Gizem Nur Şahin (34) üreme tıbbı doktorasını tamamladıktan sonra, Yale Üniversitesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Bölümü'ne gitmeye hak kazandı. Aynı yıl yolları Sude Nur Yıldırım (23) ile kesişti. Bölümün Başkanı da Prof. Dr. Emre Seli'ydi. Gizem, buradaki çalışmalarını sürdürürken, Sude rotasını üreme sağlığından pankreas kanseri araştırmalarına Havard Üniversitesi'ne çevirdi. Onları dünya ile tanıştıran ise hocaları Yale Üniversitesi Üreme Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emre Seli oldu. Dünyanın konuştuğu bu iki bilim kadınıyla bu yıl 5'incisi düzenlenen Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Kongresi'nin gala gecesinde bir araya geldim. Bakın SABAH'a neler anlattılar...

DNA'DAKİ BOZUKLUKLAR
Üreme tıbbında araştırılan en dikkat çekici konulardan biri de genetik hastalıkların gelecekte daha oluşmadan önlenip önlenemeyeceği. Bu alanda Amerika'daki araştırmaları sürdürenler de Türk bilim insanları. Prof. Dr. Emre Seli, "Bu noktada dünyanın yakından takip ettiği teknolojilerden biri CRISPR. Bu, DNA'daki belirli bozuklukların düzeltilmesinde kullanılabilecek en etkili yöntemlerden biri" dedi.

DÜNYA TAKİP EDİYOR
Araştırmada çalışan Gizem Nur Şahin, özellikle şu an denemeleri süren canlıların DNA'larında hassas ve hedefli değişiklikler yapmayı sağlayan devrim niteliğinde bir gen düzenleme teknolojisi CRISPIR adı verilen teknoloji ile genetik hataların bulunup, tamir edilmesi üzerinde çalışıyor. Bu Türk bilim kadının yürüttüğü çalışmaları ise dünya çok yakından takip ediyor. Çünkü, araştırma insana ait genetik hastalıkların düzeltilmesini amaçlıyor. Bu alanda Amerika, Çin'le yarışıyor.

GURUR VERİCİ
Şahin, şöyle dedi: "Çok fazla genetik hastalık var. Bizim ülkemizde de akraba evlilikleri çok yaygın. Yaptığımız çalışmalar hem ülkemiz hem de dünya çapında bu genetik hastalıklara sahip ve bu hastalıklardan kaynaklı bebek sahibi olmaya korkan çiftlere yardımcı olacak. Amacımız, genetik hastalık riskini sıfırlamak. Hasarlı embriyoları düzeltip, sağlıklı embriyolar haline getirmek. Bu araştırmayı Türk ekibi ile birlikte yaptığımız için gururluyuz."
HARVARD'DA KANSER ARAŞTIRMASI YAPACAK
Sude Nur Yıldırım ise lise ikinci sınıfta hazırladığı proje ile TÜBİTAK Türkiye 2'ncisi olarak bilim dünyasına adım attı. Üniversiteden Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden mezun oldu. Stajını yapmak için gittiği Yale Üniversitesi'nden sonra pankreas kanseri araştırmaları için Almanya'da Münih Teknik Üniversitesi'ne yüksek lisansını yapmak için gitti. Burada pankreas kanseri üzerine yaptığı çalışmaları, Harvard Üniversitesi'nin dikkatini çekti. Şimdi araştırmalarını Harvard'a taşıyacak. Pankreas kanseri, onkoloji alanındaki en zorlu ve en ciddi hastalıklardan biri.
HALİT AMCAMI KAYBETTİM
Yıldırım, çalışmasıyla ilgili şunları söyledi: "Kendime rol model aldığım Tüp Bebek ve Kadın Doğum Uzmanı Halit Fırat Erden, pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Halit amcamın ölümü beni çok etkiledi. Önce Prof. Dr. Bülent Tıraş hocamın desteğiyle tüp bebek alanında araştırmalara katıldım. Sonra pankreas kanserine çare olabilmek için çalışmalara başladım. Halit amcama çare olamadım ama bu hastalığın pençesine düşen hastalara belki çalışmalarım şifa olur. Yaptığım çalışmada, kullanılan ilaçların nöronları nasıl etkilediğini yani vücudumuzdaki sinirlerin etkileşimini inceleyerek, kanserin yayılma hızını ortaya çıkarıyorum. Eğer, yayılması önlenirse durdurabilir miyizin peşindeyim."