Yeşilçam'ın Sultan'ı Türkan Şoray, geçtiğimiz günlerde yeğenini evlendirmiş, kız kardeşi Nazan Şoray'la da nikah şahidi olmuştu. Aile içindeki mutluluğuyla gündeme gelen Şoray, düğünden yeni kareleri sosyal medya hesabından paylaştı. Sultan'ın özlem dolu o cümlesi ise görenleri duygulandırdı.
Sinemanın efsane ismi Türkan Şoray, onlarca yıla yayılan kariyerinde canlandırdığı karakterler ve Türk sinemasına kattığı değerle hafızalardaki yerini korurken, özel yaşamında da ailesine olan düşkünlüğüyle sık sık gündeme geliyor.
Vaktinin büyük bölümünü sevdiklerine ayıran usta sanatçı, geçtiğimiz günlerde ailesini bir araya getiren özel bir törende boy göstermişti.
Kardeşi Figen Çevik Gezer'in oğlu Kaan'ın hayatını birleştirdiği düğün merasimine katılan Türkan Şoray, bu mutlu günde aile bağlarını bir kez daha gözler önüne sermişti. Gece boyunca neşeli tavırlarıyla dikkat çeken usta oyuncu, kardeşi Nazan Şoray ile birlikte nikah masasına geçerek yeğeninin nikah şahitliğini üstlenmişti.
DÜĞÜNDEN YENİ KARELER PAYLAŞTI
Görkemli törenin ardından heyecanını paylaşmaya devam eden usta sanatçı Türkan Şoray, düğün gününden yeni kareleri sosyal medya hesabından takipçilerinin beğenisine sundu.
"KEŞKE ANNEMİZ DE BİZİMLE BERABER OLSAYDI"
Fotoğraflara eklediği satırlarla gecenin perde arkasındaki duygusal anları da aktaran Türkan Şoray, paylaşımında şu notu düştü: "Ailece Mutluluk Gözyaşlarımızı Tutmaya Çalışarak Düğünü İzledik" Sevgili yeğenim Ahmet Kaan'la Aybüke'yi evlendirdik. Ailece mutluluk gözyaşlarımızı tutmaya çalışarak düğünü izledik. Birbirlerine çok yakışan bir çift oldular. Oğlumuz Ahmet Kaan (aile içinde ona ailemizin prensi diyoruz Yağmur'a da prensesi) çok yakışıklıydı, gelinimiz de melekler gibi çok güzeldi. Allah sonsuza kadar mutlu etsin. O güzel yürekleri gibi çok güzel ve mutlu evlilikleri olsun inşallah. Ben de Nazan da nikah şahitleri olmanın heyecan ve mutluluğunu yaşadık. İnşallah uğurlu geliriz. Anne ve baba olarak Figen ve Abbas'ı da kutluyorum, ailemizin yaşadığı unutulmaz bir gece oldu. Keşke annemiz de torununun bu düğününde bizimle beraber olsaydı."
Sultan'ın bu paylaşımı sevenleri tarafından beğeni yağmuruna tutuldu.
ORTAYA ÇIKAN BİR DİĞER DETAYLA DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Öte yandan kamuoyunda genellikle Türkan Şoray'ın kardeşi olarak Nazan Şoray bilinirken, gözlerden uzak bir yaşam süren Figen Çevik Gezer'in de Şoray'ın kardeşi olduğunu öğrenenler şaşkınlığını gizleyememişti.
KOÇYİĞİT AİLESİNDE GİZLİ YILDIZ! MEĞER ABLASINDAN ÖNCE ...
Yeşilçam'a sadece oyunculuğuyla değil, güzelliği ve zarafetiyle damga vuran birçok usta oyuncu, günümüzde hala severek takip ediliyor. Hiç kuşkusuz bu isimlerden biri de birçok filmde rol alarak, unutulmaz karakterlere hayat veren Hülya Koçyiğit.
Üstelik oyunculuk kariyerine ablası Hülya Koçyiğit'ten daha erken adım atan küçük Koçyiğit, henüz 10 yaşındayken kamera karşısına geçmişti.
Nilüfer Koçyiğit, 1961 senesinde sinema sektörüne ayak bastı ve çocuk yaşta başladığı oyunculuk kariyerinde kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.
Doğal oyunculuğu, duru güzelliği ve sahnedeki rahatlığıyla dönemin yönetmenlerinin ilgisini çeken Koçyiğit, izleyicinin de kalbinde yer edinmeyi başardı.
İŞTE DUYUNCA ÇOK ŞAŞIRACAĞINIZ AKRABA OLAN ÜNLÜLER...
Usta filmlerde ya annedir ya da teyze Şükriye Atav... Yeşilçam'ın unutulmaz emektarlarındandı. Çillenmis elleri, nemli gözleriyle hıçkırırken çektigi burnu ile ne de şevkatli bir kadındı.
Şükriye Atav, başındaki beyaz tülbenti ve basma eteği ile Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri arasında yer almayı başarmıştır.
Yalçın Boratap
1962-1963 sezonundan bu yana İstanbul Şehir Tiyatroları'nda çalışan Yalçın Boratap'ın, oyunculuğu seçmesinde, annesi Şükriye Atav'ın, içinde yetiştiği Şehir Tiyatroları'nın ve bu Okul'un ustalarının büyük etkisi olmuştur. Televizyon dizilerinde oynamış ve belgesel seslendirmeleri yapmıştır. Halen konuşma ve drama dersleri vermektedir.
Erdöl Boratap
1937 yılında Istanbul'da doğdu. Öğrenimini Galatasaray Lisesi, Kabataş Lisesi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümünde sürdüren Boratap, 1960 yılında Ankara Radyosu'nun açtığı sınavı kazanarak spiker kadrosuna girdi. İki yıllık dikkat çeken çalışmalarının ardından 1963 yılında İstanbul radyosuna geçiş yaptı ve emekli olana dek başarılı hizmetler sundu.