Yapay zekâ artık günlük hayatın yanı sıra tarımda da çiftçilerin kararlarına yön vermeye başladı. Ancak bir çiftçinin aldığı dijital tavsiyeye fazla güvenmesi, yıllardır emek verdiği ürünleri için ağır bir bedelle sonuçlandı. 67 yaşındaki çiftçinin yaşadığı olay, yapay zekâdan alınan bilgilerin özellikle kritik kararlarda neden mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.
Çin'in Chuzhou şehrinde yaşayan 67 yaşında çiftçi Wu, tarlasındaki yabanı otlar ve haşerelerden kurtulmak için yapay zekaya başvurmasıyla 100 dönümlük tarlasını kendi elleriyle yok etti.
Yaklaşık olarak 1 yıldır tarımsal tavsiyeler almak için yapay zekadan destek alan çiftçi Wu, daha önce sistemden oldukça başarılı ve doğru yönlendirmeler aldığı için zamanla yapay zekaya güven duymaya başlamıştı.
Ancak duyduğu bu güven, yaklaşık 100 dönümlük (10 hektar) tarlasındaki tüm ürününü kaybetmesine yol açtı.
Susamın kendisi de geniş yapraklı bir bitki olduğundan dolayı ilaçtan doğrudan etkilenerek yok oldu.
Üstelik bu ilacın tüm tarlaya püskürtülmeyip, yalnızca sorunlu bölgelere lokal olarak uygulanması gerekiyordu.
Zarara uğrayan çiftçi, yapay zekanın kendisini olası tehlikeli sonuçlar konusunda uyarmadığını belirtti.
Özellikle fiziksel veya maddi zarar yol açabilecek kritik uygulamalarda uzman görüşü almak büyük önem taşıyor.
Filipinler'in Palawan eyaletinde bulunan özel bir ada, dünya gündemini sarsan radikal bir yönetim deneyiyle dikkatleri üzerine çekti. İngiliz girişimci Dan Thomson tarafından başlatılan ve "Sensay" adı verilen proje; Gandhi, Mandela, Roosevelt ve Sun Tzu gibi tarihe yön veren 17 liderin yapay zeka modelleriyle yönetilmeyi hedefliyor.
Şimdiden 12 bin kişinin "e-vatandaşlık" başvurusu yaptığı ada, bağımsız bir mikro ulus olduğunu iddia etse de resmi devletler düzeyinde herhangi bir uluslararası tanınabilirliğe sahip değil.
Mahatma Gandhi, Nelson Mandela, Eleanor Roosevelt, Sun Tzu ve Marcus Aurelius gibi isimlerin konuşma, makale ve felsefi yazılarıyla eğitilen algoritma modelleri; adanın karar alma süreçlerinde oy kullanarak bir tür dahi konseyi işlevi görecek.
Projeye yönelik ilgi şimdiden büyük boyutlara ulaşmış durumda. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 12 bin kişi adanın sunduğu dijital "e-vatandaşlık" sistemine kaydolmak için başvuruda bulundu.