Marmara Denizi'nin karanlık sularının üzerinde parlayan garip bir cisim... 2007 yazında site bekçisi Yalçın Yalman'ın amatör kamerasına yansıyan bu anlar, 2009 yılına kadar sürecek dev bir gizemin ilk sinyaliydi.
HER ŞEY BİR BEKÇİNİN KAMERASIYLA BAŞLADI
Metalik, parlak ve sessizce havada asılı duran bu cisim, sıradan bir geceyi dünya çapında bir fenomene dönüştürecekti.
UZAYLILARIN SİLÜETİ Mİ? O DETAY HERKESİ ŞOKE ETTİ!
Olayı asıl ürkütücü ve bir o kadar da ilgi çekici kılan şey, 2009 yılının Mayıs ayında çekilen net kayıtlardı. Kameraya yansıyan şeffaf bölmenin (kokpit) içinde, iki insansı figürün silüeti açıkça seçiliyordu!
Bu inanılmaz detay, görüntülerin Sirius UFO Merkezi'ne ulaşmasıyla 17 Ocak 2008'de düzenlenen basın toplantısında tüm Türkiye'ye bomba gibi düştü. Artık tüm gözler Kumburgaz semalarındaydı.
TÜBİTAK'TAN TARİHİ RAPOR: "KESİNLİKLE MONTAJ DEĞİL!"
"Bunlar kesin maket veya bilgisayar hilesi" diyen şüphecilere en net cevap, Türkiye'nin en saygın bilim kurumu TÜBİTAK'tan geldi. Görüntülerin Ulusal Gözlemevi tarafından detaylıca incelenmesinin ardından 31 Ocak 2008'de açıklanan tarihi raporda şu sarsıcı ifadelere yer verildi:
Hile Yok: Görüntülerde hiçbir özel efekt veya bilgisayar animasyonu (CGI) bulunmamaktadır.
Fiziksel Bir Cisim: Kaydedilen nesne bir stüdyo maketi değil, tamamen fiziksel ve maddesel bir yapıya sahiptir.
Bilinen Bir Araç Değil: Uçak, helikopter, uydu, meteor veya bilinen bir gezegen (Venüs, Mars vb.) değildir.
Sonuç: Cisim, teknik olarak "Tanımlanamayan Uçan Cisim" (UFO) sınıfına girmektedir.
ABD KONGRESİ'Nİ AYAĞA KALDIRAN GÖRÜNTÜLER
TÜBİTAK'ın bu resmi onayı, olayı yerel bir haber olmaktan çıkarıp küresel bir boyuta taşıdı. Görüntüler ve TÜBİTAK raporu, Şubat 2008'de ABD'nin Nevada eyaletinde düzenlenen Uluslararası UFO Kongresi'nde 9 ülkeden 40 bilim insanına sunuldu. Yabancı araştırmacılar, elde edilen kayıtların netliği ve resmi kurum onayı karşısında büyük bir heyecan yaşadı.
DÜNYAYI İKİYE BÖLEN O İHTİMAL: UFO MU YOKSA BİR GEMİ Mİ?
Tüm bu resmi raporlara ve net görüntülere rağmen, yıllar içinde gizem perdesini aralamak isteyen şüpheciler yeni teoriler üretti. Bazı araştırmacılar ve akademisyenler, ufuk çizgisinde seyreden dev bir kruvaziyer gemisinin üst kısmının, atmosferik yansıma (serap) nedeniyle havada asılı bir UFO gibi göründüğünü iddia etti. Bu teori, "Uzaylı silüeti" denilen şeyin aslında gemideki yolcular veya mürettebat olabileceğini savunuyordu.
Bugün bile uluslararası forumlarda, belgesellerde ve podcastlerde "tarihin en net UFO kaydı" olarak anılan Kumburgaz olayı, sırrını korumaya devam ediyor.