Milyonlarca yılda şekillenen peribacaları, nasıl oluyor da bir anda çökebiliyor? Kapadokya'nın simgesi haline gelen bu sıra dışı yapılar, dışarıdan sağlam görünse de yağmur suları, rüzgâr ve sıcaklık farkları nedeniyle sürekli aşınıyor. Özellikle tepelerindeki koruyucu kaya tabakasının zarar görmesi, bu doğal oluşumların kaderini değiştirebiliyor.
Peribacalarının oluşumunda milyonlarca yıl önce bölgede yaşanan volkanik faaliyetler önemli rol oynuyor. Erciyes, Hasan Dağı ve çevredeki diğer volkanlardan yayılan malzemelerin oluşturduğu kaya tabakaları, uzun zaman içinde yağmur, rüzgâr ve yüzey sularının etkisiyle aşındı. Daha yumuşak kayaçların aşınmasıyla geride kalan sert bölümler, peribacalarının kendine özgü şeklini ortaya çıkardı.
TÜBİTAK Bilim ve Teknik'te yayımlanan jeolojik değerlendirmeye göre peribacalarının biçimini; kayaçların sertliği, tabakaların özellikleri, çatlakların yönü, arazinin eğimi ve yüzey sularının hareketi gibi faktörler belirliyor. Yani her peribacası, bulunduğu konuma ve kaya yapısına bağlı olarak farklı hızlarda aşınabiliyor.
1. Şiddetli yağış ve sel suları
2. Kayaçlardaki çatlaklar
Kaya kütlelerinde zamanla oluşan çatlaklar, suyun iç bölümlere ulaşmasını kolaylaştırıyor. Bu çatlakların genişlemesi, kaya parçalarının ana kütleden ayrılmasına neden olabiliyor. Çatlakların konumu ve derinliği, oluşumun dayanıklılığını etkileyen önemli unsurlar arasında bulunuyor.
3. Sıcaklık farkları ve donma-çözülme
Kaya çatlaklarına giren su, soğuk havalarda donup çözüldükçe çatlakların genişlemesine katkıda bulunabiliyor. Bu süreç tekrarlandığında kaya yüzeylerinde parçalanma görülebiliyor. Etkinin büyüklüğü, kayanın yapısına ve yerel iklim koşullarına göre değişiyor.
4. Sert ve yumuşak tabakaların farklı aşınması
Peribacalarının üst kısmındaki daha dayanıklı kaya tabakaları, alttaki yumuşak bölümleri bir süre koruyabiliyor. Ancak bu koruyucu bölüm aşındığında veya koptuğunda alt kısımlar dış etkenlere daha açık hale gelebiliyor. Her peribacasında bu yapının aynı olmadığı da unutulmamalı.
Uygunsuz müdahaleler, kaya yüzeylerine zarar verilmesi ve yoğun turizm baskısı, hassas doğal oluşumların korunmasını zorlaştırabiliyor. UNESCO da Kapadokya'daki kaya oluşumlarının doğal aşınmanın yanı sıra turizm ve gelişme baskılarından etkilenebildiğine dikkat çekiyor.
Peribacalarının bir bölümünde görülen şapka biçimindeki üst kaya, alttaki daha yumuşak tabakaların aşınmasını yavaşlatabiliyor. Bu sert tabaka, peribacasının karakteristik biçiminin oluşmasına katkıda bulunuyor. Ancak üst bölümün dayanıklılığı tek başına yapının sonsuza kadar ayakta kalacağı anlamına gelmiyor.
Yağış, çatlaklar ve kayaçların yapısındaki farklılıklar zaman içinde tüm oluşumu etkileyebiliyor. Bu nedenle bir peribacasının ne kadar dayanıklı olduğu yalnızca dış görünüşüne bakılarak kesin biçimde belirlenemiyor.
Kapadokya'da doğal ve kültürel mirası korumaya yönelik restorasyon çalışmaları yürütülüyor. Anadolu Ajansının 24 Eylül 2026 tarihli haberine göre, Göreme'de çevresel koşullar, zaman, iklim ve insan etkisi nedeniyle onarıma ihtiyaç duyan beş peribacasındaki çalışmaların son aşamasına gelinmişti. Kapadokya Alan Başkanlığı, risk oluşturabilecek diğer oluşumların da değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınacağını bildirmişti.
Peribacaları değişmez yapılar değil; onları ortaya çıkaran aşınma süreci bugün de devam ediyor. Bazı oluşumlar zaman içinde parçalanıp ortadan kalkabilirken aynı doğal süreçler yeni kaya şekillerinin gelişmesini de sağlayabiliyor. UNESCO, Kapadokya'nın olağanüstü görünümünün büyük ölçüde erozyonla şekillendiğini ve doğal aşınmanın kültürel miras açısından da risk oluşturabildiğini belirtiyor.
Kapadokya'daki her peribacasının yakın zamanda çökeceğini söylemek doğru değil. Risk; kayaç yapısı, çatlaklar, bulunduğu arazi ve çevresel koşullar gibi unsurlara bağlı olarak değişiyor. Bu nedenle bölgenin korunmasında bilimsel incelemeler, riskli alanlarda güvenlik önlemleri ve düzenli bakım çalışmaları öne çıkıyor.