Çoğumuz uzun bir günün ardından televizyon karşısında sızıp kalıyoruz ya da sokak lambasının ışığını umursamadan uykuya dalıyoruz. Ancak binlerce kişi üzerinde yapılan yeni incelemeler, gece ışığa maruz kalmanın vücudumuzda, özellikle de kalbimizde hiç beklemediğimiz yapısal değişimlere yol açtığını gözlemlendi.
European Heart Journal dergisinde yakın zamanda yayımlanan dikkat çekici araştırmada, Birleşik Krallık sağlık veritabanından 11 binden fazla kişinin uyku alışkanlıkları incelendi. Katılımcılar bir hafta boyunca bileklerinde gece ışık maruziyetini ölçen özel cihazlarla uyudu ve tüm veriler kayıt altına alındı.
Uzmanların en çok dikkat çektiği nokta, kalpte meydana gelen bu yapısal bozulmaların henüz hiçbir hastalık belirtisi yokken sessizce başlaması oldu. Yani kişi kendini tamamen sağlıklı hissederken, açık kalan ekran veya ortam ışığı kalbi yavaş yavaş yorarak gelecekteki hastalıklara zemin hazırlıyor.
Araştırmacılar konuyu daha da derinleştirmek için 73 bin kişinin 10 yıla yayılan sağlık verilerini analiz etti. Geceleri en yüksek düzeyde ışıkla uyuyan grubun, karanlıkta uyuyanlara kıyasla kalp yetmezliği geliştirme riskinin yüzde 29 oranında daha yüksek olduğu saptandı.
Sadece kalp yetmezliği değil, yoğun ışık altında uyuyan gruptaki kişilerin kalp krizi geçirme riskinin yüzde 24, felç geçirme ihtimalinin ise yüzde 33 daha fazla olduğu ortaya çıktı. Ayrıca bu kişilerde kalpte ritim bozukluğu (atriyal fibrilasyon) çok daha sık gözlemlendi.
Bilim insanlarına göre bu durumun temel nedeni, ışığın vücudun gece ve gündüzü ayırt etmesini sağlayan biyolojik ritmini bozması. Gece algılanan televizyon veya lamba ışığı, uyku kalitesini düşürerek bedenin dinlenme süresini farkında olmadan kısaltıyor.
Kesintisiz ve tam karanlıkta alınamayan uyku, zamanla sadece kalp kasını değil, kan basıncı dengesini ve genel damar sağlığını da olumsuz etkilemeye başlıyor. Vücut, gece yapması gereken onarımı tamamlayamadan ve tansiyonu dengeleyemeden yeni güne başlamak zorunda kalıyor.
Araştırmayı yürüten ekip, bu olumsuz etkinin sadece açık bırakılan bir televizyondan değil; başucundaki bir gece lambasından, aralık kalan kapıdan sızan ışıktan veya pencereden vuran güçlü bir sokak lambasından bile kaynaklanabileceğini vurguluyor.
Televizyon karşısında uyumanın doğrudan kalp hastalığı yaptığını söylemek için daha fazla kanıta ihtiyaç olsa da mevcut veriler oldukça uyarıcı. Yatağa girmeden önce televizyonu kapatmak ve odayı tamamen karanlık tutmak, kalp sağlığınızı korumak için atabileceğiniz en pratik ve etkili adım.
Kaynak: Avrupa Kalp Dergisi