5-7 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Gastronomika, bildiğimiz klasik yemek fuarlarından değil. Dünyaca ünlü şeflerin, gastronomi profesyonellerinin, akademisyenlerin, üreticilerin ve turizm sektörünün önemli isimlerinin buluştuğu uluslararası bir organizasyon. Geçtiğimiz yıl 48 ülkeden 14 bin 712 kişinin akredite olduğu etkinlikte bu yıl yaklaşık 150 stant bulunuyor.

GURUR DUYDUM
İşte bu dev organizasyonda ülke olarak Gürcistan yer alırken, şehir ölçeğinde katılan tek il Çorum. Açıkçası insan San Sebastian gibi gastronomi konusunda dünyanın en iddialı şehirlerinden birinde Çorum tabelasını görünce gururlanıyor. Ama mesele sadece bir tabela asıp birkaç yöresel ürünü sergilemek değil. Çorum, San Sebastian'a adeta mutfağını taşımış. Büyük bölümü coğrafi işaretli 40'tan fazla ürün ziyaretçilere tanıtılıyor. Üstelik iş sadece lezzetlerle de sınırlı tutulmamış. El dokuması halılardan İskilip ipek kumaşlarına, Hitit figürlerinden kentin tarihi mirasına kadar Çorum'un kültürel kimliği de standın bir parçası haline getirilmiş. Benim en çok önemsediğim tarafı ise yemeklerin sadece vitrine konulup anlatılmaması. Şefler mutfağa giriyor, Çorum'un yöresel lezzetlerini burada hazırlıyor ve yabancı ziyaretçilere tattırıyor.

Örneğin Çorum'un geleneksel lezzetlerinden ırgat böreğinin nasıl yapıldığı uygulamalı olarak gösteriliyor. Yani yabancı bir şef ya da gastronomi profesyoneli sadece böreği tatmıyor; onun hikâyesini, hazırlanışını ve arkasındaki kültürü de öğreniyor. Bence gastronomi turizminin özü de tam burada yatıyor. Çünkü artık dünyada turist sadece deniz, kum, güneş ya da tarihi eser peşinde koşmuyor. Gittiği şehrin sofrasına oturmak, yerel yemeğini tatmak, o yemeğin hikâyesini öğrenmek istiyor. İtalya bunu yıllardır yapıyor, İspanya yapıyor, Fransa yapıyor. Anadolu ise bu konuda belki de dünyanın en zengin hazinelerinden birinin üzerinde oturuyor. Çorum da bunun en güzel örneklerinden biri. San Sebastian'daki tanıtım fuar alanıyla da sınırlı kalmayacak. Çorum mutfağının seçkin örnekleri Miramar Sarayı'nda düzenlenecek özel davette gastronomi dünyasının önemli isimlerinin karşısına çıkacak. Muka Salonu'nda gerçekleştirilecek özel sunumlarla da kentin gastronomi kültürü anlatılacak. Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın da iddialı bir hedef ortaya koyuyor: UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda gastronomi alanında ilerlemek… Aşgın'ın San Sebastian'daki konumlarını anlatırken kullandığı bir cümle ise bence tabloyu çok güzel özetliyor: "Çorum'u adeta gastronominin Şampiyonlar Ligi'nde temsil ediyoruz."

DİĞER ŞEHİRLERİMİZE ÖRNEK OLSUN
Haksız da sayılmaz. Çünkü San Sebastian'da bulunmak sadece birkaç günlük bir tanıtım meselesi değil. Dünyanın önemli şeflerine, gastronomi profesyonellerine ve turizm sektörüne "Bizim de anlatacak bir mutfak hikâyemiz var" diyebilmek demek. Üstelik bu kez hikâyenin kahramanı İstanbul, Bodrum, Gaziantep ya da Antalya değil; Çorum. Belki de Anadolu şehirlerinin yapması gereken tam olarak bu. Kendi mutfağına, kendi ürününe ve kendi hikâyesine güvenip dünyaya açılmak. Çünkü bazen bir şehrin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri mutfağıdır.