koydu. Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlanan analize göre, alaşımdaki altın saflık derecesi ile eserlerin yaşı arasında doğrudan bir bağ bulunmuyor.
Görseller temsilidir.
Anglo-Sakson ustalarının, altın yüzeyindeki gümüş ve bakırı temizlemek için ileri düzey yüzey işleme teknikleri kullandığı tespit edildi. Akademisyenler ve uzmanlar, MS 7. yüzyıla tarihlenen bu parçalardaki üstün işçilik kalitesinin doğrudan bir kraliyet mülkiyetine veya dönemine en üst düzey elitlerine işaret ettiğini belirtti.
Görseller temsilidir.
Moritanya çölünde 2017 yılında bulunan ve ilk bakışta sıradan kaya parçalarını andıran 5,49 kilogramlık kütlenin geçmişi Dünya'nın çok ötesine uzanıyor. Ay yüzeyinden koparak gezegenimize ulaşan ve altı parçadan oluştuğu için "Ay Bulmacası" adı verilen nadir göktaşı, düzenlenen açık artırmada yüz binlerce dolara alıcı buldu.
Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda Ay kökenli olduğu kesinleşen ve literatüre NWA 11789 koduyla geçen göktaşı için verilen son teklif 612 bin 500 dolar oldu. Komisyonlarla birlikte nihai satış bedeli ise 615 bin dolar seviyesine ulaştı.