İstanbul'a tepeden bakmak denildiğinde aklımıza ilk olarak manzarasıyla büyüleyen Çamlıca Tepesi gelir. Ancak tarihi kaynaklar incelendiğinde, İstanbul'un o asıl "7 tepesi" arasında ne Çamlıca'nın ne de turistik Pierre Loti'nin adı geçiyor. Bizans ve Osmanlı döneminden beri korunan bu kadim liste, aslında bugün milyonlarca insanın her gün işe, okula giderken içinden geçtiği, tek bir tarihi ilçenin sınırları içinde yer alıyor.
İstanbul'un gerçek 7 tepesi, sadece Tarihi Yarımada (Suriçi) sınırları içinde kalan ve Roma İmparatorluğu döneminden beri şehre kimliğini veren tepelerdir.
Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis kurulurken Roma'nın yedi tepeli yapısına öykünerek belirlenen bu noktalar, fetihten sonra Osmanlı mimarisinin şaheserleriyle taçlandırıldı.
İstanbul'un gerçek 7 tepesi aslında Sarayburnu'ndan Edirnekapı'ya kadar uzanan ve her birinin zirvesinde kentin kimliğini belirleyen selatin camileri ile anıtların yer aldığı İstanbul'un kadim tepeleri… Bizans'ın kiliselerine karşılık
İşte İstanbul'un gerçek yedi tepesi:
1. Tepe (Sarayburnu): Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultanahmet Camii
2. Tepe (Çemberlitaş): Nuruosmaniye Camii ve Çemberlitaş Sütunu
3. Tepe (Beyazıt): Süleymaniye Camii, İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü ve Beyazıt Kulesi
4. Tepe (Fatih): Fatih Camii (Kentin dördüncü yükseltisi)
5. Tepe (Yavuz Selim): Yavuz Sultan Selim Camii ve Haliç manzarası
6. Tepe (Edirnekapı): Mihrimah Sultan Camii (Tarihi sur içinin en yüksek noktası)
7. Tepe (Kocamustafapaşa / Cerrahpaşa): Haseki Külliyesi ve Cerrahpaşa bölgesi