Türkiye'de sadece sınırlı bölgelerde yetiştirilen safran, dünyanın en değerli baharatları arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle Karabük'ün Safranbolu ilçesinde üretilen bu özel bitki, zahmetli hasat süreci ve düşük verimi nedeniyle yüksek fiyatlardan alıcı buluyor. Gramı altınla yarışan safran, hem mutfakta hem de kozmetik ve ilaç sanayisinde yoğun ilgi görüyor.
"Dünyanın en pahalı baharatı" olarak bilinen safran, Türkiye'de yalnızca belirli bölgelerde yetiştiriliyor. Binlerce çiçekten elde edilen bu değerli ürün, üretim zorluğu nedeniyle kilogram başına yüz binlerce liraya ulaşabilen fiyatıyla dikkat çekiyor. İşte safranın bu kadar değerli olmasının nedenleri...
Safran (Crocus sativus), hem aroması hem de doğal rengi nedeniyle yüzyıllardır mutfakların vazgeçilmez ürünleri arasında yer alıyor. Az miktarı bile yemeklere renk ve aroma katmaya yetiyor.
Adını da aldığı Karabük'ün Safranbolu ilçesi, Türkiye'de safran üretiminin merkezi olarak biliniyor. Bunun yanında Eskişehir, Ankara, Tokat, Isparta ve birkaç ilde de deneme ve sınırlı üretimler yapılıyor.
Uzmanlara göre safranın değerini artıran başlıca nedenler şunlar:
Safran; pilav, tatlı ve çeşitli yemeklerin yanı sıra kozmetik, doğal boya ve bazı ilaç çalışmalarında da değerlendiriliyor.
Kaliteli Türk safranı, yurt dışında da alıcı buluyor. Özellikle gastronomi sektöründe doğal ve kaliteli ürün arayışı, safrana olan ilgiyi artırıyor.
Son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı ile çeşitli üniversitelerin desteklediği projeler sayesinde safran üretim alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.
Düşük üretim miktarı, zahmetli hasadı ve yüksek ekonomik değeri nedeniyle safran, dünya genelinde "kırmızı altın" olarak adlandırılıyor. Hem üreticisine sağladığı katma değer hem de küresel pazardaki güçlü konumu sayesinde en kıymetli tarım ürünlerinden biri olmayı sürdürüyor.