Türkiye'nin bir köşesinde, zamanın adeta durduğu o köyde yaşayanlar görenleri hayrete düşürüyor. Ordu'nun Gölköy ilçesinde 90 yaşındakiler bile tarlada çalışacak kadar dinç kalırken, 100 yaşını devirmek son derece normal karşılanıyor. Bilim dünyasının dikkatini çeken bu mucizevi yaşamın sırrı, sadece temiz hava değil, sofralarından eksik etmedikleri o doğal detayda saklı. İşte uzun ve sağlıklı ömrün kapılarını aralayan o gizemli yerin ve sakinlerinin hikayesi...
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye'nin en düşük ölüm oranına sahip olan Gölköy, adeta bir "yaşam laboratuvarı" gibi inceleniyor. Tansiyon, şeker ve kalp hastalıklarının kapısından bile geçmediği bu köyde insanlar ilaç kullanmadan asırları deviriyor. Uzmanlar, bölge halkının uzun yaşamasının temel nedenini günlük rutinlerine ve her gün tükettikleri o özel besine bağlıyor.
Ordu'nun sarp dağları arasında saklı kalan Gölköy, istatistiklere göre Türkiye'nin en uzun ömürlü insanlarına ev sahipliği yapıyor. Burada 100 yaş, bir son değil; taze bir başlangıç gibi görülüyor. Yapılan araştırmalar, bu bölgedeki yaşam süresinin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu kanıtlıyor.
90 YAŞINDA MESAİ: HAREKET HİÇ BİTMİYOR!
Gölköy'ün en büyük farkı, yaşlılık kavramının "köşeye çekilmek" olmaması. 90 ve 100 yaşındaki amcalar ve teyzeler, sabahın ilk ışıklarıyla dik yamaçlardaki fındık bahçelerine gidiyor. Uzmanlar, vücudun sürekli aktif olmasının hücresel yaşlanmayı durduran en büyük etken olduğunu belirtiyor.
MEĞER SIRRI O GIDAYMIŞ: KARALAHANA MUCİZESİ
Bölge halkının sofrasından eksik olmayan tek bir gıda var: Karalahana. Ancak sadece yemek değil; mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurtla birleştiğinde ortaya çıkan probiyotik güç, bağışıklık sistemini çelik gibi yapıyor. Uzmanlara göre bu üçlü, vücuttaki iltihabı (enflamasyonu) tamamen bitiriyor.
Köy sakinlerinin çoğu, hayatı boyunca ağır bir hastalık geçirmemiş. Basit rahatsızlıklarda eczaneye gitmek yerine doğaya sığınıyorlar. Dağlardan toplanan ısırgan otu, yabani kekik ve kuşburnu çayı; buradaki insanların doğal antibiyotiği görevini görüyor.
Deniz seviyesinden yüksekte, tertemiz bir oksijen deposu olan bu bölgede hava kirliliği sıfır. Kandaki oksijen doygunluğunun her zaman yüksek olması, organların yorulmadan çalışmasını ve cildin bile 100 yaşında pürüzsüz kalmasını sağlıyor.