Türkiye'nin en büyük göllerinden birinin üzerinde, ana karaya yalnızca birkaç dakikalık mesafede olmasına rağmen bambaşka bir hayatın sürdüğü bir ada bulunuyor. Ulaşımın kayıkla sağlandığı bu küçük yerleşim, telefon sinyalinin dahi ulaşmadığı izole yapısıyla dikkat çekiyor. Üstelik adanın geçmişi de bugünkü yaşamı kadar şaşırtıcı.
Türkiye'nin doğal güzellikleri arasında yer alan Beyşehir Gölü, hem eşsiz manzarasıyla hem de üzerinde bulunan adalarıyla dikkatleri üzerine topluyor.
Gölün üzerinde yer alan 32 ada arasında özellikle Mada Adası, yerleşik yaşamın devam etmesiyle öne çıkıyor.
Isparta sınırları içerisinde yer alan Mada Adası, idari olarak Şarkikaraağaç ilçesine bağlı olan Gedikli köyü sınırlarında yer alıyor.
Ana karaya oldukça yakın konumlanmasına rağmen ada, günlük yaşamın yoğun olduğu merkezlerden uzak görüntüsüyle dikkat çekiyor.
Ulaşımın büyük ölçüde ada sakinlerinin kendi imkanlarıyla sağlanması nedeniyle Mada Adası, klasik turizm rotalarının dışında kalıyor.
Adanın geçmiş dönemlerde farklı topluluklara ev sahipliği yaptığı, 1800'lü yılların ortalarında ise Rus Kazakların buraya yerleştirildiği aktarılıyor.
Beyşehir Gölü ve çevresi ise çok daha eski dönemlere uzanan bir tarihi mirasa sahip olmasıyla dikkat çekiyor.
Bu tarihi zenginlik, Mada Adası'nın bulunduğu coğrafyanın doğal güzelliklerinin yanı sıra sahip olduğu kültürel mirasıyla da öne çıkmasını sağlıyor.
TARIM VE HAYVANCILIK İLE GEÇİMLERİNİ SAĞLIYORLAR
Ada içerisinde yaşamını sürdürenlerin temel geçim kaynakları arasında tarım ve hayvancılık bulunuyor.
Ancak ada yaşamı göründüğü kadar kolay değil. Özellikle kış aylarında ulaşım konusunda ciddi güçlükler yaşanabildiği belirtiliyor.