ABD Merkez Bankası FED'in faiz oranlarını sabit tutma kararının ardından altın ve gümüş fiyatlarında düşüş yaşandı. Piyasalardaki son gelişmeleri değerlendiren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, dolar ve ABD tahvil faizlerindeki yükselişin değerli metaller üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Memiş, altın yatırımcılarını uzun vadeli strateji konusunda uyarırken petrol fiyatlarının da altının yönü üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekti. İşte detaylar...
Küresel piyasalarda gözler ABD Merkez Bankası FED'in faiz kararına çevrilirken, bankanın beklentiler doğrultusunda faiz oranlarında değişikliğe gitmemesi altın piyasasında beklenen yükselişi getirmedi.
Kararın ardından dolar ve ABD tahvil faizlerine yönelen yatırımcıların etkisiyle altın ve gümüş fiyatlarında geri çekilme görüldü.
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, A Haber'e değerli metallerdeki son hareketleri değerlendirerek altın fiyatlarının yönüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Memiş, FED'in faiz kararının piyasa beklentileriyle paralel geldiğini belirterel, "FED faizde değişime gitmedi. Piyasanın beklediği bir karardı. Sürpriz olmadı. Ancak aralık ayında 25 baz puan faiz artırma olasılığı var. Piyasalar bunu beklemeye devam ediyor" dedi.
Fed'in faiz kararı altını nasıl etkiledi? Bölgesel gelişmeler piyasaları nasıl etkileyecek? | Video
Piyasalardaki son durumu değerlendiren Memiş, "FED her ne kadar faizde bir değişime gitmese de altın ve gümüş gibi değerli metallerde haftayı düşüşle tamamladığımızı görüyoruz. Şu an uluslararası piyasalarda ons altın 3 bin 990 dolar, gram altın 6 bin 415 TL. Burada yüzde 1 civarında bir düşüşle haftayı tamamlıyoruz. Altın tarafında büyük bir oyun var. Özellikle yatırımcıların bunu fark etmesi lazım. Körfez ülkeleri, dünyadaki bütün merkez bankaları nakit ihtiyacından dolayı altın satmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla Çin, Amerika ve Rusya ucuzdan altınları topluyor. O yüzden altın tarafında teknik olarak biraz daha baskı devam edebilir" diye konuştu.
"VARLIKLARIN KORUNMASI GEREKEN BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ"
Dünyadaki bütün yatırımcıların Amerikan tahvil faizlerine ve dolara yöneldiğine dikkat çeken Memiş,"Şu anda savaşı bilerek ve isteyerek sürdürenler, doları tercih eden yatırımcılar, portföylerinde özellikle dolar ve nakit ihtiyacından dolayı altın satmak zorunda kalıyorlar. O yüzden yatırımcının burada yapması gereken en tabii ve doğal durum, uzun vadeli bir strateji belirlemek ve bugünkü manipülasyon piyasasında varlıklarını korumak. Varlıkların korunması gereken bir süreçten geçtiğimizi belirtmek isterim" ifadelerini kullandı.
Memiş, konuşmasına şöyle devam etti:
"Şu anki koşullara baktığımızda ibre Amerikan tahvil faizlerinden ve dolardan yana. Bu tarafa baktığımız zaman bir yükseliş var ama önemli olan bunun sürdürülebilir bir yükseliş olup olmadığı. Amerikan tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların güçlü kalması Amerika'nın ve FED'in de çok işine gelmiyor. Belirsizlik devam ediyor. Enflasyon artmaya devam ediyor."
ALTIN FİYATLARI NASIL SEYREDECEK?
Altın fiyatlarını etkileyen gelişmelere değinen Memiş "Altın bir noktada Amerikan tahvil faizlerini ve doları takip etmiyor. Petrolü takip ediyor. Petrol de 115 dolar seviyesinde. Petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ettikçe Körfez ülkeleri de mecburen nakit ihtiyacından dolayı altın satmak zorunda kalıyor. Bu belli bir süre daha devam edebilir. Bir ay daha devam edebilir ama sonuç itibarıyla çok sürdürülebilir bir durum değil. Altın baskılanıyor, baskılanmaya devam ediyor. Sert dalgalanmalar devam ediyor ama bunun yanında da birçok bilinmezlik ve belirsizlik var. Bu belirsizliğe karşı da riskimizi iyi korumamız gerekiyor" açıklamasında bulundu.
ALTINDA YÖN NE OLACAK?
Memiş altının seyrine ilişkin, şunları söyledi:
"Küresel piyasalarda bir gün çok uzun bir vade oluyor. Çünkü bir günde çok şey değişebiliyor. Trump'ın açıklamalarına baktığımız zaman bir gün savaştan bahsediyor, bir gün barıştan bahsediyor. Ciddi bir belirsizlik var. Özellikle Körfez'de yaşanan savaş riskinin artıyor olması belirsizliğe neden oluyor. Özellikle petrol tarafını önemsiyoruz. Burada ciddi bir bilinmezlik var. Bu ortamda finansal piyasalarda 2-3 ay sonrasını öngörmek mümkün değil. Paranın daha kıymetli olduğu ve varlıkların korunması gerektiği bir döneme denk geldiğimizi söylemeliyim"