Çocukluğundan beri resim çizen Nuran Erden, tutkusunu önce sandalyelere, ardından köyün boş duvarlarına ve elektrik direklerine taşıdı. Komşuların da desteğiyle Germiyan'ın renksiz sokakları kısa sürede adeta bir sanat eserine dönüştü.
Evinin duvarını boyatmak isteyen komşularından ücret almadığı gibi, kapısını çalan herkesin isteğini kırmamaya özen gösterdi. Kısa süre içinde köy sakinleri evlerini boyatabilmek için sıraya girmeye başladı.
Duvarın karşısına geçtiğinde eline ne kağıt alıyor ne de önceden bir hazırlık yapıyor; her şeyi o an aklından geldiği gibi çiziyor. Fırçayı eline alıp o renkli dünyayı duvara aktarması bazen sadece 15-20 dakika, en zor çizimde bile en fazla bir saat sürüyor.
Köyün bu renkli hali kısa sürede sınırları aştı ve kulaktan kulağa yayılarak yurt dışına kadar ulaştı. Sırf bu sokakları canlı gözle görmek için Fransa'dan bile ziyaretçilerin geldiğini anlatan Erden, dil bilmese de telefonundaki çeviri uygulamaları sayesinde yabancı konuklarıyla çok tatlı sohbetler kuruyor.
Bahar aylarında tur otobüslerinin ardı ardına yanaştığı Germiyan, bu renkli fırça darbeleri sayesinde Çeşme'nin en gözde duraklarından biri haline geldi. Özellikle fotoğraf meraklılarının ve sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çeken sokaklar, köy ekonomisine ve tanınırlığına da büyük katkı sağladı.
Çeşme bölgesinde son dönem Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan son yerleşim yerlerinden biri olduklarını vurgulayan Nuran Abla, müteahhitlerin tarihi binaları yıkmasına çok üzülüyor. Çizdiği resimlerle hem bu özgün mimariyi renklendiriyor hem de köyün tarihi dokusunun korunması gerektiğine dikkat çekiyor.
Çalışmalarını Germiyan ile sınırlı tutmaya hiç niyeti yok. Geçtiğimiz dönemde Bandırma'daki bir okula gidip çocukların dünyasına dokunan 64 yaşındaki sanatçı, davet edildiği takdirde Türkiye'nin dört bir yanındaki kamusal alanları ve okulları ücretsiz boyamak istediğini söylüyor.