Mahkeme Başkanı, Ömer Deniz Dündar'ın mühimmat kemerlerinin bandında tespit edilen parmak izlerine ilişkin evrakın mahkemeye ulaştığını belirterek sanığa söz verdi. Tutuklu sanık Dündar, arabada tespit edilen parmak izlerini ve hakkında yöneltilen suçlamaları reddetti. Dündar, "Arabanın üzerinde parmak izimin olması imkansız. Araba Türkiye'deydi ben ise Suriye'deydim. Türkiye'de olsam o insanlarla birlikte yakalanırdım, arabadakileri de tanınıyorum." ifadelerini kullandı.
"PARMAK İZİM 2014'TEN KALMA OLABİLİR"
Mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin de savunma yapan Dündar, örgütün patlayıcı kemerlere çıplak elle dokunulmasına izin vermediğini öne sürdü. Dündar, "Örgüt titiz davranırdı çıplak elle dokunulmazdı patlayıcı kemerlere. Parmak izim 2014'ten kalma olabilir. Oraya nasıl ulaştı bir bilgim yok. 2014'te 'Abdülhakim' kod adlı Ahmet Güneş'e çok eskiden misafir olmuştum, benden kemeri tutmamı istemişti parmak izleri ordan kalmış olabilir." dedi.

"DOKUCU'NUN TALİMATIYLA SURİYE'YE GEÇTİM"
2013 yılında Mustafa Dokucu ile tanıştığını ve bu dönemde radikalleştiğini söyleyen Dündar, 2014'te örgüte katılmak amacıyla Suriye'ye geçtiğini belirtti. Dündar, "İslam çayevi açılırken ben Suriye'deydim. Örgütün başı ve ders verenler de Adıyaman'daydı. Dokucu'nın talimatıyla Suriye'ye geçmiştim." diye konuştu.
"BEN CANLI BOMBA DEĞİLDİM"
Örgüte mensup herkesin canlı bomba olduğuna yönelik bir algı oluşturulduğunu ileri süren Dündar, bunun zorunlu olmadığını savundu. Dündar, "Örgüt bunu dayatmaz. Kişinin kendi isteğiyle yapar. Bir üstüne bildirir ve o kişi kısa sürede değerlendirilir. Bu zorunluluk değil, gönüllülük esaslıdır. Ben canlı bomba değildim, böyle bir talebim olmadı." ifadelerini kullandı.

"GAR KATLİAMI YUNUS DURMAZ'IN KENDİ FAALİYETİDİR"
2014-2026 yılları arasında Türkiye'de bulunmadığını iddia eden Dündar, Gaziantep'teki araçta parmak izinin çıkmasının mümkün olmadığını öne sürerek konunun yeniden araştırılmasını istedi.
Dündar, şöyle konuştu: "Bu bilgi MİT'te de vardır. Benim Gaziantep'teki araçta parmak izinin çıkmasının imkansızdır. Bu konunun yeniden araştırılmasını istiyorum. Gar katliamı Yunus Durmaz'ın kendi faaliyetidir. IŞİD'in üst kademesinin bile bu eylemden haberi yoktu. İdari sorumlu demek para dağıtan, kayıt tutan kişidir. Ben idari bir kişi değildim, ben Yunus Durmaz'ın ekibinde mutfak sorumlusuydum. Ben katliamda Suriye'deydim. Gaziantep'teki hücre evlerinde yoktum. Orada olduğuma dair somut bir delilde yok."

MÜŞTEKİ AVUKATLARINDAN "İNSANLIĞA KARŞI SUÇ" TALEBİ
Sanığın beyanının ardından söz alan müşteki avukatları, bir ay sonra saldırının üzerinden 11 yıl geçmiş olacağını hatırlattı. Avukatlar, Ankara'nın merkezinde Türkiye'nin en büyük katliamının gerçekleştirildiğini söyledi. Müşteki avukatları, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini belirterek sanıkların "insanlığa karşı suç" kapsamında yargılanmasını talep etti. Bu suçtan sanıklar hakkında iddianame hazırlanması gerektiğini vurgulayan avukatlar, tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar'ın bir sonraki celse mahkeme huzurunda hazır edilmesini de istedi.
SAVCI TUTUKLULUĞUN DEVAMINI TALEP ETTİ
Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, eksik hususların giderilmesini, mahkemeye ulaşmayan evrakların akıbetinin sorulmasını ve tutuklu sanık Dündar'ın tutukluluk halinin devamını talep etti.

MİT VE EMNİYET'E YAZI YAZILACAK
Ara kararını açıklayan mahkeme, Suriye ve Irak'ta yakalanarak Türkiye'ye getirildiği öne sürülen örgüt üyelerinin bu dosyanın sanıkları arasında bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) yazı yazılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar'ın bir sonraki celsede duruşma salonunda hazır edilmesine hükmetti. Duruşma 3 Aralık'a ertelendi.