Adalet Bakanı Akın Gürlek, Katıldığı bir canlı yayınında fon soruşturmasından hakemler dosyasına, Terörsüz Türkiye sürecinden devlet kurumlarının olası ihmallerine kadar gündemdeki birçok başlığa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
FON SORUŞTURMASI NASIL BAŞLADI?
Fon soruşturmasının başlangıcına ilişkin bilgi veren Gürlek, başsavcılıkların gelen ihbar ve şikâyetler veya resen yapılan tespitler üzerine Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) suç duyurusunda bulunduğunu anlattı. Başsavcılıkların manipülasyon, spekülasyon veya hisselerdeki olağan dışı hareketlerle ilgili doğrudan soruşturma başlatamadığını belirten Gürlek, öncelikle SPK tarafından soruşturma izni verilmesi gerektiğini söyledi. Bu sistemin serbest piyasanın ve rekabet ortamının korunması amacıyla oluşturulduğunu kaydetti.
2025'TEKİ HAREKETLİLİK DİKKAT ÇEKTİ
Gürlek, 2025 yılının şubat ayında bazı fon ve hisselerde olağan dışı hareketlilik tespit edildiğini belirtti. O dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğunu hatırlatan Gürlek, konuyla ilgili gerekli yazışmaların yapıldığını söyledi. 2026 yılının ağustos ayında ise vatandaşlardan çok sayıda şikâyet gelmeye başladığını ifade eden Gürlek, soruşturmanın temelinde meşru yatırım ile haksız kazanç arasındaki ayrımın bulunduğunu vurguladı. Vatandaşların birikimlerini borsa ve hisselerde değerlendirmesinin meşru bir yatırım olduğunu belirten Gürlek, kısa sürede "balon hisse" olarak tabir edilen hisselere girip çıkarak olağan dışı kazanç elde edilmesinin ise soruşturma konusu olduğunu söyledi. Bu kapsamda SPK'ya soruşturma izni verilmesi için yazı gönderildiğini ve kendisinin de süreçle ilgili görüşmeler yaptığını belirten Gürlek, gerekli iznin ardından soruşturmanın başlatıldığını kaydetti.
85 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI, 207 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM
Fon soruşturmasındaki son duruma ilişkin rakamları açıklayan Gürlek, 85 şüphelinin tutuklandığını, toplam 207 kişi hakkında işlem yapıldığını söyledi.
Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin malvarlığının dondurulduğunu belirten Gürlek, şüphelilerin soruşturma devam ederken malvarlıklarını kaçırmasının önüne geçmek için de gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti.
40 MİLYON LİRALIK TRANSFER SON ANDA ENGELLENDİ
Gürlek, soruşturma kapsamında mal kaçırmaya yönelik girişimlerin de tespit edildiğini açıkladı. İsim vermeden bir örnek paylaşan Gürlek, soruşturmadan iki gün sonra, tutuklanan şüphelilerden birinin eşinin yurt dışına yaklaşık 40 milyon liralık para transferi gerçekleştirmek için talimat verdiğini söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli yazışmanın yapılmasının ardından transferin engellendiğini belirten Gürlek, soruşturmanın mal kaçırılmasını önleyecek şekilde sürdürüldüğünü bildirdi.
İSVİÇRE'YE ÇIKARILAN PARALARIN PEŞİNE DÜŞÜLDÜ
Yurt dışına çıkarıldığı belirlenen paraların geri getirilmesi için de harekete geçildiğini belirten Gürlek, özellikle İsviçre'ye gönderilen paralar konusunda adli süreçlerin yürütüldüğünü söyledi. Şüphelilere ait şahsi mallara el konulduğunu, taşınmazlar üzerine tedbir konulduğunu belirten Gürlek, soruşturmanın yeni boyutlarının da araştırıldığını ifade etti. Gürlek ayrıca, hisselerin virman yoluyla başka kişilere aktarılması ve lot transferleriyle ilgili işlemlerin de incelemeye alındığını açıkladı.
SPK VE MKK LİSTELERİ İNCELENİYOR
Soruşturma dosyasında SPK ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan (MKK) gelen listelerin de bulunduğunu açıklayan Gürlek, bu listelerde kısa sürede yüksek ve fahiş kazanç elde eden kişi, tüzel kişi ve şirketlere ilişkin bilgilerin yer aldığını söyledi. Söz konusu listeler üzerinden gerekli adımların atıldığını belirten Gürlek, soruşturmanın mali boyutunun ayrıntılı şekilde incelendiğini kaydetti.
HAKSIZ KAZANÇ TMSF FONUNA DEVREDİLECEK
Vatandaşların mağdur edilmesine ve haksız kazanç elde edilmesine izin verilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, soruşturma sonucunda tespit edilen haksız kazançların hukuk çerçevesinde tahsil edileceğini söyledi. Gürlek, haksız kazançların TMSF bünyesinde oluşturulan fona devredileceğini açıkladı. SPK ve ilgili yüksek kurulun kararları doğrultusunda iyi niyetli yatırımcıların uğradığı zararların bir bölümünün karşılanmasının hedeflendiğini belirtti.
KAMU KURUMLARININ İHMALİ DE ARAŞTIRILIYOR
Fon soruşturması kapsamında yalnızca şüphelilerin değil, kamu kurumlarında herhangi bir ihmal veya kusur bulunup bulunmadığının da araştırıldığını belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdiğini söyledi. Gürlek, incelemeler sonucunda herhangi bir kurumda ihmal, kusur, kasıt veya kötü niyet tespit edilmesi halinde ilgili kişiler ve kurumlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını bildirdi.
"TÜRK EKONOMİSİ ÇOK GÜÇLÜ"
Fon soruşturmasının Türkiye ekonomisinin tamamına mal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, Türk piyasalarının ve ekonomisinin güçlü olduğunu söyledi. Sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yakından takip edildiğini belirten Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile sürekli istişare halinde olduklarını ifade etti. Gürlek ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulduğunu açıkladı.
"YATIRIMCILAR OLUMSUZ ETKİLENMEYECEK"
Soruşturmaların İstanbul Borsası ve yatırımcılar üzerinde olumsuz bir etki oluşturmayacağını belirten Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK ve diğer ilgili kurumların kendi görev alanlarında gerekli tedbirleri aldığını söyledi. Devletin tüm kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını belirten Gürlek, vatandaşlara Türk ekonomisine ve sermaye piyasalarına güvenmeleri çağrısında bulundu.
HAKEM SORUŞTURMASI
Gürlek, futbol kamuoyunun yakından takip ettiği hakem soruşturmasına ilişkin de önemli bilgiler verdi. Dosyanın temelinde resmi belgede sahtecilik ve mobbing iddialarının bulunduğunu belirten Gürlek, bazı hakemlerin belirli maçlara ayrıcalıklı şekilde atandığı, bazı hakemlerin klasman dışı bırakıldığı ve bazı hakemlere mobbing uygulandığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığını söyledi.
SINAV SORULARI ÖNCEDEN Mİ VERİLDİ?
Hakemlerin resmi sınav sorularının önceden dağıtıldığı iddialarının da soruşturulduğunu belirten Gürlek, bazı hakemlere mobbing uygulandığı ve düşük not veya disiplin süreçleri üzerinden görev almalarının engellendiği yönündeki iddiaların incelendiğini söyledi. Gürlek, dosyada 5 tutuklu ve 2 adli kontrollü şüpheli bulunduğunu açıkladı.
DOSYADA MASAK, HTS VE WHATSAPP KAYITLARI VAR
Soruşturma dosyasında önemli deliller bulunduğunu belirten Gürlek, bunlar arasında MASAK raporları, HTS kayıtları ve WhatsApp yazışmalarının bulunduğunu söyledi. Bazı yazışmalarda hakemlere baskı ve mobbing yapıldığı, belirli hakemlerin belirli maçlara yönlendirilmesi ve sınavlarda bazı kişilere ayrıcalık tanındığı yönündeki iddiaların yer aldığını belirtti.
"ŞİKE İÇİN SOMUT VERİ GEREKİYOR"
Hakemlerin maçlarda kasıtlı olarak kural hatası yapıp yapmadığı veya menfaat karşılığında hareket edip etmediğine ilişkin değerlendirmede somut delil gerektiğini vurgulayan Gürlek, şu aşamada bu yönde somut bir veri bulunmadığını söyledi. MASAK ve HTS kayıtlarının incelendiğini belirten Gürlek, sınav sorularının önceden verilmesi, mobbing yoluyla klasman dışı bırakma ve belirli hakemlerin derbi maçlarına yönlendirilmesi gibi iddiaların ise soruşturulduğunu bildirdi.
TFF İLE SAVCILIK KOORDİNELİ ÇALIŞIYOR
Türkiye Futbol Federasyonu ile adli makamlar arasında bilgi paylaşımı ve koordinasyon bulunduğunu belirten Gürlek, TFF'nin disiplin, savcılığın ise adli yönden değerlendirme yaptığını söyledi. TFF tarafından verilen her disiplin cezasının adli suç anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, federasyon tarafından elde edilen gerekli bilgilerin savcılıkla paylaşıldığını ifade etti.
BAHİS, ŞİKE VE TEŞVİK PRİMİ DE DOSYADA
Hakemler dosyasında bahis, şike ve teşvik primi iddialarının da araştırıldığını belirten Gürlek, bahis oynayan hakem bulunup bulunmadığının tespit edilmeye çalışıldığını söyledi. MASAK raporları ve HTS kayıtlarının bu açıdan önem taşıdığını belirten Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.
"FUTBOLUN TEMİZ OLMASINI İSTİYORUZ"
Gürlek, soruşturmanın temel amacının Türk futbolunun temiz ve güvenilir şekilde devam etmesini sağlamak olduğunu söyledi. Hakemlerin hiçbir kişi veya yapıya bağlı olmadan, adalet ve hakkaniyet çerçevesinde maç yönetmesi gerektiğini belirten Gürlek, şike, teşvik ve hakemlerin kasıtlı olarak bir duruma göz yumması gibi uygulamaların önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI: "GERİ DÖNÜŞ YOK"
Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye'nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. 40 yılı aşkın süredir terör nedeniyle gençlerin ve devlet güvenliğinin zarar gördüğünü ifade eden Gürlek, gelinen noktada sürecin geri dönüşü olmayan bir aşamaya geldiğini söyledi. Meclis'te kabul edilen düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle ilgili de değerlendirmede bulunan Gürlek, kanunun kabul edilmesi ile yürürlüğe girmesinin farklı aşamalar olduğunu vurguladı.
ÖRGÜT TÜM UNSURLARIYLA TASFİYE EDİLECEK
Terörsüz Türkiye sürecinin temel şartlarından birinin örgütün tüm unsurları ve silahlarıyla birlikte tasfiye edilmesi olduğunu belirten Gürlek, bu konuda oluşturulan mekanizmanın çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Cevdet Yılmaz başkanlığında bir kurul oluşturulduğunu ve kendisinin de Adalet Bakanı olarak kurulda yer aldığını belirten Gürlek, şimdiye kadar iki toplantı gerçekleştirildiğini ve alt kurullar oluşturulduğunu açıkladı. Gürlek, örgütün tasfiyesinin tüm unsurlarıyla gerçekleştiğinin tespit ve tasdikine yönelik mekanizmanın bulunduğunu söyledi. Milli Savunma Bakanlığı, İstihbarat Başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu'nun da süreç kapsamında çalışmalar yürüttüğünü belirtti.
"PROVOKASYONLARA GÖZ YUMMAYACAĞIZ"
Terörsüz Türkiye sürecini provoke etmek isteyen oluşumların bulunabileceğini belirten Gürlek, yargı olarak bu girişimlere göz yummayacaklarını söyledi. Statlarda gerekli kontrollerin sürdüğünü belirten Gürlek, İçişleri Bakanlığı ile de istişare halinde olduklarını kaydetti. Sürecin tamamlanmasının Türkiye'nin geleceği açısından önemli olduğunu ifade eden Gürlek, terörün sona ermesinin gençlere yeni iş imkanları sağlanması, enerji ve kaynakların yatırım ve teşviklere yönlendirilmesi anlamına geleceğini söyledi.
FAİLİ MEÇHULLERDE 56 CİNAYET AYDINLATILDI
Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulduğunu da açıkladı. Mahkemelerden yaklaşık 640 dosyanın alındığını belirten Gürlek, eski dosyaların günümüz teknolojileri kullanılarak yeniden incelendiğini söyledi. HTS kayıtları, baz istasyonu çakıştırmaları, genetik incelemeler ve adli tıp yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Gürlek, birimin doğrudan soruşturma yürütmediğini, savcı ve başsavcılıklara teknik destek verdiğini ifade etti. Gürlek, çalışmalar sonucunda şimdiye kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarının yanı sıra Uğur Mumcu cinayeti, Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin dosyaların da incelendiğini söyledi.
YAZICIOĞLU DOSYASINDA FETÖ ŞÜPHESİ GÜÇLENDİ
Gürlek, BBP'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada da önemli değerlendirmelerde bulundu. Olayın FETÖ'nün örgütsel talimatıyla gerçekleştirildiği yönündeki kanaatin güçlendiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen delillere dikkat çekti. Gürlek; F-4 pilotunun eşi ile Adil Öksüz arasındaki görüşmeler, olay öncesinde mahrem imamlarla yapılan toplantılar, HTS ve baz istasyonu kayıtları, ByLock yazışmaları ile pilotun eşine ait parmak izinin Adil Öksüz'ün evinde bulunması gibi delilleri sıraladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kapsamında ikinci operasyonu da gerçekleştirdiğini belirten Gürlek, dosyada olayın örgütsel eylem olduğuna ilişkin çok sayıda delil bulunduğunu söyledi.
"KURTLAR VADİSİ" SENARYOSU KOZİNOĞLU DOSYASINDA
Gürlek'in açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma oldu.Gürlek, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini açıkladı. Ölümün doğal nedenlerle gerçekleşmediğine ilişkin bazı tespitlerin bulunduğunu belirten Gürlek, soruşturma kapsamında 9 kişinin tutuklu olduğunu söyledi.
DİZİDEKİ AYRINTILAR DA İNCELENİYOR
Gürlek ayrıca, Kozinoğlu'nun ölümünden iki gün önce yayınlanan Kurtlar Vadisi bölümünde Silivri Cezaevi, devlet görevlisi ve yaklaşık 16 dakikalık elektrik kesintisi gibi ayrıntıların işlendiğine dikkat çekti. Söz konusu benzerliklerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirten Gürlek, dizinin 3 senaristinin savcılık tarafından bilgi sahibi sıfatıyla dinlendiğini açıkladı.
ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASINDA 100 TUTUKLU
Adalet Bakanı Gürlek, Alihan Kuriş'in lideri olduğu belirtilen suç örgütüne ilişkin soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü açıkladı. Örgüt kurma ve yönetme, dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 162 şüpheli bulunduğunu belirten Gürlek, bunlardan yaklaşık 100 kişinin tutuklu, 26 kişinin ise adli kontrollü olduğunu söyledi. Bazı şirketlere el konulduğunu ve TMSF'ye devredildiğini belirten Gürlek, Kuriş'in tutuklanmasının ardından yeni itirafçı beyanlarının geldiğini ve örgüt içerisinde çözülme yaşandığını ifade etti. Soruşturmanın mali boyutunun ise sürdüğünü kaydetti.
SÜRESİZ NAFAKADA YENİ DÖNEM
Gürlek, Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafakaya ilişkin iptal kararının ardından yeni bir düzenleme hazırladıklarını da açıkladı. Hazırlanan düzenlemenin Meclis'e sunulacağını belirten Gürlek, yeni sistemde evlilik süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur ve mağduriyet durumlarının dikkate alınacağını söyledi. Aile mahkemesi hakimlerinin somut olayın özelliklerine göre nafakaya süre koyabileceğini belirten Gürlek, gerekli görülmesi halinde süresiz nafakaya da hükmedilebileceğini ifade etti. Yeni düzenlemeyle nafaka konusunda daha adil ve hakkaniyetli bir sistem oluşturulmasının hedeflendiğini kaydetti.
YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİNİN FİNANS AĞINA OPERASYON
Bakan Gürlek, 81 il başsavcılığına sokak çeteleri, yasa dışı bahis, sanal kumar, uyuşturucu ve yolsuzlukla mücadele konusunda talimat gönderdiğini açıkladı. Yeni nesil suç örgütlerinin yasa dışı bahis, kripto para, sosyal medya ve "panel" olarak adlandırılan gruplar üzerinden faaliyet yürüttüğünü belirten Gürlek, örgütlerin finans ağlarının hedef alındığını söyledi. Suç örgütleriyle bağlantılı yaklaşık 8 bin kişinin malvarlığına tedbir konulduğunu belirten Gürlek, "Yeni nesil suç örgütlerini hem varlıklarıyla hem finans ağlarıyla sonuna kadar mücadele edip kurutacağız" dedi.
BAKAN GÜRLEK: İMAMOĞLU DAVASINDA YENİ İSNATLAR VAR
Gürlek, Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkların yargılandığı davanın Silivri'de devam ettiğini belirterek, soruşturmanın yalnızca tanık beyanlarına dayanmadığını söyledi. Dosyada MASAK kayıtları, para hareketleri, banka transferleri ve HTS kayıtlarının bulunduğunu ifade eden Gürlek, soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin mahkeme huzurunda da dinlendiğini ve önceki beyanlarını sürdürdüklerini aktardı. Gürlek, hazırlanan ek iddianamede yeni isnatlar ve yeni eylemler bulunduğunu, ancak mahkemenin henüz ek iddianameyi kabul etmediğini belirtti.