Yozgat'ın Büyüknefes köyü, tarihte Galatların başkenti olarak bilinen efsanevi Tavium Antik Kenti'nin tam kalbinde yer alıyor. Hititlerden Bizans'a kadar dört farklı medeniyetin mirası, bugün köylülerin günlük hayatına sessizce eşlik ediyor.
Yüzlerce yıldır köy halkının su ihtiyacını karşılayan çeşmelerin yapısında bile geçmiş medeniyetlere ait paha biçilemez kalıntılar bulunuyor. Sıradan bir su içme molası, burada adeta antik bir sanat eserine dokunma fırsatı sunuyor.
Tarihin izleri köyün sadece sokaklarında değil, ebedi istirahatgahlarında da kendini açıkça gösteriyor. Mezarlıklarda ziyaretçileri karşılayan bazı mezar taşları, aslında binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan devasa sütunlardan oluşuyor.
Bölgedeki tarihi zenginlik sadece büyük taşlarla sınırlı kalmayıp evlerin içindeki gündelik eşyalara kadar uzanıyor. Yıllar önce bağda çalışırken devasa tarihi bir toprak küp bulan köylüler, bu emaneti nesiller boyunca büyük bir titizlikle koruyor.
Köy sakinlerinden Ömer Seyhan'ın dedesi tarafından bulunan o asırlık küp, hasar görmemesi için yıllarca evin tandırlık bölümünde muhafaza edilmiş. Aile yadigarı haline gelen bu değerli eser, kuşaktan kuşağa büyük bir özenle aktarılmış.
Köydeki evde yeni bir inşaat süreci başladığında, aile bu paha biçilemez emanetin karmaşa sırasında zarar görmesinden büyük bir endişe duymuş. Tarihi mirası riske atmak istemeyen köylüler, en doğru adımı atarak durumu yetkililere bildirmiş.
Binlerce yıllık tarihi küp, köy halkının duyarlılığı sayesinde doğrudan müze müdürlüğüne bağışlanarak kalıcı olarak koruma altına alınmış. Büyüknefes sakinleri, hem sokaklarındaki hem de evlerindeki bu benzersiz mirası geleceğe taşımaya devam ediyor.