Bilim insanları, ABD'deki bir ormanda gerçekleştirdikleri sıra dışı deneyle dikkat çekti. Yaklaşık 2 bin metrekarelik bir alanda binlerce litre suyu toprağa veren araştırmacılar, saatler boyunca meydana gelen değişimleri adım adım takip etti. Deney sırasında ortaya çıkan sonuçlar ise ormanların geleceği açısından dikkat çekici ipuçları sundu.
ORMANA 300 BİN LİTRE SU VERDİLER
Araştırma, ABD'nin Maryland eyaletindeki Chesapeake Körfezi'nin batı kıyısında bir ormanlık alanda gerçekleştirildi. Bilim insanları burada yaklaşık 2 bin metrekarelik deney alanları oluşturdu. Alanlardan biri kontrol grubu olarak bırakılırken diğerlerinde farklı su uygulamaları yapıldı.
Deneyin en dikkat çekici kısmı ise kullanılan su miktarıydı. Araştırmacılar yaklaşık 300 bin litre suyu özel bir sulama sistemiyle ormana dağıttı. Su, toprağın emebileceği hızın üzerinde verildi. Böylece toprağın yaklaşık 30 santimetrelik kök bölgesinin tamamen suya doyması sağlandı. Deney sonunda ormanın bazı bölümlerinde yaklaşık 8 santimetre yüksekliğinde su birikintisi oluştu.
AMAÇ GERÇEK BİR FIRTINAYI TAKLİT ETMEKTİ
Bilim insanlarının amacı ormanı rastgele su altında bırakmak değildi. Deneyle, kıyı bölgelerinde aşırı yağış ve fırtına sırasında yaşanan su baskınlarının orman ekosistemini nasıl etkilediğini kontrollü bir ortamda incelemek istediler. Araştırmacılar bu uygulamanın yaklaşık 15 santimetrelik yağışa denk geldiğini ve bölgedeki yaklaşık 10 yılda bir görülen şiddetteki bir fırtınayla benzer yoğunlukta olduğunu belirledi.
TOPRAĞIN ALTINDA NE OLDUĞUNU DA İZLEDİLER
Araştırmacılar yalnızca yüzeydeki su birikintilerini gözlemlemekle kalmadı. Toprağın farklı derinliklerine yerleştirilen sensörlerle nem oranı takip edildi, yeraltı suyu seviyesindeki değişimler ölçüldü. Ölçümler, suyun toprağın derinliklerine kadar ilerlediğini gösterdi.
YERALTI SUYU YÜZEYE KADAR ÇIKTI
Su baskınının etkisi yalnızca toprağın üst katmanlarıyla sınırlı kalmadı. Deney sırasında yeraltı suyu seviyesi yaklaşık 2,3 metre derinlikten yüzeye kadar yükseldi. Ölçümler, suyun toprağın 5 metre altındaki bölümlerde bile değişikliklere neden olduğunu ortaya koydu.
ORMANLAR İÇİN KRİTİK EŞİK ARAŞTIRILIYOR
Bilim insanlarının asıl hedefi ise tek bir su baskınının etkisini ölçmekten daha büyük. Çalışmanın devamında, tekrarlanan su baskınlarının kıyı ormanlarında ağaçların sağlığını nasıl etkilediği ve hangi noktada ormanın yapısının değişmeye başlayacağı araştırılacak.
ÖNÜMÜZDEKİ 30 YILDA SULAR ALTINDA KALACAK ŞEHİRLER
İklim değişikliğinin su baskınları ve deniz seviyesindeki yükseliş üzerindeki etkileri, yalnızca orman ekosistemlerinin geleceğini değil, kıyı kentlerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle deniz seviyesindeki yükselme ve artan taşkın riski, dünyanın birçok kıyı kentini önümüzdeki yıllarda daha büyük bir tehditle karşı karşıya bırakıyor. Peki küresel iklim değişikliği hangi şehirleri daha fazla risk altında bırakıyor? İşte önümüzdeki yıllara ilişkin dikkat çeken harita ve risk altındaki şehirler...
1. AMSTERDAM, HOLLANDA
Hollanda'nın önemli bir bölümü deniz seviyesinin altında yer alıyor. Ülkenin kıyıya yakın ve alçak kesimleri, deniz seviyesindeki yükseliş nedeniyle uzun süredir risk altında bulunuyor. Amsterdam da güçlü su yönetimi ve taşkın savunma sistemlerine rağmen iklim değişikliğinin oluşturduğu tehditten etkilenebilecek kentlerin başında geliyor.
2. PETERBOROUGH, İNGİLTERE
İngiltere'nin Cambridgeshire bölgesindeki Peterborough ve çevresindeki bazı yerleşimler, deniz seviyesindeki yükseliş ve taşkın riskiyle karşı karşıya. Kuzey Denizi'ne ulaşan Nene Nehri'nin taşması, özellikle alçak bölgelerde ciddi su baskınlarına yol açabilecek riskler arasında gösteriliyor.
3. HO CHİ MİNH CİTY, VİETNAM
Vietnam'ın en büyük kentlerinden Ho Chi Minh City'nin özellikle alçak ve yoğun yapılaşmanın bulunduğu bazı bölgeleri yükselen deniz seviyelerinden etkilenebilir. Kentte deniz seviyesindeki yükselişe ek olarak zeminin de çökmesi, taşkın riskini artıran önemli faktörler arasında bulunuyor.
4. VENEDİK, İTALYA
Yüzyıllardır suyla iç içe yaşayan Venedik, iklim değişikliğinin etkilerini en yakından hisseden kentlerden biri. Kentin bazı bölümleri her yıl birkaç milimetre çökerken, yükselen deniz seviyesi ve daha sık yaşanabilecek yüksek gelgitler su baskını tehlikesini artırıyor.
5. BANGKOK, TAYLAND
Deniz seviyesinden yalnızca yaklaşık 1,5 metre yüksekte bulunan Bangkok, alçak konumu nedeniyle iklim değişikliğine karşı oldukça hassas. Kentin bazı bölgelerinde zeminin çökmesi ve deniz seviyesinin yükselmesi birleştiğinde, önümüzdeki yıllarda taşkın riskinin daha da artabileceği belirtiliyor.
6. RİO DE JANEİRO, BREZİLYA
Brezilya'nın kıyı kenti Rio de Janeiro da yükselen deniz seviyesinin oluşturduğu tehditlerden etkilenebilir. Özellikle kıyıya yakın ve alçak bölgelerde sel ve taşkın riskinin önümüzdeki yıllarda artabileceği öngörülüyor. Kentte deniz seviyesinin 2050'ye kadar yaklaşık 21 santimetre yükselmesi bekleniyor.
7. NEW ORLEANS, ABD
New Orleans'ın yaklaşık yarısı deniz seviyesinin altında bulunuyor. Kent aynı zamanda yılda yaklaşık birkaç santimetreye ulaşabilen zemin çökmesiyle mücadele ediyor.
8. KALKÜTA, HİNDİSTAN
Hindistan'ın doğusundaki Kalküta, özellikle muson dönemlerinde yaşanan yoğun yağış ve taşkınlarla karşı karşıya kalıyor. Deniz seviyesindeki yükselişin de etkisiyle kentin ve çevresindeki bazı bölgelerin önümüzdeki yıllarda daha sık su baskınlarına maruz kalabileceği belirtiliyor.
9. MİAMİ, ABD
Miami, deniz seviyesindeki yükselişten en fazla etkilenmesi beklenen Amerikan kentlerinden biri. Özellikle kentin alçak kıyı bölgelerinde deniz seviyesindeki artışın taşkın riskini önemli ölçüde yükseltebileceği öngörülüyor.
10. ŞANGHAY, ÇİN
Çin'in en büyük kentlerinden Şanghay, uzun yıllardır zemin çökmesi sorunuyla karşı karşıya. Kentin alçak konumu da riski artırıyor. Deniz seviyesindeki yükseliş ve zeminin çökmesi birlikte değerlendirildiğinde, Şanghay'ın gelecekte taşkınlara karşı daha savunmasız hale gelebileceği belirtiliyor.