AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, partisinin 3 Kasım 2002'de tek başına iktidara gelişinin 24. yıl dönümünde yayımladığı mesajda, o günkü iradeyi "vesayete karşı tarihi bir itiraz" olarak nitelendirdi. İnan, "Milletimizin güvenine 2028'te daha güçlü şekilde layık olacağız" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi...
3 Kasım 2002, milletimizin kendisine çizilen sınırları sandıkta aştığı, Türkiye'nin istikametini değiştirdiği tarihî bir dönüm noktasıdır. O gün aziz milletimiz, partimizi tek başına iktidara taşıyarak ülkemizin birikmiş sorunlarını çözme iradesine yetki vermiş; siyasi yasakların, müdahalelerin ve vesayet alışkanlıklarının karşısına kendi kararını koymuştur.

"TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ KENDİ KEYFİNE, KENDİ PAŞA GÖNLÜNE BAĞLAYAMAZ"
O dönemin vesayet anlayışı, milletin rolünü sandığa gitmekle sınırlamak istiyordu. Vatandaş oyunu kullanacak, fakat seçilmişlerin neyi yapabileceğine başka odaklar karar verecekti. Milletin tercihi, devletin kapısında sınırlandırılacaktı. 3 Kasım, bu anlayışa yöneltilmiş tarihî bir itirazdır. Milletin sandıkta verdiği karar, vesayet odalarında yeniden oylanamaz. Hiçbir odak, Türkiye'nin geleceğini kendi keyfine, kendi paşa gönlüne bağlayamaz. Üstelik o seçimlere, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekili adaylığının engellendiği şartlarda girdik.
"3 KASIM 2002'DE 10 MİLYON 808 BİN 229 OYLA MİLLETİMİZ, AK PARTİ'MİZİ İKTİDARA TAŞIDI"
Milletimiz, liderinin adaylığının engellendiği bir partiyi tek başına iktidara taşıdı. Siyasete çizilen sınırları demokratik iradesiyle aştı; Türkiye'nin önüne konulan engelleri kaldıracak değişimin yolunu açtı. 3 Kasım 2002'de 10 milyon 808 bin 229 oyla milletimiz, AK Parti'mizi iktidara taşıdı. 28 Mayıs 2023'te ise Cumhur İttifakı'mızın adayı, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 27 milyon 834 bin 692 vatandaşımızın oyuyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanımıza 24 yıl boyunca verilen bu büyük destek, farklı siyasi gelenekleri ve toplum kesimlerini Türkiye'nin ortak geleceğinde buluşturan birlikteliğin gücünü göstermektedir. Bu büyük yürüyüşe geçmişten bugüne emek veren bütün yol ve dava arkadaşlarımıza, teşkilatlarımızın her bir mensubuna ve desteğiyle bize güç veren aziz milletimize şükranlarımı sunuyoruz.