1500 rakımda bu bitkiyi yetiştirmek ilk başta herkese imkansız gibi görünüyordu. Üretici, Dursun Kılıçkaya bıkmadan usanmadan defalarca deneme yaparak toprağın huyunu suyunu çözmeyi başardı. Mor çiçeklerin filizlenmesiyle birlikte, o yüksek coğrafyada da bu ürünün yetişebileceğini herkese kanıtlamış oldu.
Dursun Kılıçkaya bu üretime ilk olarak bahçesinde küçük bir alanda başladı. Amacı Alucra'nın toprağı ile ikliminin safrana uygun olup olmadığını görmekti.
Alucra'nın 1500 metre yüksekliğindeki arazi yapısında bu kıymetli ürünün yetiştirilebileceğini herkese gösterdi. Gösterdiği bu ısrar, ilçede alternatif tarım yapmak isteyenlere de cesaret verdi.
Safran soğanları Ağustos ayının ortası ile Eylül başı arasındaki zaman diliminde toprağa dikiliyor. Toprakla buluşan soğanlar sonbahar soğukları başlamadan kök salıyor.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte bahçede mor renkli safran çiçekleri baş gösteriyor. Çiçekler açtığı an sabahın erken saatlerinde büyük bir titizlikle toplanıyor.
Üretimin ilk senesinde dönüm başına yaklaşık 300 ile 400 gram arasında kuru safran elde edildi. Toplanan çiçeklerden çıkarılan kırmızı lifler kurutularak hazır hale getirildi.
Bu başarı, Alucra'nın iklim ve toprak yapısının safran gibi değerli bitkilere ne kadar uygun olduğunu net bir şekilde kanıtladı. Doğru yöntem uygulandığında bölge topraklarının ne kadar verimli olduğu da açıkça ortaya çıktı.
Binbir emekle toplanıp kurutulan safranın kilosu piyasada 600 bin ile 900 bin lira arasında alıcı buluyor. Yüksek ekonomik değeri sayesinde üreticinin harcadığı tüm emeğin karşılığını veriyor.