İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir süredir takip ettikleri uyuşturucu şebekesinin uçakla İstanbul'a geleceği bilgisini aldı. Çalışmalara başlayan polis, şüphelilerin ülkeye iner inmez Esenyurt'ta bir binanın en üst katını kiralayarak depozito ve kira dâhil tüm ödemeleri yaptığını saptadı. Şüphelileri suçüstü yakalamak için anbean izleyen ekipler, baskın yapmak üzere hareketlilik beklemeye başladı. Şüpheliler sabah uyandıktan sonra kahvaltı masası kurdu; içlerinden biri ise dışarı çıkarak marketten ekmek aldı.

YAKALANMA KORKUSU AYNI GÜN KAÇMALARINA NEDEN OLDU
Buraya kadar normal ilerleyen takip sırasında şüpheli, polisin rutin olarak gerçekleştirdiği bir denetimde durduruldu ve hakkında kimlik sorgulaması yapıldı. Bu sorgulamadan tedirgin olan ve son zamanlarda üst üste İran uyruklu zehir tacirlerinin yakalanmasından korkan şüpheli, eve girdikten 5 dakika sonra adresten ayrıldı. Tüm şebeke üyeleri evden çıkarak başka bir adrese uğradı ve suç gerçekleşmeden, aynı gün saatler içinde ülkeden kaçtı.

KOKU SORULUNCA KOMŞULARA "DETERJAN YAPIYORUZ" DEDİLER
Şüpheliler yaklaşık bir ay bekledikten sonra pasaportlarını değiştirerek tekrar İstanbul'a geldi. Ancak yine narkotik polisinin takibindeydiler. Uyuşturucu üretimi sırasında çıkan kokunun yayılmaması için yine bir binanın çatı katını kiralayıp ödemesini yaptılar. Ellerinde kimyasal maddeler taşıyan şüpheliler, hem kokuyu hem de bu kimyasalları soran komşularına sabun ve deterjan ürettiklerini söyledi. Suçun delillendirilmesinin ardından 21 Eylül'de baskın düzenleyen polis ekipleri, 3'ü İran uyruklu olmak üzere toplam 4 şüpheliyi yakaladı.

