ABD'de beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri ve yükselen petrol fiyatları, altın piyasasında satış baskısını artırdı. Ons altın 4 bin doların altına gerilerken, ABD Merkez Bankası'nın (FED) aralık ayında faiz artırabileceğine yönelik beklentiler güç kazandı. Yatırımcılar, kasım ayında açıklanacak ekonomik veriler ve kritik destek seviyelerine odaklandı. İşte güncel altın fiyatları...
Altın fiyatlarında son günlerde etkili olan düşüş baskısı, ABD'den gelen enflasyon verileri ve petrol piyasasındaki yükselişle daha da belirgin hale geldi.
Enflasyonun yüksek seyrini koruması, ABD Merkez Bankasının (Fed) yeniden faiz artırabileceği beklentisini güçlendirirken, faiz getirisi bulunmayan altına yönelik talebi olumsuz etkiledi.
30 Ekim Cuma günü işlemlerinde spot altın yüzde 0,6 değer kaybederek ons başına 3.997,39 dolara geriledi. ABD'de aralık vadeli altın kontratları da yüzde 0,6 düşüşle 4.007,80 dolar seviyesine indi. Böylece altın, üst üste ikinci ayı da kayıpla tamamlama riskiyle karşı karşıya kaldı.
FED'İN FAİZ ARTIRIMI BEKLENTİSİ ALTINI BASKILIYOR
ABD'de açıklanan son ekonomik veriler, enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığına işaret etti. 29 Ekim'de yayımlanan eylül ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE), aylık bazda yüzde 0,5 yükseldi. Endeksin yıllık artışı yüzde 3,6 olurken, gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek PCE enflasyonu yüzde 3,1 olarak kaydedildi.
Fed, 28 Ekim'deki toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tuttu. Ancak iki yetkilinin faiz artırımından yana oy kullanması, merkez bankası içerisindeki enflasyon endişelerinin devam ettiğini gösterdi.
Piyasalarda aralık ayındaki toplantıda faiz artırımı yapılabileceğine ilişkin olasılık yüzde 75-80 seviyelerine kadar yükseldi. Faizlerin yüksek kalması veya yeniden artırılması ihtimali, yatırımcıların faiz getirisi sağlayan varlıklara yönelmesini teşvik ederken altının cazibesini azaltabiliyor.
PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ ENFLASYON ENDİŞELERİNİ ARTIRDI
Altın üzerindeki baskıyı artıran bir diğer gelişme ise petrol fiyatlarındaki yükseliş oldu. Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların arz güvenliğine ilişkin kaygıları artırmasıyla petrol fiyatları üst üste dördüncü aylık yükselişine yöneldi.
Öte yandan ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış yüzde 3,4 büyümesi, ekonomik aktivitenin yüksek faiz ortamına rağmen güçlü kaldığını ortaya koydu. Bu görünüm, Fed'in faizleri uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisini güçlendirdi.
ALTINDA 4 BİN DOLAR SEVİYESİ NEDEN ÖNEMLİ?
Ons altının 4 bin dolar sınırına gerilemesi, kısa vadeli piyasa görünümünde bu seviyeyi önemli bir psikolojik eşik haline getirdi.
Fiyatların bu sınırın altında kalıcı olması durumunda satış baskısının artabileceği değerlendiriliyor. Ancak kısa süreli aşağı yönlü hareketlerin tek başına uzun vadeli bir düşüş trendinin başladığını göstermediği de unutulmamalı.
Teknik görünümde aşağı yönlü hareketlerde 3.975 dolar seviyesi ilk önemli destek bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması halinde 3.940 dolar civarı takip edilebilecek bir sonraki bölge olarak değerlendiriliyor.
Yukarı yönlü tepki hareketlerinde ise 4.110 dolar seviyesi önem taşıyor. Altının yeniden bu bölgeye yönelmesi için 4 bin dolar üzerinde kalıcılık sağlaması ve küresel piyasalardaki faiz baskısının hafiflemesi gerekiyor.
Söz konusu seviyeler kesin dönüş noktaları değil, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerini değerlendirirken izleyebileceği teknik referanslar niteliğinde.
GRAM ALTIN FİYATLARI DA DÜŞÜŞTEN ETKİLENİYOR
Uluslararası piyasalarda ons altındaki gerileme, Türkiye'de gram altın fiyatlarına da yansıyor. 30 Ekim Cuma sabahı gram altın farklı fiyat sağlayıcılarında yaklaşık 6.450-6.500 TL aralığında işlem gördü.
Bununla birlikte gram altının yönünü yalnızca ons altın belirlemiyor. Dolar/TL kurundaki değişimler de iç piyasadaki fiyatlamada önemli rol oynuyor. Dolayısıyla ons altındaki düşüşün gram altına aynı oranda yansıması gerekmiyor.
KASIM AYINDA ALTIN FİYATLARINI NELER ETKİLEYECEK?
Altın piyasasında önümüzdeki dönemin yönünü belirleyecek başlıca gelişmeler arasında ABD'den gelecek enflasyon ve istihdam verileri, Fed'in faiz politikası, doların seyri ve tahvil getirileri bulunuyor.
Kasım ayındaki siyasi ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra jeopolitik risklerde yaşanabilecek değişimler de güvenli liman talebini etkileyebilir.
Fed'in 8-9 Aralık tarihlerinde gerçekleştireceği toplantıya kadar açıklanacak ekonomik göstergeler, faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden olabilir.