Türkiye'de tıp alanında bir ilke imza atıldı. Henüz 26 haftalık olan bir bebeğe, anne karnındayken 6,5 saat süren kapalı yöntem omurilik ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Doğmadan gerçekleştirilen kritik operasyon, hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından umut olurken, uzmanlar bu gelişmenin fetal cerrahi alanında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Anne karnındaki 26 haftalık bebeğe uygulanan 6,5 saatlik omurilik ameliyatıyla Türkiye'de bir ilke imza atıldı. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen operasyon, tıp dünyasında dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.
26 haftalık hamile Sebiha Çakmak'ın (32) bebeğine anne karnında 'nöral tüp defekti' (beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali) tanısı konuldu. Hacettepe Üniversitesi Erişkin Çocuk Hastanesi'nde, Türkiye'de ilk kez uygulanan yöntemle rahim içine kapalı yöntemle girilerek bebeğin omuriliğindeki açıklık kapatıldı.
Sebiha Çakmak'ın, 22 haftalık hamileyken Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan ultrason muayenesinde, bebekte beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali tespit edildi. Sebiha Çakmak, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Kliniği'ne sevk edildi. Yapılan tetkikler sonucunda 26 haftalık bebeğe anne karnında müdahale edilmesi kararlaştırıldı.
Konulan tanı sonrasında 6,5 saat süren bir operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, 26 haftalık bebeğin omuriliği üzerindeki açıklık, rahim içine fetoskopik (kapalı) yöntemle girilerek başarıyla kapatıldı. Türkiye'de kapalı yöntemle gerçekleştirilen ilk vaka olarak litaratüre giren operasyonda, rahim içine kamera ve milimetrik cerrahi aletlerle girilerek bebeğin tedavisi sağlandı.
Çakmak, 7'nci çocuğuna hamile olduğunu, önceki çocuklarında böyle bir anomali yaşanmadığını söyledi.
Çakmak, "14 Temmuz'da kapalı bir ameliyat gerçekleşti. Anne karnında oluyor, mucize gibi oldu insana." dedi.
İlk başta herkes doğumun sonlandırılması gerektiğini söylediğini ifade eden Çakmak, "'Sonuna kadar devam edeceğim bu doğuma' dedim. Çocuğum şu an çok şükür iyi. Erkek olacak. Mutluluk ile bekliyoruz onu. Hatta adını 'Umut' koymayı düşünüyoruz oğlumuzun. Bize umut oldu." diye konuştu.
Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren, iki vakayı 24 saat içerisinde hem açık teknikle hem de kapalı teknikle, tedavi ettiklerini söyedi.
Çok geniş bir ekip ve koordinasyon işine dikkat çeken Deren, "Beyin cerrahisi, anestezi, perinatoloji, endoskopik cerrahi, birçok branşın birlikte çalışarak koordine halinde yaptığı cerrahidir. Kapalı cerrahiyi Türkiye'de ilk kez ekibimiz gerçekleştirdi." dedi.
Çok gururlu olduklarını da aktaran Deren, "Bundan sonraki bu hastalıkla gelebilecek hastalarımıza her iki seçeneği de, hem kapalı cerrahi hem açık cerrahi sunabilecek deneyime sahibiz. Kapalı ameliyatta, kamerayla girildiği zaman çok daha küçük bir kesi oluyor." diye konuştu.
Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu da, bu tedavilerin gerçekleşmesi ile birlikte, anne adaylarının bu gebelikte ve takip eden gebeliklerde vajinal doğum gerçekleştirebileceklerini ve doğacak bebeklerin bağımsız yürüme şanslarının arttığını anlatarak, "Bunlar da bu cerrahi tekniğin getirdiği çok önemli avantajlar.
Bu çocuklarda gebeliğin başında meydana gelen bir kusur var. Sonrasında bu kusurun ilerleyen zaman içerisinde bebeğin sinirlerine vereceği hasarın önüne geçmeye çalışıyoruz. Anne karnında yapılan ameliyatın en önemli amacı da bu" dedi.
Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ise, yapılan operasyonların en ilginç yanının bebeğin de anestezi alması olduğunu ve çoklu anestezi yöntemleri uyguladıklarını söyleyerek, "Ameliyat sırasında bebeğe de anestezi veriyoruz, onun da kımıldamamasını sağlıyoruz, anestezi altında olmasını sağlıyoruz.
Çünkü bu dönemdeki bebeklerin de yapılan çalışmalara göre ağrı duydukları ortaya çıktığı için biz de buna uygun anestezi uyguluyoruz. Dolayısıyla aynı anda iki farklı varlığa anestezi uygulamış oluyoruz. Bu nedenle önceden gerçekten çok ciddi bir hazırlık gerektiren ameliyatlar bunlar" ifadelerini kullandı.