Arkeolojik bulgular, insanlık tarihinde adı kayıt altına alınmış en eski evcil kedinin MÖ 15. yüzyılda yaşadığını gösteriyor. Firavun III. Thutmose döneminde yaşamış baş mimar Puimre'nin mezarında bulunan yazıtlar, tarihin bilinen ilk kedi ismini günümüze taşıdı: Nedjem.
Ta-Miu: Veliaht Prens Thutmose'a (Firavun III. Amenhotep'in oğlu) ait olan kraliyet kedisinin adı ise oldukça sade ve netti: "Dişi Kedi". Mısırlılar bazen sadece türün adını sevecen bir ifade olarak kullanıyordu.
Tıvalı: Efsanelere göre Mısır'ın son kraliçesi Kleopatra'nın çok sevdiği kedisinin adıydı ve "Tanrının Hediyesi" anlamına geliyordu.
Antik Mısır dilinde kedilere verilen genel isimler, onların çıkardığı miyavlama sesinin doğrudan yansımasıydı (onomatope).
Erkek kediye "Miu",
Dişi kediye ise "Miit" deniyordu.
ABD'deki Walters Sanat Müzesi ve University College London müze arşivlerindeki belgeler son derece ilginç bir kültürel detayı ortaya çıkarıyor: Mısırlılar kedilerini o kadar çok seviyordu ki, kedilere verdikleri isimleri kendi kız çocuklarına da isim olarak koyuyorlardı!
Smithsonian Enstitüsü uzmanları, Mısır'da kız çocuklarına "Miit" (Küçük Kedi / Kedicik) isminin verilmesinin oldukça yaygın bir sevgi göstergesi olduğunu doğruluyor.
Mısırlılar kedilerinin sadece tatlılığına değil, karakter özelliklerine, boyutlarına ve tavırlarına göre de isim veriyorlardı. Deir el-Medina bölgesinde yaşayan usta Anhernakht'ın kedisi Bouhaki gibi özel isimlerin yanı sıra, gündelik yaşamda sıkça kullanılan kedi isimleri ve anlamları şöyleydi:
Mkhai: Savaşçı (Evdeki haşerelere göz açtırmayan cesur kediler için)
Kiwu: Obez / Şişman (Sarayda veya evde iyi beslenip tombullaşan kedilere verilen komik bir lakap)
Kepi: Fırtına (Yerinde duramayan, hızlı ve hareketli kediler için)
Aziza: Değerli / Kıymetli
Nomti: Güçlü
Ammon: Gizemli / Saklı olan
Aten: Güneş gibi parlayan
Binlerce yıl önce Nil Nehri kıyısında tahıl depolarını korurken insanlığın en yakın dostu haline gelen kediler, bugün de hayatımızın merkezinde. Antik Mısır'dan günümüze ulaşan mezar resimleri, bronz heykeller ve papirüsler, insanların kedilerle kurduğu sevgi bağının zamanı ve mekânı aştığını gösteriyor.