Yeni bir ülkeye seyahat edildiğinde ilk öğrenilen sözcüklerin başında "lütfen" gelir. Ancak Danimarka, İsveç, Norveç, İzlanda ve Finlandiya gibi Kuzey Avrupa ülkelerine giden ziyaretçiler şaşırtıcı bir dilsel durumla karşılaşır.
Bu dillerde Türkçe'deki "lütfen" ya da İngilizce'deki "please" kelimesinin birebir karşılığı yer almaz.
Bu durum İskandinav toplumlarının kaba olduğunu değil, nezaketi kelimeler yerine toplumsal eşitlik, ses tonu, jestler ve pragmatik diyaloglarla ifade ettiklerini gösterir.
NEZAKET SÖZCÜKLERLE DEĞİL BAĞLAMLA İFADE EDİLİYOR
Farklı dillerde saygı ve incelik göstermenin yolları çeşitlilik gösterir.
İletişimde doğrudanlık ve verimlilik esas alındığı için gereğinden fazla dolaylı ifadeler kullanmak ya da yapmacık nezaket kalıplarına başvurmak süreçleri aksattığı gerekçesiyle rahatsızlık dahi uyandırabilir.
Dil bilimciler bu diyalog tarzını bölgenin köklü eşitlikçi toplumsal yapısıyla doğrudan bağdaştırır.
Toplumda kişiler arasındaki makam, unvan ve statü ayrımları günlük konuşma dilinde neredeyse tamamen terk edilmiş durumdadır. Resmi hitap kalıplarının yerini yalın ve aracısız bir dil almıştır.
"TEŞEKKÜR EDERİM" SÖZCÜĞÜ "LÜTFEN" YERİNE GEÇEBİLİYOR
Bölge ülkelerinde bir talebi daha nazik kılmanın en pratik yolu cümle sonuna teşekkür ifadesi eklemektir.
İsveç, Danimarka, Norveç, İzlanda ve Finlandiya dillerindeki teşekkür sözcükleri, sadece bir minnet ifadesi değil, aynı zamanda karşılıklılık ve eşitlik ilkesinin bir göstergesi olarak kullanılır.